7. Ceza Dairesi 2023/17180 E. , 2024/6942 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/379 E., 2023/1002 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 27.01.2021 tarihli kararının hukuka uygun olduğu gerekçesi ile önceki kararda direnilmesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; sanığın suç kastının bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken önceki kararda direnilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/10570 Esas, 2022/19347 Karar sayılı bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen 07.06.2023 tarihli ve 2023/379 Esas, 2023/1002 Karar sayılı kararında, sanık hakkında mahkemenin 27.01.2021 tarihli ve 2020/3686 Esas, 2021/159 Karar sayılı kararında direnilmesine karar verildiği, yapılan incelemede Dairemizin bozma ilamı yerinde
görüldüğünden, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 36 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yapılan değişiklik uyarınca dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasanın 3/2. maddesinden cezalandırılmasına ilişkin Antalya Bölge Adliye 10. Ceza Mahkemesi’nin 27.01.2021 tarihli kararının, sanık müdafii ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.12.2022 tarih ve 2022/19347 K sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, Antalya Bölge Adliye 10. Ceza Mahkemesi’nin 07.06.2023 tarihli kararıyla direnme kararı verilerek dosya Dairemize gönderilmiştir. Direnme kararı yerinde görülmediğinden dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine ilişkin sayın çoğunluğun kararı gerekçe itibariyle yerinde değildir. Şöyle ki;
Suça konu Gürcistan plakalı sanık adına kayıtlı Mercedes E 280 marka kullanılırken yakalanması üzerine, sanık ...’in 5607 sayılı Kanunun 3/6. maddesinden cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Dosya kapsamına göre suça konu araç sanık adına kayıtlı olup, 22.11.2017 tarihinde Gürcistan uyruklu Rafık Vırabyan tarafından Türközü sınır kapısından Türkiye’ye getirildiği, 22.02.2018 tarihinde Türkiye’den yurtdışına çıkış yapması gerektiği halde, 28.05.2018 tarihinde sanık ...’in kullanımında iken yakalandığı anlaşılmaktadır.
Sanık ... savunmalarında; suça konu aracı Gürcistan’da satın alarak adına tescil ettirdiğini, aracı Rafık’ın Türkiye’ye getirdiğini, Türkiye’de iki yıl kullanma hakkı oyduğunu bildiğini, kullanırken yakalandığını, suç olduğunu bilmediğini söylemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi; sanığın 5607 sayılı Yasanın 3/2. maddesinden erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiş, kararın sanık müdafii ile katılan Gümrük İdaresi vekili temyiz edilmesi üzerine Dairemiz eylemin 5607 sayılı Kanunun 3/1. maddesindeki suçu oluşturduğu gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
Öncelikle konuyla ilgili suç tarihindeki Yasa maddelerine bakmak gerekmekte olup;
5607 sayılı Kaçakçılık Kanununun 3. madde 4. fıkrası; “Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı hile ile yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” hükmünü içermektedir.
Geçici ithalat rejimi Gümrük Kanunu'nun 128-134. maddelerinde, bu rejimin işleyişine ilişkin usul ve esaslar da Gümrük Yönetmeliğinin 376-394. maddelerinde düzenlenmiştir.
Gümrük Kanunu 128. maddesinde Geçici İthalat Rejimi tanımlanmış olup, “Geçici ithalat rejimi, serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ithalat vergilerinde tamamen ya da kısmen muaf olarak ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, Türkiye Gümrük Bölgesi içinde kullanılması ve bu kullanım sırasındaki olağan yıpranma dışında herhangi bir değişikliğe uğramaksızın ihracına olanak sağlayan hükümlerin uygulandığı rejimdir.”
Gümrük yönetmeliği madde 381. geçici ithal eşyanın ayniyeti, “(1) Geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine ve tahsis amacına uygun olarak tahsis edildiği yerde kullanılmak zorundadır.
(2) Rejim kapsamındaki eşya, giriş ayniyetini korumaya yönelik olağan bakım faaliyetleri dışında başka bir işleme tabi tutulamaz.
(3) Gümrük İdareleri rejim süresi içinde değişik aralıklarla eşyanın tahsis yerinde, tahsis amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını denetleme hakkına sahiptir.”
Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği, çıkarılmayan taşıtlara ilişkin takip işlemleri başlıklı; 18. maddesi “(1) Gümrük İdareleri tarafından taşıt takip programları üzerinden her ay sorgulama yapılarak, kendi idarelerinden girişi yapılan ve süresi içerisinde çıkarılmayan kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtları tespit edilir ve taşıtların çıkış yapıp yapmadığı ilgili programlardan 4 (dört) ay süre ile takip edilir yapılan araştırma sonucunda taşıtın yurt dışına çıkış yaptığının tespit edilmesi halinde kayıt kapatma işlemi gerçekleştirilir.
