7. Ceza Dairesi 2023/18428 E. , 2024/1733 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/715 E., 2022/1691 K.
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İstinaf başvurusunun esatan reddi ile hükümlerin onanması
A.Dünya Varlık Yönetim A. Ş. Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik;
Banka zimmeti suçlarında doğrudan zarar görenin banka olduğu cihetle, açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Dünya Varlık Yönetim A. Ş.nin davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, hükmü temyize hak vermeyeceğinden, yargılama konusu 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden Dünya Varlık Yönetim A. Ş.nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklar yönünden açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
B.Katılan ... A. Ş. Vekili ve Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemlerine Yönelik
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı
maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2021 tarihli ve 2017/38 Esas, 2021/388 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı beraat, sanık ... hakkında 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, bankanın uğradığı 299.053,31 TL zararın sanık ...'a ödettirilmesine ve 20.428,33 TL nispi harcın, 29.383,73 TL nisbi vekalet ücretinin, 10.250,00 TL maktu vekalet ücretinin sanık ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/715 Esas, 2022/1691 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ve Ek Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... A. Ş. vekilinin temyiz sebepleri; beraat eden sanıklar ..., ... ve ...’nun mahkumiyet kararı verilen sanık ...’ın faaliyette olmayan... Şirketi adına 150.000,00 TL tutarlı kredi kullandırması eylemine iştirak ettikleri, kredinin sanık ... tarafından sahte talimatla çekilerek, paranın bir kısmını sanık ...’in ortağı olduğu ...Firması hesabına ve sanık ...'in kredi kartı hesabına da 500,00 TL yatırdığının bilirkişi raporları ile sabit olduğu gözetilerek sanıkların mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesine, sanık ...’ın eyleminin nitelikli zimmet kapsamında olmasına, banka zararının ... hesaplanmadığına ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
2.Katılan ... A. Ş. vekilinin temyiz sebepleri; beraat eden sanıklar ..., ... ve ...’nun, mahkumiyet kararı verilen sanık ...’ın eylemine iştirak ettiklerine, bankacılık zimmeti suçunun özgü suç niteliğinde olması gözetilerek beraat eden adı geçen sanıkların eylemlerinin azmettirme ya da yardım etme niteliğinde olup olmadığının tartışılmadığına, paranın sanık ... tarafından banka dışına çıkarılması ve sanıklar ... ile ...'in parayı banka hesaplarında tutarak suça iştirak ettiklerine, sanıkların mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesine, sanık ...’ın hileli eylemler ile zimmet suçunu işlediğinin anlaşılması nedeniyle sanıkların üst sınırdan cezalandırılmalarına ilişkin nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanık ...’ın Bölge Adliye Mahkemesi kararına göre hileli ve aldatıcı bir işlem gerçekleştirmedi ise ceza verilemeyeceğine, katılan banka tarafından sunulmayan kredi sözleşmelerinde sanığın imzası bulunmadığından atılı suçlama nedeniyle ceza verilemeyeceğine, iddia konusu zimmet eylemlerinden ötürü sanığın hesabına havale para transferinin bulunmamasına, bir menfaatin bulunmadığına, sanığın bankayı zarara uğrattığına dair delilin bulunmadığına, sanığın imza yetkisi bulunmadığına, görevinin sadece müdürünün imzaladığı kredi sözleşmelerini operasyon birimine teklif etmek olduğu, kredi kullandırmak yetkisinin bulunmadığına, kredi sözleşmelerinde müdürün veya yetkisinin imzasının bulunduğuna, müşteri temsilcisi olan sanığın imza yetkisi olmaması