7. Ceza Dairesi 2023/16687 E. , 2024/2106 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1 E., 2022/1140 K.
ŞİKÂYETÇİ : Tarım ve Orman Bakanlığı
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan zarar gören kurum olarak kamu davasına katılan olarak kabul edilmelerine ve sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık müdafiin temyiz isteği; sanığa ait olmayan kargo nedeniyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın UYAP ortamındaki diğer dosyaları da araştırılarak zincirleme suç kapsamında tek ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden
Olay tarihinde UPS Kargo Akhisar şubesinde çalışan görevlilerin ayakkabı kutusu şeklinde gelen kargodan, deforme olan bir kutuda kaçak sigara olduğunu görmeleri üzerine emniyet birimlerine bilgi verildiği, emniyet birimlerinin gerekli tedbirleri almasına rağmen kargoyu almaya gelen kimse olmadığı, kargo kutuları üzerinde yazan isim ve adres bilgilerinin gerçeği yansıtmadığı, 11.05.2013 tarihinde kargo görevlisini, .........,nolu hattı kullanan sanık ...'in arayarak ayakkabı kutusu şeklinde gelen kargoları sorduğu, sanığın... nolu hattın eşi adına kayıtlı olup yaklaşık 6-7 aydan beri kendisi tarafından kullanıldığını söylediği iddiası ile sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Ele geçirilen sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasında bulunduğu, sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre "normal değer aralığında" olduğu görülmüştür.
Sanık savunmalarında, 0 530 230 45 24 no'lu hattın eşi adına kayıtlı olduğunu, ancak 6-7 aydır kendisinin kullandığını kabul etmiş olup, kargo kolilerinden ise haberinin olmadığını beyan etmiştir.
Dosya arasında mevcut HTS raporuna göre sanığın suç tarihinde kargo görevlisi tarafından kullanılan cep telefonunu aradığı anlaşılmıştır.
Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık müdafiin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde
bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna
göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğunun bozmayı gerektirmesi,
2.5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasının son cümlesi uyarınca sanık hakkında hükmolunacak cezanın 3 yıldan az olamayacağı belirtildiği halde, netice ceza olarak 1 yıl 17 ay 7 gün hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
3.Hüküm fıkrasının son sayfasında, sonuç cezalar tayin edilip, hükmolunan adlî para cezasının 20 eşit aylık taksitlerle sanıktan tahsiline karar verildikten sonra tekrar sanık hakkında 1 yıl 17 ay 7 gün hapis ve 150 gün adlî para cezasına hükmedilerek hükümde karışıklık yaratılması,
4.Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanunu'un 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca aleyhe temyiz olmadığından sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulması,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!