(2) Yapılan araştırmadan sonuç alınmaması halinde, süresi içerisinde yurt dışı edilmeyen taşıtlara ilişkin bilgiler, İçişleri Bakanlığı nezdinde gerekli takibatlarda bulunulmak üzere her yılın Nisan-Ağustos-Aralık aylarında bağlı bulunduğu başmüdürlük aracılığıyla Bakanlığa (Gümrükler Genel Müdürlüğü) intikal ettirilir ayrıca 19. ve 20. maddede belirtilen işlemler yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20. maddesinin (d) fıkrası “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri Noterler tarafından yapılır, Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir” hükmünü içermektedir.
Dava konusu olaya gelince;
Dosyadaki bilgilere göre, suça konu Mercedes marka otomobilin 22.11.2017 tarihinde yasal şartlar yerine getirilerek yurda girişi yapılmıştır.
Dava konusu araç yasal yollarla Turistik kolaylıklardan faydalanılarak yurda giriş yapmış olup, girişteki ayniyetine uygun olarak araca 28.05.2015 tarihinde el konulmuştur.
5607 sayılı Kaçakçılık Kanununun 3. madde 1. fıkrası “Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar, adli para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.” hükmünü taşımaktadır.
5607 sayılı Kaçakçılık Kanununun 3. madde 2. fıkrası “Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar, adli para cezası ile cezalandırılır.” hükmünü taşımaktadır.
Bu açıklamalar karşısında Kanunun birinci fıkrasındaki suçun oluşabilmesi için eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmadan yurda sokulması gerekir. Oysaki dava konusu araç dosyadaki belgelerden anlaşıldığı üzere geçici ithalat rejimi kapsamında turistik kolaylıklardan faydalanılarak yurda getirilmiş, dolayısıyla bir gümrük rejimine tabi tutulmuştur. İkinci fıkradaki suçun oluşabilmesi için ise aldatıcı işlem ve davranışlarla eşyanın ülkeye sokulması gerekir ki, olayımızda aldatıcı işlem ve davranışta bulunulmadığı ve gümrük rejimi çerçevesinde aracın yurda yasal yollardan sokulduğu anlaşılmaktadır. Bu araç geçici ithal edilen kara taşıtlarına ilişkin Gümrük Genel Tebliği hükümlerine göre, Gümrük İdaresinin takip ve kontrolü altındadır. Çıkış süresinin dolması halinde idarenin bunu kolaylıkla tespit etmesi mümkün olacaktır. Kanımızca araç gümrük rejimine tabi tutularak yurda giriş yapmış olup kaçağa kalmamıştır.
Yukarıda açıklandığı gibi, Gümrük Yönetmeliği 381. maddesi uyarınca, geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine uygun olarak kullanılmak zorunda olup, meydana gelen olağan yıpranma dışında herhangi bir değişiklik yapılmadan süre sonunda yurt dışı edilmelidir.
Dava konusu araca yurda giriş ayniyetine uygun olarak el konulmuş olup şase, motor numaraları silinip değiştirilmemiş, sahte belge kullanılarak trafiğe tescile çalışılmamış, araçta değişen veya eksik parça bulunmamıştır.
Sanık savunmasında, suça konu aracı Gürcistan’da satın alarak adına tescil ettirdiğini, aracı Rafık’ın Türkiye’ye getirdiğini, Türkiye’de iki yıl kullanma hakkı olduğunu bildiğini, kullanırken yakalandığını, suç olduğunu bilmediğini söylemesi karşısında suç işleme kastının varlığından da bahsedilemeyecektir.
Bu nedenlerle yasal yollarla yurda girişi yapılan, böylece gümrük rejimine tabi olup, Gümrük İdaresi'nin kontrolü altında bulunan aracı giriş ayniyetine uygun olarak, millileştirmek amacıyla hiçbir eyleme başvurmadan kullanma eyleminde (Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin istikrar bulmuş, 10.04.2014 tarih 2013/11501, 2014/8304-15.11.2012 tarih 2012/1256- 30385, 20.12.2010 gün 2008/5449 esas 2010/17020 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere), kaçakçılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, kaldı ki Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.03.2022 tarih ve 2018/7-131 E, 2022/139 K sayılı ilamının da aynı yönde olduğu gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekçesiyle genel kurula gönderilmesine karar verilmesi yerine,Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na yazılı gerekçeyle gönderilmesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz. 12.09.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!