WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/17762 E.  ,  2024/593 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/309 E., 2023/277 K.
SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan TMSF vekilinin temyiz sebepleri; süre tutum mahiyetinde dilekçe sunmuş ve kararın sanık aleyhine bozulmasını talep etmiştir.

2.Katılan BDDK vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, zamanaşımı süresini kesen nedenlerin dikkate alınmadığına ilişkindir.

II. GEREKÇE
1.23.02.2001 tarihli 2001/232 esas sayılı ana iddianamenin 58-61 sayfalarında anlatılan (Himak ve Tempoteks firmalarına kullandırılan kredilere ilişkin) suçlarla ilgili olarak sanık hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na (4389 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan kamu davası sonucunda, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2010 tarihli ve 2002/205 Esas, 2010/410 Karar sayılı kararı ile sanığın

beraatine hükmedilmiştir.

2.Dairemizin 16.05.2012 tarihli ve 2011/10566 Esas, 2012/13284 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkındaki beraat hükmü; "kredibilitesi olmayan şirketlere ödeme gücünün üstünde, teminat alınmaksızın veya yeterli teminat alınmaması suretiyle dönüşü olmayacak şekilde kredi verilmesine sebebiyet veren, kredinin verilmesinden sonra hileli ve aldatıcı yöntemler kullanılarak banka parasının Yahya Murat Demirel’e aktarılmasına iştirak ettikleri dosya kapsamına göre sabit olan sanığın (sanıkların) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 ve 39. maddeleri gereğince hukuki durumunun değerlendirilmek suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur.

3.Sanığın yargılama konusu eylemi için 4389 sayılı Kanun'un 22/3. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 102/2 maddesi gereği 15 yıllık olağan, aynı Kanun'un 104/2. maddesi gereği ise 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre suça konu Himak A.Ş. ve Tempoteks Ltd. şirketlerine verilen krediler ile ilgili olaylar bakımından suç tarihlerinin sırasıyla 07.12.1999 ve 21.12.1999 olduğu, bu tarihlerden hüküm tarihine kadar 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

4.Sanık hakkında kurulan hükümde, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilirken uygulama maddelerinin 765 sayılı Kanun'un 102/2 ve 104/2. madde ve fıkraları olarak gösterilmesi yerine uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar TMSF ve BDDK vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan "5237 sayılı TCK 66/1-e ve 67/4" ifadesinin çıkarılarak yerine "765 sayılı Kanun'un 102/2 ve 104/2." ifadesinin eklenmesi, diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.01.2024 tarihinde karar verildi.