7. Ceza Dairesi 2023/15807 E. , 2024/3642 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/109 E., 2022/2797 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
KARAR : İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık hakkında
mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suça konu eşyayı ticari amaçla getirmediğine, suç işleme kastının bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ...' in suç tarihi olan 14.04.2016 günü yurt dışından havayolu ile ülkeye giriş yapmasını müteakip, gümrüklü salon içerisinde bulunan, "Gümrüğe Tabi Eşyam Yoktur" anlamındaki, ... Hattı geçtikten sonra, beraberindeki valizde yapılan aramada suça konu 7 adet ... ve ... marka gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirilmiştir.
2.Sanık aşamalarda dermatoloji uzman doktoru olarak çalıştığını, 2016 Dubai Dermatoloji Tıp Kongresine eğitim amacıyla gittiğini, bagajında çıkan 7 adet cep telefonunu ucuz olduğu için ailesi ve arkadaşlarına hediye amaçlı aldığını, bu eşyaların beyan edilmesi gerektiğini bilmediğini, suç işleme kastının olmadığını beyan etmiştir.
3.Sanık hakkında kaçakçılık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalardaki savunmalarında suça konu cep telefonlarını kendi kullanımı ve hediye amaçlı akrabalarına getirdiğini beyan etmesi, ele geçirilen telefonların miktarı, sanığın ekonomik durumu nazara alındığında, dava konusu eşyaların ticari amaçla getirildiği yönünde yeterli kanaatin oluşmaması, yapılan yargılama sonucunda da sanığın savunmasının aksine, atılı suçu işlediği ve davaya konu eşyaları ticari amaçla yurda soktuğu yönünde her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil elde edilememesi ve bu haliyle yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle, sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...' in suç tarihi olan 14.04.2016 günü yurt dışından havayolu ile ülkeye giriş yapmasını müteakip, gümrüklü salon içerisinde bulunan, "Gümrüğe Tabi Eşyam Yoktur" anlamındaki, ... Hattı geçtikten sonra, beraberindeki valizde yapılan aramada suça konu 7 adet gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; ele geçen telefonların niteliği, sayısı gözetildiğinde eylemin ticaret kastı ile yurda kaçak eşya sokma niteliğinde olduğu, 7 adet yabancı menşeili cep telefonunu gümrüğe beyan etmeden ülkeye sokmaya çalışan sanığın beraatine dair verilen yerel mahkeme kararı yerinde görülmeyerek katılan idarenin istinaf nedenleri yerinde bulunduğundan hükmün kaldırılması sureti ile sanığın mahkûmiyeti ve suça konu eşyaların müsaderesine yönelik hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
1.Suça konu eşyanın değerinin Dairemiz uygulamalarına göre "hafif" olduğu halde "pek hafif" kabul edilerek sanığın cezasında 2/3 oranda indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
2.Sanık ...'in 14.04.2016 günü yurt dışından havayolu ile ülkeye giriş yapmasını müteakip, gümrüklü salon içerisinde bulunan, "Gümrüğe Tabi Eşyam Yoktur" anlamındaki, ... Hattı geçtikten sonra, beraberindeki valizde yapılan aramada suça konu 7 adet gümrük kaçağı cep telefonlarının ele geçirilmiş olması nedeniyle, ticari kasıtla söz konusu eşyayı bulundurduğu ve sanığın eyleminin sübut bulduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2022/109 Esas, 2022/2797 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!