WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/16510 E.  ,  2024/3941 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/69 E., 2022/12 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemleri, eksik inceleme ile karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.

II. GEREKÇE
Olay tutanakları ve dosya kapsamına göre; 30.05.2013 tarihinde İmranlı'da, 25.09.2013 tarihinde Doğubeyazıt'ta ve 20.12.2013 tarihinde İmranlı'da önleme araması kararlarına istinaden oluşturulan kontrol noktalarında durdurulan yolcu otobüslerinde yapılan aramalarda, otobüslerin muavini olan sanığa ait olduğu belirlenen, 30.05.2013 tarihli olayda en arka koltuk arkası ve şoför koltuğu yanında gümrüklenmiş değeri 2.353.86 TL olan 50 karton, 25.09.2013 tarihli olayda, bagajda bidon içerisinde,

şoför koltuğu yanında ve 3-4 numaralı koltukların altında gümrüklenmiş değeri 5.990,86 TL olan 109 karton, 20.12.2013 tarihli olayda bagajda suların altında gümrüklenmiş değeri 1.506,47 TL olan 32 karton sigara ele geçirilmiş ve sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmış, bilahare dosyalar 20.12.2013 tarihli olayla ilgili dosya kapsamında birleştirilmiştir.

Sanık 25.09.2013 tarihli olayla ilgili olarak birleştirme öncesi alınan savunmasında, 30.05.2013 ve 20.12.2013 tarihli olaylarla ilgili ise birleştirmeler sonrasında alınan beyanında, sigaraları ticari amaçla bulundurduğunu kabul etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerlerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre, sanığın muavinlik yaptığı araçta, kendisine ait olduğunu kabul ettiği ticari miktarda kaçak sigara ele geçirilmesi ve ikrarı karşısında, her üç olayla ilgili de atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Sanık Hakkında Tüm Olaylarla İlgili Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden;
Sanık hakkındaki, tekerrüre esas alınan ilâmların 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle, sanık hakkında kaçakçılık suçu yönünden tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.

Ayrıca;
B. Sanık Hakkında 20.12.2013 Tarihli Olayla İlgili Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden;
Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması kanuna aykırı bulunmuştur.

C. Sanık Hakkında 25.09.2013 Tarihli Olayla İlgili Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi gerekmektedir.

Temyiz incelenmesine konu bu olayda suç tarihi 25.09.2013 olup, iddianame 07.11.2013 tarihinde düzenlenmiştir.

Yapılan UYAP sorgulamasında, derdest olan Diyadin Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/62 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 30.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 28.11.2013 olduğu görülmüştür.

Bu dosyadaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.04.2024 tarihinde karar verildi.