WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/15687 E.  ,  2024/6629 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2021/6221 Değişik İş
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’a aykırı davranmaktan dolayı kabahatli ... Kablo San. ve Tic. A. Ş. hakkında anılan Kanun'un 5/3 ve 12/b maddeleri uyarınca 35.000,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair İstanbul Valiliği İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğünün 28.11.2019 tarihli ve 94161180-858 sayılı idarî yaptırım kararı verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63236 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63236 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...12/03/2021 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemler Kanunu'nun "Masrafların rücu edilmesi ve idari yaptırımlarda yetki ve itiraz" başlıklı 22. maddesinin "Bu Kanunda belirlenen idari yaptırımlar yetkili kuruluş tarafından uygulanır. İdarî yaptırımların hangi makam veya kamu görevlilerince uygulanacağı yetkili kuruluş tarafından çıkarılan yönetmelik ile belirlenir. 15 inci maddenin yedinci fıkrası, 16 ncı maddenin dördüncü ve yedinci fıkraları ile 17 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca yapılan masrafların yetkili kuruluş tarafından karşılanması hâlinde masraflar, masrafı yapan yetkili kuruluşça ilgili iktisadi işletmeciye genel hükümlere göre rücu edilir.
Bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulabilir." şeklinde,
"Yürürlükten kaldırılan Kanun" başlıklı 25. maddesinin ise "29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
"Mevzuatta 4703 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış kabul edilir." şeklinde düzenlemeleri dikkate alındığında,
5326 sayılı Kanunun 28/1-b maddesine göre başvurunun görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de,
Dosya kapsamına göre, "Osmangazi Mahallesi Yıldırım Beyazıt Caddesi No:28/1 Sancaktepe/ İstanbul" adresinde faaliyet gösteren 2x0.75 Bitişik Kordon CCA model kablo ile ilgili ürünün numunesi alınarak test ve muayenesi yapılmak üzere TSE'ye gönderilmesi üzerine, TSE Deney ve Kalibrasyon Merkezi Başkanlığının 24/06/2019 tarihli ve 475407 numaralı test ve muayene raporu sonucunda güvensizlik tespit edildiği, bu rapora istinaden de her ne kadar muteriz şirket hakkında İstanbul Valiliği İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğünce idarî para cezası uygulanmasını müteakip, muteriz tarafından yapılan başvurunun reddi kararına karşı yapılan itirazın reddine yönelik merciince karar verilmiş ise de;
4703 sayılı Kanun'un Ceza Hükümleri başlıklı 12. maddesinin b bendinde; "Bu Kanunun; 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden üreticiler hakkında ....kadar idarî para cezası uygulanır", 5/3. maddesinde; "Üretici, piyasaya sadece güvenli ürünleri arz etmek zorundadır. Teknik düzenlemelere uygun ürünlerin güvenli olduğu kabul edilir. Teknik düzenlemenin bulunmadığı hallerde, ürünün güvenli olup olmadığı; ulusal veya uluslararası standartlara; bunların olmaması halinde ise söz konusu sektördeki iyi uygulama kodu veya bilim ve teknoloji düzeyi veya tüketicinin güvenliğe ilişkin mâkul beklentisi dikkate alınarak değerlendirilir." şeklindeki düzenlemelere nazaran,
Somut olayda, muteriz firma tarafından piyasaya sunulan ürünün İstanbul Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğünce 14/05/2019 tarihli denetim sırasında 000551 seri numarası ile numunesinin alınarak, muayene ve test sonuçlarının TS EN 50525-2-11:2013-09 standartlarına göre damarların iletken direncinin yapılışa uygun olmadığı ve kılıfsız olduğu gerekçesiyle idari para cezası tesis edildiği anlaşılmış olup, muteriz firma tarafından sunulan itiraz dilekçesinde, söz konusu ürünün hatalı bir standarttan teste gönderildiğinin, ürünün data ve sinyal amaçlı üretilmiş bir ürün olduğunun ve ürün paketi üzerinde "220 V ENERJİ İLETİMİNDE KULLANILAMAZ" ibaresi ile satıldığının, enerji kabloları standardından teste tâbî tutulmasının haksızlık teşkil ettiğinin belirtilmiş olması karşısında, söz konusu kablonun hangi amaçla üretildiği ve yapılan testin ürünün niteliğine uygun olup olmadığı hususu idarî yaptırımı uygulayan kurumdan sorularak bu husus netleştirilip, gerekirse yeniden uzman kişilerce muayene ve teste tâbî tutularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde başvurunun reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan asıl neden yönünden;
