WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/17384 E.  ,  2024/3485 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMELERİ : Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : İtirazın reddi (Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesi)
Uyarlama sonucu mahkûmiyet (Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesi)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarihli ve 2013/332 Esas, 2014/51 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 120,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında silahla tehdit suçundan tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunduğundan cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ve mahkûmiyet hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.11.2019 tarihli ve 2015/23412 Esas, 2019/37106 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşmiştir.

15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun kapsamında Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı İlâmat ve İnfaz Bürosu tarafından uyarlama yargılaması yapılmasının talep edildiği, bu nedenle dosyanın yeniden ele alınarak Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.11.2020 tarihli ve 2020/477 Esas, 2020/638 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında lehe hükümler içerdiği gerekçesiyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereği cezasında indirim yapılmasına ve takdiri indirim ile birlikte 6 ay 20 gün hapis cezası ile 20,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, anılan kararın katılan Gümrük İdaresi vekilinin itirazının Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2021 tarihli ve 2021/74 Değişik iş sayılı kararı ile reddi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.10.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2022 tarihli ve KYB- 2022/131383 sayılı Tebliğnamesi ve Dairemizin 09.01.2023 tarihli tevdi kararı sonrasında düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2023 tarihli ve KYB- 2023/91390 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/131383 sayılı kanun yararına bozma isteminin Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2020 tarihli ve 2020/477 Esas, 2020/638 Karar sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/74 Değişik İş sayılı kararına ilişkin olduğu ve “1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinde, “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum olduğu, bu itibarla erteleme şartlarının oluşmadığı gözetilmeden karar verilmesinde,

2- Tekerrüre esas alınan Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2012 tarihli ve 2012/33 esas, 2012/1121 sayılı kararında, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/11/2020 tarihli kararı ile bu defa cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91390 sayılı kanun yararına bozma isteminin Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2020 tarihli ve 2020/477 Esas, 2020/368 Karar sayılı kararına yönelik olduğu ve "1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinde, “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş
yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm olduğu, bu itibarla erteleme şartlarının oluşmadığı gözetilmeden karar verilmesinde,

2- Tekerrüre esas alınan Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2012 tarihli ve 2012/33 esas, 2012/1121 sayılı kararında, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/11/2020 tarihli kararı ile bu defa cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde,

3- Sanık hakkında suç tarihinden sonra 28/06/2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin 11. fıkrası yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin 5. fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin 10. fıkrası gereğince uygulama yapılması ve ardından sanık hakkında değer azlığı indiriminin uygulanması gerekirken yazılı şekilde doğrudan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası gereği ceza tayininde, isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2022 Tarihli ve KYB-2022/131383 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden;
Sanığın ulusal marker seviyesi geçersiz kaçak akaryakıtı ticari amaçla taşıma şeklinde gerçekleşen eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) olduğu, suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü itiraz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığından şikâyetçi kurum vekilinin itirazının reddi kararı sonucu itibarıyla isabetli bulunmuş olup, inceleme konusu Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2021 tarihli ve 2021/74 Değişik iş sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığı cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 Tarihli ve KYB-2023/91390 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden;
Kanun yararına bozma müessesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2022 Tarihli ve KYB-2022/131383 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2023 Tarihli ve KYB-2023/91390 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden;
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2020 tarihli ve 2020/477 Esas, 2020/638 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2024 tarihinde karar verildi.