7. Ceza Dairesi 2023/18086 E. , 2023/10382 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/607 E., 2019/1047 K.
SUÇ : 6222 sayılı Kanun'a muhalefet
Sanığın, 6222 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 500,00 TL adlÎ para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın infazından sonra 1 yıl süreyle devam etmek üzere spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ve karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.08.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/94051 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/94051 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“6222 sayılı Kanun'un "Seyirden yasaklanma" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "Kişinin, bu Kanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan dolayı mahkemece kurulan hükümde, hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilir...”, 8. fıkrasında yer alan "Bu madde hükümlerine göre spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın
katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmakla yükümlüdür. (Ek cümle:4/7/2019-7182/13 md.) Bu yükümlülüğün takibi amacıyla kolluk birimlerince biyometrik yöntemler de kullanılabilir." ve 9. fıkrasında yer alan "Sekizinci fıkradaki yükümlülüğe aykırı hareket eden kişi, her bir müsabaka için yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır" şeklinde belirtilen düzenlemeler nazara alındığında;
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 03/12/2019 tarihli ve 2019/31145 esas, 2019/14931 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 6222 sayılı Kanun’da, güvenlik tedbiri niteliğindeki spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararının uygulanabilirliği kapsamında belirli bir süre ile sınırlı olmak kaydıyla kişinin yükümlülük altına alındığı, bu yükümlülüklere uyulmadığı takdirde ise bu Kanun'un 18/9. maddesinde tanımlanan suçun gündeme geleceği, bir başka suçun işlenmesi ve yükümlülüklere uygun davranmama halinde uygulama alanı bulan bu suçtan dolayı mahkemece kurulan hüküm ile birlikte ek olarak güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilmesi halinde, anılan maddenin düzenleniş amacından uzaklaşılmış olacağı ve bu durum infazda da tereddütlere neden olacağı, bu itibarla anılan dosya kapsamında sanığın ceza mahkumiyetine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına da karar verilmesinde,
Kabule göre de, sanık hakkında, ilk kez Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2017 tarih, 2017/16 esas, 2017/330 karar sayılı ilamıyla, netice 100,00 Türk lirası adli para cezası ile birlikte, koruma tedbiri olarak verilen seyirden yasaklama kararının, para cezasının infazın tamamlanmasından itibaren 1 yıl daha uygulanmak üzere, güvenlik tedbiri olarak devamına karar verildiği, dosyada mevcut adli sicil kaydına göre adli para cezasının infazının 26/07/2017 tarihinde tamamlandığı, buna göre seyirden yasaklama kararının geçerli olacağı sürenin 26/07/2018 tarihinde tamamlandığının anlaşılması karşısında,, seyirden yasaklama tedbirinin uygulanması kapsamında yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle 6222 sayılı Kanun'un 18/9. maddesi uyarınca açılan davalarda yeniden seyirden yasaklama tedbiri verilmemesi gerektiği, sanık hakkında hukuka uygun olarak verilen ilk seyirden yasaklama tedbirinin uygulanma süresinin 26/07/2018 tarihinde dolduğu ve bu tarihten sonra seyirden yasaklama tedbirinin kendiliğinden ortadan kalkacağı, kanun yararına bozma istemine konu Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli kararına konu fiillerin 09/03/2019 ve sonrasına ilişkin olduğu gözetildiğinde, 26/07/2018 tarihi itibariyle yasaklama kararı kendiliğinden ortadan kalkmış olup, sanığın artık imza atma yükümlülüğü bulunmadığından, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Kanun yararına bozma ihbarnamesindeki kabule göre istem yönünden;
Her ne kadar kanun yararına bozma ihbarnamesinde Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2017 tarihli ve 2017/16 Esas, 2017/330 Karar sayılı ilâmıyla verilen seyirden yasaklama kararının geçerli olacağı sürenin 26.07.2018 tarihinde tamamlandığı, kanun yararına bozma istemine konu karara konu fiillerin ise 09.03.2019 ve sonrasına ilişkin olduğu gözetildiğinde, suç tarihlerinde sanığın artık imza atma yükümlülüğü bulunmadığından, üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmayacağı yönünde görüş bildirilmiş ise de dosyanın tetkikinde Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2018 tarihli ve 2018/261 Esas, 2018/359 Karar sayılı kararı ile de sanık hakkında, cezanın infazından sonra 1 yıl süreyle
devam etmek üzere, spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı verildiği, her ne kadar bu karar ceza ile birlikte yasaklama kararı da verilmesi nedeniyle temyizi kabil olduğu halde kesin olduğu bildirilerek sanığın yanıltılması nedeniyle usulüne uygun olarak kesinleşmemiş ise de, karar kesinleşene kadar koruma tedbiri olarak spor müsabakalarını yasaklama kararı verildiği, dolayısıyla kanun yararına bozma istemine konu Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2019/607 Esas, 2019/1047 Karar sayılı kararına konu fiillerin işlendiği tarihte sanık hakkında uygulanmakta olan bir yasaklama kararı bulunduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.
2. Kanun yararına bozma ihbarnamesindeki asıl istem yönünden;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
A. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki Kabule Göre İstem Yönünden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kanuna Yararına Bozma İhbarnamesindeki Asıl İstem Yönünden
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2019/607 Esas, 2019/1047 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, hüküm fıkrasındaki 8, 9, 10 ve 11 numaralı maddelerin HÜKÜMDEN ÇIKARTILMASINA, diğer kısımların aynen muhafazasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!