WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/17381 E.  ,  2024/1512 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/207 E., 2022/108 K.
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği, sonuç cezanın yetersiz olduğuna, kazanılmış hakkın zarar giderimi açısından söz konusu olmadığına, banka zararına gerekçeli kararda hatalı olarak yer verildiğine, bu nedenle karar harcının da hatalı şekilde hesaplandığına ve hükmün bozulmasına ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, banka lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine, müvekkiline fazla ceza verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın Şekerbank Uşak şubesinde pazarlama yönetmeni olarak çalıştığı, görevi kapsamında kredi kullandırma yetkisinin bulunduğu, Şekerbank mudisi olan 16 farklı kişinin hesabı ile ilgili mudilerin bilgi ve talimatı olmaksızın genel kredi sözleşmeleri ve kredi evrakları ile yapılan sahte kredi sözleşmeleri sonucunda sahte tediye makbuzları düzenleyerek usulsüz para çekme işlemleri yaptığı ve bu paraları zimmetine geçirdiği anlaşılmıştır.

Sanığın mudilerin bilgisi dışında kullandırdığı ve zimmetine geçirdiği krediler için sahte imzalar ile genel kredi sözleşmeleri ve kredi kullandırım talimatları düzenlediği, sanık tarafından usulsüz işlem yapılan hesaplardan, sanığa yapılan ödemelerle birlikte dekontların da sanığa verildiği, işlem yapan kullanıcılar tarafından dekontların akıbetinin sorulmadığı, usulsüz işlemlere ait dekontlardan bazıları ilgili günlerin dekontları arasında görülememiş olmasına rağmen, sanık tarafından yapılan fiş kontrollerinin sonucunda kullanıcı raporları üzerine dekontlar mevcutmuş gibi işaret konulduğu, sanığın tediye fişlerinin büyük bir kısmını ise kredi dosyalarında sakladığı, banka şikâyetinin ve dosya kapsamında banka tarafından düzenlenen soruşturma raporunun bulunduğu belirlenmiştir.

Sanık hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet ve özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalarda, suça konu kredileri mudilerin bilgisi dışında kendisinin kullandırdığını beyan etmiştir.

Dosya kapsamında 23.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ile 13.12.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun bulunduğu tespit edilmiştir.

Her bir işlem bakımından eylemlerin ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıklarının tespit edilmesi yönünden, Mahkeme heyeti tarafından 17.03.2022 tarihli duruşmada söz konusu mudilere ait kredi sözleşmeleri, kredi kullandırım talimatları ile tediye fişlerinin karşılaştırıldığı ve bu karşılaştırmaya ilişkin Mahkeme gözleminin zapta geçirildiği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
1.Nitelikli zimmet miktarı 185.000,00 TL olup, sanık tarafından 318.593,19 TL tutarın ödendiğinin anlaşılması karşısında, adlî para cezasının tayini yönünden; 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adlî para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen zarar miktarının dikkate alınacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Sanık hakkında temel ceza belirlendikten sonra 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek, sanığın cezasının 3 yıl 7 ... 22 gün hapis ve 12.500,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği;

1.Hükmün; (1) numaralı fıkrasından "50312 GÜN" ifadesinin çıkartılarak yerine "5 gün" ifadesinin eklenmesi, (2) numaralı fıkrasından "62890 GÜN" ifadesinin çıkartılarak yerine "6 gün" ifadesinin eklenmesi, (3) numaralı fıkrasından "52408 GÜN" ifadesinin çıkartılarak yerine "5 gün" ifadesinin eklenmesi, (4) numaralı fıkrasından "52408" ifadelerinin çıkartılarak yerine "5 gün" ifadesinin eklenmesi ve aynı fıkradan "1.048.160,00" ifadesinin çıkartılarak yerine "100" ifadesinin eklenmesi,

2.Hükmün kazanılmış hakka ilişkin (5) numaralı fıkrasından "5271 sayılı CMK' nun 307/5. maddesi" ifadesinin çıkartılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi" ifadesinin eklenmesi ve aynı fıkradan "sanığa verilen ceza indirilmek suretiyle SANIĞIN NETİCETEN 3 YIL 7 ... 22 GÜN HAPİS VE 12.500,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ifadesinin çıkartılarak yerine "sanığın cezasının 3 yıl 7 ... 22 gün hapis ve 12.500,00 TL adlî para cezası üzerinden İNFAZINA" ifadesinin eklenmesi ve diğer kısımları aynen bırakılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.911,64 TL nispi temyiz onama harcının sanıktan tahsiline, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.