nedeniyle zimmet suçlaması ile ilgisinin olmadığına, sanığın görev tanımının yanlış değerlendirildiğine, para yatırma ve tediye yetkisi bulunmadığına, sanığın sorgu ekranında ekleme ya da çıkartma yetkisinin bulunmadığına, şube müdürünün baskısı ile görevi olmadığı halde, yardım amaçlı ekran sorgulaması çıktılarını aldığını, bunları operasyon bölümüne teslim ile görevinin bittiğine, sanığın üzerine atılı basit zimmet suçlamasının unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyeti için yeterli delilin bulunmadığına, eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verildiğine, bankanın zarara uğradığı iddiasının ispatlanamadığına, kredi dosyalarının bir çoğunun varlık şirketine devredilmesi nedeniyle ciddi bir zararının bulunmadığına, zararın net olarak hesaplanmadığına, eksik inceleme ve soruşturma sonucu, sanığın beraati yerine mahkûmiyet kararı verildiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Zimmet ve miktarı ile niteliği hakkında konusunda uzman bilirkişi heyetinden aldırılan raporların dosya kapsamı ve delil durumu ile örtüştüğü, raporun yöntemine, usul ve Kanuna uygun şekilde hazırlandığı anlaşılmakla, mezkur raporda yer alan maddi tespitler mahkemece de benimsenmiş, sanıkların savunmaları, banka teftiş kurulu soruşturma raporu ve bankadan gelen kayıtlar ve cevabi yazılar ile toplanan tüm deliller birlikte ele alınıp yapılan değerlendirme sonucunda; sanık ...'ın üzerine atılı suç 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinde hüküm altına alınan zimmet suçu olup, anılan Kanun'un 160 ıncı maddesindeki düzenlemeye göre sanığın katılan bankanın .........., Şubesi'nde ticari portföy yönetmeni görevinde çalıştığı ve banka parasına görevi gereği zilyet olduğu, bunları korumak ve gözetmekle yükümlü olduğu, sanığın çalıştığı dönem içerisinde; görev tanımında olmadığı halde şube müdürü ve diğer çalışanların bilgi ve onayları dışında kredi tahsisleri yaptığı, tahsis ettiği kredi tutarlarının bir kısmının ilgili firmalarca ödendiği, bir kısmının varlık yönetim şirketlerine temlik edilmekle icra takipleri yoluyla tahsilinin sağlandığı, sanığın usulsüz işlemleri dolayısıyla zimmet suçunun oluştuğu ve... firmasına kullandırılan kredi yönüyle banka zararı bulunmadığı kabul edilmek suretiyle, banka zararının 299.053,31TL olduğu anlaşılmıştır.
1.Yargılama konusu Somut Olayın Sanık ... Yönünden İncelenmesi
Katılan banka yazılarında belge asıllarının bulunmadığının bildirildiği, kredi alacakları için yapılan icra takipleri ve varlık yönetim şirketlerine temlik edilen kredi alacakları hususunda eksik bilgiler tamamlanmış ve raporlar arasındaki çelişkiler ile yapılan kredi ödemelerinden ve temliklerden sonra kalan banka zararı olup olmadığı ile zimmet hususunun değerlendirilmesi için Mahkemece dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilerek 2 inci ek rapor alınmış, raporda özetle; "...Toplam zimmet miktarı 448.805,31TL olarak belirlenmiş, ... Teknik firması için riskin mahkemece kabul edilmemesi halinde zimmet tutarının 299.053,31TL olacağı, sanığın görev tanımında kredi tahsis etmek ve kullandırmak
bulunmadığı, ancak sanığın banka müdürü ve başka çalışanların ekranlarına izinsiz girerek kredi tahsisi yaptığı, işlemin basit zimmet olduğu, ... firmasına tahsis edilen kredinin zimmet olarak kabulü halinde sanık ...'nin de iştirakinin kabul edileceği, hesaplarına para yatırılan sanıklar ... ve ...'in de yatırılan miktarlar oranında iştirakinin kabulünün gerektiği" tespitlerine yer verilmiş ve sanığın eylemleri basit zimmet suçu kapsamında kabul edilerek, sanık ... hakkında 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit banka zimmeti suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu belirlenmiştir.
