WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/1631 E.  ,  2024/5423 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/423 E., 2021/279 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi; alt sınırdan ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

2.Malen sorumlu vekilinin temyiz istemi; sanığın malen sorumlu şirketin ortağı ya da temsilcisi bulunmadığına, sanık adına tanzim edilen vekaletnamenin suç tarihinden sonra tanzim edildiğine, sanığın

şirket yetkilisi olmadığına, iyiniyet iddiası çürütüleceğinden aracın müsadere koşullarının oluşmadığına ilişkindir.

II.GEREKÇE
Suç tarihinde, önleme araması kararına istinaden sanığın sürücüsü olduğu malen sorumlu şirket adına kayıtlı 2005 model ... marka çift kabin kamyonet cinsi araçta yapılan aramada, koltuk altlarındaki poşetlerin içerisinde toplam 597 adet kaçak cep telefonu, 501 adet batarya, 401 adet şarj cihazı ve 2 adet kaçak fotoğraf makinası ele geçirilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında; malen sorumlu şirkette şoför olarak çalıştığını, suça konu cep telefonlarını satacağını beyan etmiştir.

Malen sorumlu şirket yetkilisi beyanında; akrabası olan sanığa nakil aracını emaneten verdiğini, kaçak eşya taşıyacağından haberinin bulunmadığını, tedbir şerhinin kaldırılmasını istediğini belirtmiştir.

Suça konu cep telefonları, batarya, şarj cihazı ve fotoğraf makinalarının kaçak olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

Olay tutanağına göre, suç tarihinde sanığın içerisinde bulunduğu araçta ticari nitelikteki kaçak cep telefonları, batarya, şarj cihazı ve fotoğraf makinaları ele geçirilmiş olması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;
1.Uyarlama yargılamasının kesinleşmiş hükümler yönüyle mümkün olduğu, sanık hakkındaki 01.07.2014 tarihli mahkumiyet hükmünün 02.06.2020 tarihinde bozulduğu ve bu nedenle 01.07.2014 tarihli mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği gözetilmeden hüküm fıkrasının ilk paragrafında uyarlama yargılamasından söz edilmesi,

2.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken sanığa usulünce etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmadan yazılı şekilde karar verilmesi,

3.Sanığın suçta kullanılan araç maliki ... Şirketinde şoför olarak çalıştığını savunması, malen sorumlu şirket yetkilisi de aracın sanığa emaneten teslim edildiğini ve suçu konu eşyaların taşımasından haberlerinin olmadığını beyan etmesi karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği iyi niyetli üçüncü şahsa ait nakil aracının iadesine karar verilmesi gerekirken, malen sorumlu şirketin suç tarihinden sonra sanık adına vekaletname düzenlediği de gözetilmeden yazılı şekilde nakil aracının müsaderesine karar verilmesi,

4.Sanığın mahkumiyetine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi hususları hukuka aykırı bulunmuştur.

III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve malen sorumlu vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.