Muteriz şirket ünvanının ... Kablo San. ve Tic. A. Ş. ve idari yaptırım tarihinin 28.11.2019 olmasına karşın ihbarnamede farklı gösterilmelerinin maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu, yargılama safahatında yer alan Uyuşmazlık Mahkemesinin 03.05.2021 tarihli ve 2021/199 Esas, 2021/248 karar sayılı ilamının temelinde, ürünlerin “piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması ve bertaraf edilmesine v.s.” ilişkin olarak verilen karar hakkında ayrıca idari yargı yerinde dava açılmış olsa dahi, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27/1. maddesi uyarınca adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği anlatımının bulunduğu, 12.03.2021 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemler Kanunu'nun "Masrafların rücu edilmesi ve idari yaptırımlarda yetki ve itiraz" başlıklı 22. maddesinin "Bu Kanunda belirlenen idari yaptırımlar yetkili kuruluş tarafından uygulanır. İdarî yaptırımların hangi makam veya kamu görevlilerince uygulanacağı yetkili kuruluş tarafından çıkarılan yönetmelik ile belirlenir. 15 inci maddenin yedinci fıkrası, 16 ncı maddenin dördüncü ve yedinci fıkraları ile 17 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca yapılan masrafların yetkili kuruluş tarafından karşılanması hâlinde masraflar, masrafı yapan yetkili kuruluşça ilgili iktisadi işletmeciye genel hükümlere göre rücu edilir.
Bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulabilir." şeklinde,
"Yürürlükten kaldırılan Kanun" başlıklı 25. maddesinin ise "29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
"Mevzuatta 4703 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış kabul edilir." hükümlerini amir olduğu, yine Uyuşmazlık Mahkemesinin 18.10.2021 tarihli ve 2021/503 Esas, 2021/513 karar sayılı ilamında;
''(...)23. Olayda, davanın, 12/03/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7223 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan4703 sayılı Kanun uyarınca verilen idari yaptırımlara karşı açıldığı, bu Kanun'da yer alan kabahatlerin 7223 sayılı Kanun ile yeniden düzenlendiği ve Kanun’un 22. maddesinde de, bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı idari yargı yoluna başvurulabileceğinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
24. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
25. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir kanunla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
26. Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir kanun ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni kanuna göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni kanundaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
27. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkemenin davaya bakmaya devam etmesi gerekir.

28. İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezası ile idari yaptırım kararının, olay tarihinde yürürlükte bulunan ancak 12/03/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7223 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan4703 sayılı Kanun uyarınca verildiği,5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 7223 sayılı Kanun ile yeniden düzenlendiği ve bu Kanun'da idari yaptırım kararlarına karşı itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağından ve7223 sayılı Kanun'da da, bu Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına ilişkin bir düzenleme yer almadığından, davanın görüm ve çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır....'' yönündeki kabulü de dikkate alındığında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan kabule göre bozma talep edilen neden yönünden;

Bozma nedenine göre, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan kabule göre bozma talep edilen neden bakımından inceleme yapılması sonuca etkili olmayacağından bu husus inceleme dışında bırakılmıştır.

III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan asıl neden yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,

2.İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.11.2021 tarihli ve 2021/6221 değişik iş sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, bozma nedenine göre; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan kabule göre bozma talep edilen neden bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.