2.Yargılama konusu Somut Olayın Sanıklar ..., ... ve ... Yönünden İncelenmesi
Sanıklar ..., ... ve ... yönünden yapılan değerlendirmede; sanıkların sanık ... eylemine iştiraki ile zimmet suçundan cezalandırılmalarının iddia ve talep olunduğu, sanık ...'in eşi olan sanık ... ile birlikte şirket ortağı olduğu, ancak şirket yönetimi ile sanık ...'in ilgilendiğinin anlaşıldığı, hesaplarına gelen para ile ilgili olarak ticari bankacılık rutini dışına çıkıldığı veya sanık ... ile birlikte hareket ederek banka zararına menfaat temin ettikleri yönünde dosya kapsamına cezalandırmaya yeter delil girmediği, sanıkların şirketi hesabına kredi bulunmadığı da görülmekle, sanıklar savunmasına itibar edilmiş; sanık ...'nin suç tarihinde sanık ...'ı tanımadığı gibi yazılı talimata istinaden çalıştığı şirkete tahsis edilen krediyi bankadan alarak talimat doğrultusunda belirtilen yerlere ait hesaplara yatırdığı, sanık ...'nin zimmet suçuna iştirak ettiği yönünde delil bulunmadığı belirtilerek sanık savunmasına itibar edilmiş, bu kabule göre de yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Yapı ve Kredi Bankası A. Ş. vekilinin 23.11.2017 tarihli celsede kamu davasına müdahale talebinde bulunduğu ve ilk derece mahkemesince aynı celsede ilgili bankanın davaya katılan sıfatı ile kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Şikâyetçi Dünya Varlık Yönetim A. Ş. vekilinin 03.12.2021 tarihli dilekçe ile kamu davasına katılma talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
4.Sanık ... aşamalardaki savunmalarında, katılan bankada müşteri temsilcisi sıfatı ile çalıştığını, görevinin firmalardan gelen kredi teklif evraklarını incelemek, imza eksiklerini tamamlattıktan sonra dosyayı operasyon bölümüne aktarmak olduğunu, ...ve ... İnşaat firmalarına kredi kullandırılmadığını, kendisinin imza yetkisi bulunmadığını, operasyon biriminin kredi kullandırdığını ve müdür onayı ile işlemin tamamlandığını, sunulan evrakların gerçeğe uygunluğunu bilme şansı olmadığı gibi araştırmak yükümlülüğünün olmadığını, sadece evraklarda isim ve kimlik kontrolü yaparak kredi teklifini şube müdürüne ilettiğini, müdürün onay vermesi halinde kredi dosyasını operasyon bölümüne ilettiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
5.Sanık ... aşamalardaki savunmasında; ...Alimünyum firmasının yetkilisi ve ortağı olduğunu, suç tarihlerinde pek çok banka ile kredili çalıştıklarını, sanık ...'ın kendisinin firmasının banka müşteri temsilcisi olduğunu, olay tarihinde şirket kasası müsait iken bankada para olmadığı için bankanın kendisinin hesabına para göndediğini, kendisinin de gönderilen miktar kadar parayı kime verdiğini üzerinden zaman geçtiği hatırlamadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
6.Sanık ... aşamalardaki savunmasında; ... götür ve pazarlama işlerini yapan personel olarak...İnşaat firmasında çalıştığını, firma sahibi ...'in talimatlarıyla bankalardan para çekerek teslim ettiğini, şirketten teslim aldığı yazılı talimatla, iddia konusu... şirketi ile ilgili parayı kendisinin çektiğini, ne parası olduğunu bilmediğini, ...'in telefon talimatıyla bankadan çektiği parayı farklı hesaplara yatırdığını, kalan bakiyeyi ...'e teslim ettiğini, yanında eniştesi ...'un da bulunduğunu beyan etmiştir.
7.Sanık ... aşamalardaki savunmasında; ...Alimünyum şirketinin %10 ortağı olduğunu ancak aktif olarak çalışmadığını, ev hanımı olduğunu, işleri eşi ...'nun yürüttüğünü, iddia konusu olaylar hakkında bilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
8.Yapı ve Kredi Bankası A. Ş. ... Finansal Hizmetler tarafından düzenlenen 19.09.2008 tarihli müfettiş raporuna göre; 12.06.2007 tarihinde yayınlanan "Şube Yetkisindeki Kredi Limitlerinin Sisteme Girilmesi ve Takip Edilmesi" isimli sirküler ile tüm satış yetkililerine her hangi bir onay almadan sistem üzerinden limit tanımlama yetkisi verildiğini, ticari portföy yöneticisi olan sanık ...'ın bu yetkisini kötüye kullanarak şube müdürünün bilgisi ve onayı olmaksızın 13 adet firmaya 1.948.000,00 TL'si kefalet karşılığı, 138.370,00 TL'si çek karşılığı olmak üzere toplam 2.086.370,00 TL tutarında kredi kullandırdığı, 12 adet firmaya komisyon karşılığında, bir adet firmaya ise faal olmayan... isimli firmaya ait sahte evraklara dayalı kredi kullandırıldığının tespit edildiği görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.
Yapı ve Kredi Bankası A. Ş. ... Finansal Hizmetler tarafından düzenlenen 19.09.2008 tarihli müfettiş raporu ekinde; kredi kullandırılan firma ortaklarının beyanlarına, dava konusu olan 13 adet ticari krediye ilişkin kredi sözleşmeleri ve ilgili evrakın tasdikli fotokopileri dosyaya eklendiği anlaşılmıştır.
