7. Ceza Dairesi 2023/18151 E. , 2024/1867 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/770 E., 2022/39 K.
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, nitelikli zimmet suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, bilirkişi raporlarının usule uygun olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık hakkında gerekçesiz şekilde yüksek hadden ceza verildiğine ve hükmün bozulmasına ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın katılan bankanın Nusaybin şubesinde servis görevlisi unvanı ile bireysel müşteri ilişkileri yetkilisi olduğu, bu bakımdan nakit ödemeye, hesaplara ya da isimlere havale ve EFT işlemlerini yapmaya, bireysel kredi işlemlerinde giriş, tahsis ve onay gerçekleştirmeye yetkisinin bulunduğu, bu dönem içerisinde mudilerin şube nezdinde bulunan yatırım ve vadeli mevduat hesaplarını mudilerin
bilgisi ve rızası dışında bozmak ve bedelini mudiye ait vadesiz mevduat hesabına aktarıp, düzenlediği sahte dekontları kullanmak suretiyle banka parasını zimmetine geçirdiği, yine tüm kredi belgelerini sahte biçimde düzenlemek suretiyle mudiler adına konut ve tüketici kredileri açarak bu paraları da mal edindiği, ayrıca tümü sahte olarak hazırlanan tüketici ve konut kredili mudilerin hesaplarına tanımladığı tutarları da zimmet konusu ettiği, sanığa zimmetin maddi konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların zilyetliğinin görevi nedeniyle devredilmiş olduğu, sanığın bu değerlerin koruma ve gözetimiyle yükümlü bulunduğu anlaşılmıştır.
Banka şikâyetinin ve dosya kapsamında banka tarafından düzenlenen soruşturma raporunun bulunduğu belirlenmiştir.
Sanık aşamalarda, ekonomik sıkıntıları başladığı için bunu bertaraf etmek adına iddia edilen eylemlere giriştiğini beyan etmiş, ayrıca dosya içerisinde bulunan 22.12.2009 tarihli itirafnamenin de kendisine ait olduğunu belirtmiştir.
Dosya kapsamında 30.07.2010, 19.12.2013 ve 21.04.2020 tarihli bilirkişi raporlarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanığın eylemlerinden basit zimmet suçunu oluşturan miktarın 1.755.533,08 TL, nitelikli zimmet suçunu oluşturan miktarın 639.066,00 TL, toplam zimmet miktarının ise 2.394.599,08 TL olduğu, toplam iade miktarının 948.772,26 TL, kalan zarar miktarının ise 1.445.826,82 TL olduğu tespit edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
1.Nitelikli zimmet miktarı 639.066,00 TL olup, sanık tarafından 948.772,26 TL tutarın iade edildiğinin anlaşılması karşısında, adlî para cezasının tayini yönünden; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adlî para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen zarar miktarının dikkate alınacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek, kalan zarar miktarı olan 1.445.826,82 TL'nin tazminine ve bu miktar üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi
gereği;
1.Hükmün (1) numaralı fıkrasının (d) bendinden "ancak sanığa verilen adli para cezası 5411 sayılı yasanın 160/2 maddesi gereğince tespit edilen banka zararının üç katından az olamayacağından sanığın 1.427.814,03 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ifadesinin çıkartılması, (f) bendinden "1.427.814,03" ifadesinin çıkartılarak yerine "250.000,00" ifadesinin eklenmesi,
2.Hükmün (1) numaralı fıkrasının (g) bendinden "1.445.005,01" ifadesinin çıkartılarak yerine "1.445.826,82" ifadesinin eklenmesi, (5) numaralı fıkrasından "1.445.005,01" ifadesinin çıkartılarak yerine "1.445.826,82" ifadesinin, "98.260,34" ifadesinin çıkartılarak yerine "98.764,43" ifadesinin eklenmesi ve diğer kısımları aynen bırakılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 98.764,43 TL nispi temyiz onama harcının sanıktan tahsiline, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!