WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/14870 E.  ,  2024/2124 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/587 D.İş
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU
KARAR : Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2018/16
Esas, 2018/212 Karar sayılı ek kararı ile 12.12.2018 tarihli kararın
aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet etmek suçundan sanık ...'nın, anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci, beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2018 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/212 Karar sayılı kararının, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2019/774 Esas, 2019/811 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmesini müteakip, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca uyarlama yapılması talebi üzerine aynı Mahkemenin 16.04.2020 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/212 Karar sayılı ek kararı ile infazın durdurulmasına karar verildiği, ardından Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/212 Karar sayılı ek kararı ile dava konusu eşyanın değerinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca hafif ya da pek hafif olmadığı gerekçesiyle sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli kararının aynen infazına ve infazının kaldığı yerden devamına hükmedildiği ve bu kararın itiraz üzerine Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli kararıyla itirazın reddine karar verilmek suretiyle usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58650 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58650 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.01.2022 tarihli ve 2021/29361 Esas, 2022/385 Karar sayılı ilâmında yer alan, "... Somut olayda, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 8.012,11 Türk lirası olduğu, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasına eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamesi içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden ... kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA ..." ile,
Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 12.11.2020 tarihli ve 2019/10269 Esas, 2020/15850 Karar sayılı ilâmında yer alan, "... Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin, dosya bilirkişiye tevdii edilerek tespit ettirilmek sureti ile; 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu..."şeklindeki açıklamalar karşısında,
15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen "b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar
edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması halinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. (3) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün hale geldiği nazara alındığında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen ve yukarıda açıklanan hükümlere göre lehe - aleyhe kanun değerlendirilmesi yapılıp yine 5607 sayılı Kanun ile de karşılaştırılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir..” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/212 Karar sayılı ek kararı ile dava konusu eşyanın değerinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca hafif ya da pek hafif olmadığı gerekçesiyle sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli kararının aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına hükmedildiği, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/587 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın usulden reddedildiği, uyarlama yargılamasına konu esasla ilgili bir karar verilmediği; buna göre sanık hakkında Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/212 Karar sayılı infaza dair ek kararı yönüyle de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.