9.İlk derece Mahkemesinin 14.07.2017 tarihli yazısı üzerine katılan banka vekilinin 20.10.2017 tarihli dilekçesinde; davaya konu edilen kredilerin son durumları hakkında bilgi verildiği belirtilerek, ekinde 13 adet krediye ilişkin tahsilat durumunu gösterir tablo sunulduğu ve tabloda kredi kullandırılan... firması için banka zararının devam ettiği ve tahsilatın sağlanmadığı belirtilmiştir.
Ayrıca ilk derece Mahkemesinin yazısı üzerine katılan banka vekilinin 15.05.2020 tarihli dilekçesinde; kredi kullandırılan... firması için 14.10.2008 tarihi itibariyle 156.546,36 TL banka zararının bulunduğu, kredi işlemlerinin ilgili kişi tarafından kredi kullandırım talebinin yönlendirildiği, kredi kullandırım onayı yapılmadığı belirtilerek, ekinde... firmasına kullandırılan kredi ile ilgili, sanık ...'ye ödenmesine dair faks ile gönderilen talimat, imzalı kredi sözleşmesi, kredi kullandırımına ait ekran görüntüsü çıktısının gönderildiği ve dava dosyasına eklendiği anlaşılmıştır.
10. İlk derece mahkemesine sunulan 28.08.2018 tarihli bilirkişi raporunun, 03.01.2019 tarihli bilirkişi ek raporunun ve istenilen eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra hazırlanan 08.09.2021 tarihli bilirkişi 2 nci ek raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dava dosyasına eklenen 08.09.2021 tarihli bilirkişi 2 nci ek raporunda özetle "Toplam zimmet miktarı ve banka zararı 448.805,31 TL olarak belirlenmiş, mahkemece... firması için riskin kabul edilmemesi halinde zimmet miktarı ve banka zararının 299.053,31TL olacağı, sanığın görev tanımında kredi tahsis etmek ve kullandırmak bulunmadığını, ancak sanığın şube müdürü ve başka çalışanların ekranlarına izinsiz girerek kredi tahsisi yaptığı, işlemin basit zimmet olduğu, ... firmasına tahsis edilen kredinin zimmet olarak kabulü halinde,
sanıklar ... ile ...'nun eyleme iştirakinin kabul edileceği, kredi kartı hesabına para yatırılan sanık ...'nun eyleme iştirak ettiğine dair kesin sonuca ulaşılamamakla birlikte yatırılan 500,00 TL den sorumlu olacağı" belirtilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
A.Dünya Varlık Yönetim A. Ş. Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik;
Banka zimmeti suçlarında doğrudan zarar görenin banka olduğu, açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Dünya Varlık Yönetim A. Ş.nin davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, hükmü temyize hak vermeyeceğinden, yargılama konusu 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden Dünya Varlık Yönetim A. Ş.nin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklar yönünden açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Dünya Varlık Yönetim A.Ş. vekilinin sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
B.Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden
Sanık ...'nun eşi olan sanık ... ile şirket ortağı olduğu, ancak şirket yönetimi ile sanık ...'nun ilgilendiği, sanık ... ile birlikte zimmet suçuna iştirak ettiği yönünde delil bulunmadığı gözetilerek, sanık savunmasına itibar edilmek suretiyle sanık hakkında beraat hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C.Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanık ...'ın katılan bankanın ... Şubesinde portföy yönetmeni olarak çalıştığı; sanığın görev yaptığı 20.06.2008-14.08.2008 tarihleri arasında, şube müdürünün bilgisi ve onayı dışında kredi kullandırma kriterleri taşımayan 13 adet firmaya 1.948.000,00 TL'si kefalet karşılığı, 500.000,00 TL'si çek ve ipotek karşılığı olmak üzere toplam 2.086.370 TL tutarında kredi kullandırdığı, bu kredilerden bir kısmını komisyon karşılığında, bir adet krediyi de faaliyette olmayan... isimli firma adına sahte belge ile kredi kullandırdığı, bu kapsamda, sanığın faaliyette olmayan... firması adına sahte vergi levhası kullanarak 150.000,00 TL kredi kullandırdığı, banka dışından faksla gönderilen sahte talimata istinaden bu kredinin sanık ... tarafından çekildiği, çekilen paradan 99.250,00 TL'sinin sanık ...'nun ortağı olduğu ...Alüminyum firmasının aynı şubedeki hesabına, 500,00 TL'sinin de sanık ...'nun kredi kartı hesabına yatırılması şeklinde gerçekleşen olayda; söz konusu kredilere alınan teminatların şekli nitelikte olmaları göz önüne alındığında, görünüşte teminatla kredi verilmesinin zimmet kastını ortadan kaldırmayacağı, böylece banka görevlisi sanık ...'ın zimmet suçunu işlediği, kredilerin tahsisi için gerekli şekil şartlarının sağladığı, ilk bakışta dikkati çeken herhangi bir sahtecilik izi taşımadıkları, suç tarihinde faaliyette bulunmayan... Ltd. Şirketi yönüyle ancak özel bir araştırmayla sahteciliğin ortaya çıkabileceği cihetle, bu eylemin nitelikli zimmet kapsamında kaldığı, dosyada mevcut 08.09.2021 hakim havale tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda ...Soğutma firması ile Teknik Çelik Sanayi firması adına kullandırılan kredilerin 500.000,00 TL
