WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/15399 E.  ,  2024/576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/245 E., 2023/18 K.
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ
1.İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2012 tarihli ve 2011/21 Esas, 2012/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan neticeten 12 yıl 6 ay hapis ve 1.751.497,48 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5411 sayılı Kanun'un 160 ncı maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi gereği banka zararı olan 560.016,99 TL'nin tazminine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın katılan banka vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.11.2012 tarihli ve 2012/22825 Esas, 2012/27519 Karar sayılı ilamıyla;
"... 1) Banka zararının tespiti ile ilgili olarak;
a) Sanık hakkında Halk Bankası Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen soruşturma raporunda, sanığın zararın ödenmesinde kullanılmak üzere, banka emanet kasasında bulunan ziynet eşyalarının kullanılmasına muvafakat ettiğinin ve bankadaki mevduat hesaplarına bloke konulduğunun bildirilmesi karşısında, ziynet eşyaları ile hesaplardaki paranın zararın tazmininde kullanılıp kullanılmadığı hususu araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Bilirkişi tarafından tespit edilen zarar miktarının 560.516,99 TL olduğu gözetilmeden 560.016,99.-TL'nin zarar miktarı olarak belirlenmesi,

2- 5411 sayılı Yasanın 160/2. maddesinde, adli para cezasının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağı şeklindeki düzenleme karşısında; takdir edilecek gün para cezasının, (teselsül hariç) artırım ve indirime tabi tutulduktan sonra 5237 sayılı TCK.nun 52. maddesindeki esaslara göre tayin edilecek sonuç adli para cezasının nitelikli zimmet suçu nedeni ile oluşan net banka zararının 3 katına çıkartılması gerekirken, sanığın iade ettiği miktar düşülmeden zimmetine geçirdiği kabul edilen 700.598,99 TL üzerinden hesaplama yapılması ve yazılı şekilde hüküm kurulması,

3- Zimmet nedeniyle meydana gelen banka zararının ödettirilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hukuk mahkemelerinde dava konusu olabileceği de gözetilmeden, banka zararının katılma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sanıktan tazminine karar verilmesi,

Kabule göre de;
1-Hükmün gerekçesinde sanığın zimmetine geçirdiği tutarın adli para cezasının tespitinde esas alındığı bildirilmesine karşın, kısa kararda bankanın uğradığı zararın esas alındığı bildirilerek çelişkiye düşülmesi ..."nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2013 tarihli ve 2012/105 Esas, 2013/46 Karar sayılı kararıyla "bozma ilamının 2 ve 3 numaralı maddelerine" karşı direnilmesine karar verilmiş, sanık hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten 12 yıl 6 ay hapis ve 2.101.796,97 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, banka zararı olan 544.481,32 TL 'nin tazminine karar verilmiştir.

4. Direnme kararına konu hükmün sanık müdafii ve katılan banka vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire tarafından direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine, dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.01.2022 tarihli ve 2018/7-61 Esas, 2022/53 Karar sayılı ilamıyla, "...Sanığın sabit bulunan eylemi nedeniyle anılan Kanun’un 160. maddesinin ikinci fıkrası gereğince hüküm tesis edilirken 5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesi uyarınca temel hapis ve adli para cezası belirlenip, anılan Kanun’un 61/4. maddesi uyarınca arttırım ve indirim maddeleri uygulandıktan sonra hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte öngörülen adli para cezasının belirlenmesi, belirtilen şekilde tayin edilen adli para cezasının, bankanın uğradığı zararın üç katından az olması hâlinde ise uğranılan zararın üç katına yükseltimesinin gerektiği, bu kapsamda toplam banka zararı olan 701.016.00 TL’den sanığın kovuşturma sona erene kadar ödediği 140.500 TL, sanığın bloke konulan banka hesabındaki 2.082.57 TL ile sanığa ait banka emanet kasasında bulunan ve zarardan düşülmesi konusunda rıza gösterilen ziynet eşyasının değeri olan 13.953.10 TL’nin mahsubundan sonra kalan
544.481.32 TL’nin üç katından az bulunan sonuç adli para cezasının nitelikli zimmete konu net banka zararının 3 katına çıkartılmasında zorunluluk bulunduğu, öte yandan suçtan dolayı meydana gelen net banka zararına katılma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hukuk mahkemelerinde dava konusu edilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında fazla ceza tayinin usul ve kanuna aykırı olduğu kabul edilmelidir.

