7. Ceza Dairesi 2023/15645 E. , 2024/3755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMELERİ : Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi
01.07.2016 (Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi)
SAYILARI : 2021/2426 Değişik İş (Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi)
2016/738 Değişik İş (Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi)
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : İtirazın kabulü (Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi)
İtirazın reddi (Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında Aydın Çocuk Mahkemesinin 11.03.2016 tarihli ve 2015/119 Esas, 2016/111 Karar sayılı ilamı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kurulan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakıldığı, katılan Gümrük İdaresi vekilinin anılan karara yönelik itirazı üzerine Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2016 tarihli ve 2016/738 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddedilmesi suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği, ardından katılan Gümrük İdaresi vekilinin 20.07.2016 havale tarihli temyiz dilekçesine
istinaden dosyanın bu sefer Yargıtay nezdinde temyiz incelemesi için gönderildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/2431 Esas, 2021/13641 Karar sayılı ilamı gereği incelenmeksizin iade edilen dosyanın katılanın 20.07.2016 tarihli dilekçesinin değerlendirilmesi için Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yeniden ele alındığı ve 24.11.2021 tarihli ve 2021/2426 Değişik İş sayılı karar ile Aydın Çocuk Mahkemesinin 2015/119 Esas, 2016/111 sayılı kararı gereği verilen suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113356 ve 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62176 sayılı Tebliğnameleri ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113356 sayılı kanun yararına bozma isteminin; Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/11/2021 tarihli ve 2021/2426 Değişik İş sayılı kararına yönelik olduğu ve "1-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Aydın Çocuk Mahkemesinin 11/03/2016 tarihli ve 2015/119 esas, 2016/111 sayılı kararının katılan vekilinin yokluğunda 11/03/2016 tarihinde verilerek 14/04/2016 tarihinde katılan vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, 15/04/2016 tarihli dilekçesi ile katılan vekili tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itirazın Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/07/2016 tarihli kararı ile reddine karar verilerek anılan kararın kesinleştiği, bu defa 20/07/2016 tarihinde katılan vekili tarafından vekalet ücreti bakımından kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 26/10/2021 tarihli ve 2021/2431 esas, 2021/13641 karar sayılı ilamı ile söz konusu kararın temyiz incelemesine tabi olmadığı ve itiraz mahiyetindeki talebin merciince değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın merciine gönderilmesine karar verilmesini müteakip, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/11/2021 tarihli (07/12/2021 tarihli karar ile düzeltilen) ve 2021/2426 değişik iş sayılı kararı ile katılan vekilinin vekalet ücreti yönünden yaptığı itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla; katılan vekili tarafından ilk kez yapılan itirazın öncelikle mercii Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/07/2016 tarihli ve 2016/738 değişik iş sayılı kararı reddedilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bu şekilde kesinleştiği cihetle, söz konusu kararın kesinleşmesinden sonra, merciince yeniden bir değerlendirme yapılmak suretiyle itirazın bu defa kabulüne karar verilmesinde;
2- Kabule göre de;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24/05/2021 tarihli ve 2021/8321 esas, 2021/8712 karar sayılı ilamında yer alan, "..İtiraz mercii olan ...Ağır Ceza Mahkemesinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan "itiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir" hükmü karşısında, itiraz konusunda karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde yargılama yapılmak üzere dosyayı mahkemesine iade etmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan, "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir" şeklindeki düzenleme ile söz konusu eksikliğin itiraz merciince giderilebilecek eksikliklerden olduğu cihetle, itiraz konusu hakkında bir karar vermesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasında;isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62176 sayılı kanun yararına bozma isteminin; Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2016 tarihli ve 2016/738 Değişik İş sayılı kararına yönelik olduğu ve ;"1-Somut olayda ele geçirilen 94 karton gümrük kaçağı sigara açısından KEMT varakasında bildirilen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarından oluşan kamu zararını ödemeyen suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği,
2-Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği, gözetilmeden, itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçelere dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2022 tarihli KYB-2022/113356 sayılı Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden
Aydın Çocuk Mahkemesinin 11.03.2016 tarihli ve 2015/119 Esas, 2016/111 Karar sayılı ilamı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına, katılan Gümrük İdaresi vekilinin itirazı üzerine Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2016 tarihli ve 2016/738 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddedilmesi suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği, ardından katılan Gümrük İdaresi vekilinin 20.07.2016 havale tarihli temyiz dilekçesine istinaden dosyanın bu sefer Yargıtay nezdinde temyiz incelemesi için gönderildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/2431 Esas, 2021/13641 Karar sayılı ilamı gereği incelenmeksizin iade edilen dosyanın katılanın 20.07.2016 tarihli dilekçesinin değerlendirilmesi için Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yeniden ele alındığı ve 24.11.2021 tarihli ve 2021/2426 Değişik İş sayılı karar ile Aydın Çocuk Mahkemesinin 2015/119 Esas, 2016/111 sayılı kararı gereği verilen suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırıldığı anlaşılmakla, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2016 tarihli ve 2016/738 Değişik İş sayılı itirazın reddi kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesine rağmen, katılan kurum vekilinin 20.07.2016 tarihli itirazı üzerine dosyanın yeniden ele alınarak verilen Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/2426 Değişik İş sayılı kararının yok hükmünde olduğu cihetle kanun yararına bozma konusu olamayacağı belirlenmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2023 tarihli KYB-2023/62176 Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden
Kanun yararına bozma müessesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne
karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2022 tarihli KYB-2022/113356 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2023 tarihli KYB-2023/62176 Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2016 tarihli ve 2016/738 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!