bedelli ipotekle teminata bağlandığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; söz konusu kredi sözleşmelerine teminat olarak bağlanan ipotekler konusunda taşınmaz ekspertiz raporu bulunup bulunmadığının katılan bankadan sorulması, bahsi geçen kredilerin tarihleri itibarıyla taşınmazın rayiç değerinin alacağı karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde basit zimmet suçundan hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1.Kovuşturma aşamasında katılan banka tarafından sunulan 20.10.2017, 02.04.2019 ve 15.05.2020 tarihli dilekçelerde dava konusu... firmasına kullandırılan krediden ötürü banka zararının ödenmediğinin açıklanması, buna ilişkin banka kayıtları ile belgelerinin gönderilerek dava dosyasına eklenmesi karşısında; hükme esas alınan 08.09.2021 tarihli bilirkişi 2 nci ek raporunda toplam banka zararının 448.805,31 TL olarak hesaplandığı gözetilmeden, hesap hatası sonucu 299.053,31 TL olarak hesaplanması,
2.Hükme esas alınan bilirkişi 2 nci ek raporuna göre hesaplanan 448.805,31 TL banka zararı bulunduğunun anlaşılmasına göre, karar tarihinde geçerli olan tarife üzerinden 30.657,89 TL nisbi harcın tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Hükme esas alınan bilirkişi 2 nci ek raporuna göre hesaplanan 448.805,31 TL banka zararı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 39.490,26 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
D.Sanıklar ... ile ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden
Türk Ceza Kanununun 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre “özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur” hükmü gözetilerek, suç tarihinde faaliyeti ve kredibilitesi olmayan... Şirketine, sahte belgeler kullanılarak, ödeme gücünün üstünde, teminat alınmaksızın veya yeterli teminat alınmaması suretiyle dönüşü olmayacak şekilde kredi verilmesine ve katılan bankanın sunduğu bilgi ve belgelere göre kredi tutarı geri ödenmediği için katılan bankanın zarara uğramasına sebebiyet veren banka çalışanı sanık ...'ın bu eylemine; faksla gönderilen yazılı talimat ile 149.750,00 TL kredi tutarını çeken sanık ...'nin, 99.250,00 TL lık kısmını, sanık ...'nun ortağı bulunduğu şirket hesabına, 500,00 TL lık kısmını da sanık ...'nun kredi kartı hesabına yatırdığı, kalan kısmını da banka dışına çıkardığı, sanıklar ... ile sanık ...'nun kredinin çekilmesi ve hesaplara yatırılmasına yönelik tevil ... savunmaları karşısında; hakkında mahkumiyet kararı verilen banka çalışanı sanık ...'ın nitelikli zimmet eylemine iştirak ettikleri dosya kapsamına göre sabit olan sanıklar ... ile ...'nun 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 38 inci maddesi ve 39 uncu maddesi gereği hukuki durumları değerlendirilmek suretiyle mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken, suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilerek, yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V.KARAR
A.Dünya Varlık Yönetim A. Ş. Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/715 Esas, 2022/169 Karar sayılı kararında sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik Dünya Varlık Yönetim A. Ş. vekilinin temyiz isteğinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Ek Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B bendinde) açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/715 Esas, 2022/1691 Karar sayılı kararında katılan ... A. Ş. vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C.Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (C bendinde) açıklanan nedenlerle katılan ... A. Ş. vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/715 Esas, 2022/1691 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
D.Sanıklar ... ile ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (D bendinde) açıklanan nedenlerle katılan .... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/715 Esas, 2022/1691 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!