Bu itibarla Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün, toplam banka zararı olan 701.016.00 TL’den sanık tarafından kovuşturma sona erene kadar ödenmiş olan toplam miktarın mahsubundan sonra kalan 544.481.32 TL’nin üç katından az olan adli para cezasının nitelikli zimmete konu net banka zararının 3 katına çıkartılması ve bankanın uğradığı net zararın sanık tarafından giderilmesine hükmolunması ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi ile net banka zararı üzerinden faiz işletilmesi isabetsizliğinden" bozulmasına karar verilmiştir.

5.İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2022/245 Esas, 2023/18 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten 12 yıl 6 ay hapis ve 1.633.443,96 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 544.481,32 TL banka zararının tazminine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, banka zararının tespiti konusundaki itirazlarının dikkate alınmadığına, sanığın ziynet eşyalarının değerinin hesaplanması konusunda hata yapıldığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanığın katılan bankanın ... şubesinde operasyon görevlisi olarak çalıştığı, 29.12.2010 tarihinde katılan banka şubesinde yapılmakta olan olağan teftiş sırasında sanığın bazı mevduat müşterilerinin hesaplarında usulsüz işlemler yaptığının tespit edilmesi üzerine durumun şube müdürüne intikal ettirildiği, bu sırada sanığın banka müfettişlerine “İtirafnamedir” başlıklı, banka müşterilerinin hesaplarında yaptığı usulsüzlükleri anlattığı bir dilekçe vermesi üzerine başlatılan idari soruşturma neticesinde, sanığın sahte imzalı tediye fişleri düzenleyerek mudilerin bilgisi ve rızası dışında hesaplarından para çekmek, cüzdanlara kalemle ibareler yazarak gerçek hesap bakiyelerini gizlemek ve müşterileri yanıltmak şeklinde gerçekleştirdiği eylemleri neticesinde toplam 701.016,99 TL’yi zimmetine geçirdiği, anılan tutarın 140.500 TL’sini müşteri hesaplarına iade ettiği, sanığın bloke konulan banka hesabındaki 2.082.57 TL ile sanığa ait banka emanet kasasında bulunan ve zarardan düşülmesi konusunda rıza gösterilen ziynet eşyasının değeri olan 13.953.10 TL’nin mahsubundan sonra kalan 544.481.32 TL’nin sanığın uhdesinde bulunduğu anlaşılmıştır.

2.Sanık aşamalardaki savunmalarında, olay tarihinde Türkiye Halkbankası ... şubesinde operasyon yetkilisi sıfatıyla 10 yıldan beri çalıştığını, ... ve ... hesaplarından zaman zaman imzalarını taklit ederek, onların imzalarına görüntü olarak benzetmeye çalışarak 3 - 4 yıllık süreç içerisinde para çektiğini, ancak çektiği paraların miktarını tam olarak bilmediğini, kendi tespitlerine göre çektiği para miktarının 40.000,00-50.000,00 TL tutarında olması gerektiğini, isnat edilen eylemi bu şekilde kabul ettiğini söylemiş, bozma sonrasında mahkeme tarafından sanık müdafiine banka zararını ödemesi hususunda süre verildiği ancak sanığın ödeme yapmadığı tespit edilmiştir.

3.Sanık ...'un katılan ... ... Şubesi yönetmeni ve operasyon yetkilisi olarak görev yaptığına ve personel görev tanımlarının bildirildiğine dair 08.04.2011 havale tarihli cevabı yazısı dosya içerisinde bulunmaktadır.

4. 01.03.2011 tarihli Halk Bank Teftiş Kurulunca düzenlenen yasal soruşturma raporunda özetle; sanığın sahte imzalı tediye fişleri düzenleyerek mudilerin bilgisi ve rızası dışında hesaplarından para çekmek, cüzdanlara kalemle ibareler yazarak gerçek hesap bakiyelerini gizlemek ve müşterileri yanıltmak, usulsüz işlemlerin açığa çıkmasını engellemek amacıyla müşterilerin hesaplarına mal edindiği tutarların bir kısmını iade etmek şeklinde gerçekleştirdiği eylemleri neticesinde toplam 706.476,18 TL’yi zimmetine geçirdiği, anılan tutarın 140.500,00 TL’sini müşteri hesaplarına iade ettiği, bu hâliyle bankanın net zararının 565.976,18 TL olduğu belirtilmiştir.

