WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/18420 E.  ,  2024/3519 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/239 E., 2015/646 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

A. Sanık ...'ın Temyiz İstemine Yönelik
Sanık ...'ın gıyabında verilen kararın 06.07.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olduğu ancak sanığın karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 24.08.2015 tarihinde isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, süresinde olmayan temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıklar hakkında alt sınırdan ceza tayin edilerek takdirî indirim
nedenlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, nakil vasıtası hakkında da müsadere kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
A. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Sanığa usulüne uygun olarak 06.07.2015 tarihinde tebliğ olunan hükmün, 24.08.2015 havale tarihli dilekçe ile temyiz edilmesi karşısında, yasal süresinden sonra olduğu anlaşılan temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, 12.11.2014 tarihinde emniyet güçlerince oluşturulan uygulama noktasına 1 kilometre kala bir aracın durduğu, araç içinden çıkan iki kişinin koşarak kaçmaya başladığının görülmesi üzerine takip neticesinde kaçan şahısların yakalandığı, sürücüsünün sanık ... olduğu tespit edilen ... plaka sayılı araçta, Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2014/1473 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, 5.070 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş olup, sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Ele geçirilen gümrük kaçağı sigaralar hakkında kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasında bulunduğu ve sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu görülmüştür.
... plaka sayılı aracın ruhsat fotokopisi dosya arasına alınmış olup aracın ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
Sanık ... aşamalardaki savunmalarında, aracı bir günlüğüne kiraladığını, ele geçen sigaraları ... ile birlikte aldıklarını, Mersin ilinde satacaklarını beyan etmiştir.
Sanık ... soruşturma aşamasındaki ifadesine, ele geçen sigaralarla alakasının olmadığını beyan etmesine karşın kovuşturma aşamasındaki savunmasında, sigaraları ... ile birlikte satın aldıklarını, Mersin taraflarında satmayı amaçladıklarını beyan etmiştir.
Malen sorumlu sıfatıyla dinlenen ... ise, eşinin araç kiralama işi yaptığını, araçların kendi adına kayıtlı olmasına rağmen eşi tarafından kiraya verildiğini beyan etmiştir.
Suçta kullanılan nakil vasıtasının iyiniyetli üçüncü kişiye ait oluşu dikkate alınarak 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup katılan vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı kanunun 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale

geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

III. KARAR
A. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın yokluğunda verilip 06.07.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 24.08.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Nakil Aracının İadesine Yönelik
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliği ile ONANMASINA,

C. Katılan Vekilinin Mahkûmiyet Kararlarına İlişkin Temyiz İstemine Yönelik
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.