5.Yargılama aşamasında emekli banka baş müfettişi, bankalar yeminli başmurakıbı ve bir hukukçudan oluşan üç kişilik bilirkişi heyetince düzenlenen 07.03.2012 havale tarihli raporunda özetle; sanığın banka müşterisi ...’nun vadeli/vadesiz tasarruf mevduatı ve yatırım hesabından 11 ayrı işlemle 03.04.2010-03.01.2011tarihleri arasında toplam 68.758,00 TL’yi zimmetine geçirdiği, bu miktarın 5.500,00 TL’lik kısmını 03.01.2011 tarihinde iade etmesi ile 63.258,00 TL banka zararının kaldığı, yine banka müşterisi ... ve ...’ın müşterek vadeli mevduat hesabından 24.10.2005-27.12.2010 tarihleri arasında 8 ayrı işlemle toplam 637.795,99 TL’yi zimmetine geçirdiği, bu miktarın 135.000,00 TL’sini iki ayrı tarihte parça parça iade ettiği ve sanığın uhdesinde 502.795,99 TL’nin kaldığı, bu haliyle sanığın toplam 701.016,99 TL banka parasını zimmetine geçirdiği ve 140.500,00 TL’sini mudi hesaplarına değişik zamanlarda iade etmesi neticesinde 560.516,99 TL net banka zararının olduğu tespitlerine yer verildiği anlaşılmıştır.

6.11.06.2013 tarihinde kuyumcu bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre; sanığın banka emanet kasasında bulunan ve banka zararının ödenmesi aşamasında kullanılmasına rıza gösterdiği ziynet eşyalarının muvafakat tarihi olan Ocak 2011 yılı itibarıyla toplam değerinin 13.953.10 TL olduğu belirlenmiştir.

7. Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı Prof. Dr. ...'e düzenlettirilen 02.12.2011 havale tarihli imza bilirkişi raporuna göre; banka müşterileri ... ile ... adına düzenlenmiş bulunan belgeler üzerinde karşılaştırılmalı incelemeler yapılarak, ... adına atılan imzaların bir kısmının banka müşterisi ... eli ürünü olduğu, fakat bir kısım belgelerin ... eli ürünü olmadığı ve söz konusu sahte imzaların ilk bakışta banka görevlileri tarafından anlaşılamayacağından, iğfal kabiliyetine haiz olduğu, ...'a atfen atılmış imzaların ise, Banka müşterisi ... eli ürünü olmadığı ve söz konusu imzaların banka görevlileri tarafından ilk bakışta anlaşılması söz konusu olmadığından, iğfal kabiliyetine haiz olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Olay tarihinde katılan bankada operasyon görevlisi olarak görev yapan sanığın banka parası üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğu, katılan bankanın şikâyetinin bulunması nedeniyle muhakeme şartının gerçekleştiği, kartonetler ile ödeme işlemlerinin yapıldığı banka dekontları üzerinde yapılan imza incelemesi sonucunda her bir belge yönünden iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı yönünde
değerlendirme yapıldığı, sanığın usulsüz işlemlerle farklı zamanlarda her biri ayrı ayrı bankacılık zimmeti suçunu oluşturan eylemlerini katılan banka aleyhine aynı suç işleme kararı icrası kapsamında işlemesi nedeniyle, eylemlerinin zincirleme suretle nitelikli zimmet suçu kapsamında değerlendirildiği, sanığın ikrara yönelik savunmaları ile dosya kapsamında yer alan delillerden üzerine atılı suçun sübut bulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Mudi ...'nun 11.06.2010 tarihinde sanığa vadeli tasarruf mevduat hesabına yatırılmak üzere teslim ettiği 418,00 TL'nin, sanık tarafından banka kayıtlarına alınmayıp, herhangi bir tahsil fişi düzenlenmediği, sanığın banka kayıtlarına almadığı parayı mudiye verdiği mevduat hesap cüzdanına elle yazarak güncellediği, şube uygulamalarına göre bilgisayar ortamında hazırlanması gereken banka hesap cüzdanında yapılan usulsüzlüğün basit bir inceleme ile ortaya çıkmasının mümkün olması nedeniyle bu işlem yönünden eylemin basit zimmet kapsamında bulunduğu, dolayısıyla nitelikli zimmet nedeniyle oluşan banka zararının 544.063,32 TL olup, adlî para cezasında da bu miktarın üç katının esas alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla adli para cezası tayini, hukuka aykırı görülmüş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/245 Esas, 2023/18 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün beşinci fıkrasından "544.481,32 TL" ve "1.633.443,96 TL" ibareleri çıkartılarak yerlerine "544.063,32 TL" ve "1.632.189,96 TL" ifadelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, tazmine hükmedilen 544.481,32 TL üzerinden hesaplanan 37.193,51 TL temyiz onama harcının sanıktan tahsiline,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2024 tarihinde karar verildi.