WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/14860 E.  ,  2024/4700 K.
"İçtihat Metni" BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ CEZA DAİRELERİ
ARASINDAKİ KARAR UYUŞMAZLIĞININ
GİDERİLMESİNE DAİR KARAR

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun, 07.04.2023 tarihli ve 2023/2 sayılı kararıyla;
" Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10/02/2023 tarihli 2022/408 Esas-2023/369 Karar sayılı kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26/01/2023 tarihli 2022/3570 Esas-2023/274 Karar sayılı ve 09/03/2023 tarihli 2023/3 Esas-2023/435 Karar sayılı kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 15/02/2023 tarihli 2023/413 Esas-2023/360 Karar sayılı kararları arasında, ilk derece mahkemesince CMK'nın 251. maddesi gereğince basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının CMK'nın 252/1. maddesine göre usulüne uygun şekilde kesinleşmesi sonrasında, denetim süresi içinde kasten suç işlenmesi halinde dosyanın yeniden ele alınarak CMK'nın 231/11. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararların tabi olacağı kanun yolu ( istinaf-itiraz ) konusunda uyuşmazlık bulunduğu anlaşıldığından" Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi ve Antalya 11. Ceza Dairesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi konusunda 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından bu konuda bir karar verilerek uyuşmazlığın giderilmesini istenmiştir.

B- KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE KONU KARARLAR
1.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.02.2023 tarihli 2022/408 Esas, 2023/369 Karar sayılı kararı,

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26.01.2023 tarihli 2022/3570 Esas, 2023/274 Karar sayılı kararı,

3.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 09.02.2023 tarihli 2023/3 Esas, 2023/435 Karar sayılı kararı,

4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 15.02.2023 tarihli 2023/413 Esas, 2023/360 Karar sayılı kararı

C- KARAR UYUŞMAZLIĞI HAKKINDA YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ GÖRÜŞÜ VE TALEBİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2023 tarihli, UG-2023/52884 sayılı "Uyuşmazlık talebinin değerlendirilmesi" konulu yazısında;
" Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 2023/10 Ceza Değişik İş sayılı yazısı ile; 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 40/6 maddesi gereğince, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10/02/2023 tarih 2022/408 esas-2023/369 karar sayılı kararı ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin 26/01/2023 tarih 2022/3570 esas-2023/274 karar sayılı ve 09/02/2023 tarih 2023/3 esas-2023/435 karar sayılı kararları, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin 15/02/2023 tarih 2023/413 esas-2023/360 karar sayılı kararı arasında benzer konularda verilmiş olan hükümler arasındaki uyuşmazlığın giderilmesinin talep edilmesi üzerine, 07/04/2023 tarihinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Başkanlığında, tüm Ceza Dairesi Başkanlarının katılımıyla Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu üye tam sayısı ile toplanmış ve konuyu değerlendirerek uyuşmazlığın giderimi talebinde bulunma kararı almıştır.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 24/03/2023 tarih ve 2023/1 temyiz nolu, uyuşmazlığın giderilmesi talepli dilekçesi ile; " Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesi ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesi kararlarında; ilk derece mahkemesince CMK 251.maddesi gereğince basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği durumda, denetim süresi içerisinde suç işlenmesi sebebiyle yapılan ihbar üzerine ilk derece mahkemesince dosyanın yeniden ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi durumunda, bu karara karşı sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine -bu kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğu ve itirazı değerlendirecek merciye gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle- Bölge Adliye Mahkemesine gönderilen dosyanın incelenmeksizin ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararında ise, bu tür ilk derece mahkemesi kararının istinaf kanun yoluna tabi olduğu kabul edilerek istinaf başvurusu üzerine esastan inceleme yapılmış ve istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Hatta bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CMK 308/A maddesi gereğince yapılan itiraz üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından oy çokluğu ile itirazın reddine karar verilmiştir.
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 35/3, 40/6 maddeleri gereğince, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesi kararları ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesi kararı ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesi tarafından benzer konularda verilmiş olan ve yukarıda belirtilen hükümler arasında uyuşmazlık bulunduğu" gerekçeleri ile uyuşmazlığın giderilmesi hususunda Başkanlar Kurulundan taleple bulunulduğu anlaşılmıştır.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısının dilekçesinde belirtilen kararlar incelendiğinde;
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesinin 10/02/2023 tarihli 2022/408 esas-2023/369 karar sayılı kararı ile Samsun 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2021 tarihli 2021/704 esas-2021/789 karar
sayılı, tehdit suçundan ( hükmün açıklanması suretiyle ) verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine CMK'nın 280/1-a, 286/2-a maddeleri gereğince kesin olarak karar verildiği, bu karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ... tarafından 15/02/2023 tarihli 2023/158 itiraz değerlendirme nolu dilekçe ile; " Sanık ... hakkında tehdit suçundan açılan kamu davası üzerine Samsun 7.Asliye Ceza Mahkemesince 2021/704 esas ile yapılan yargılama sonunda "sanığın mahkumiyetine" karar verildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Samsun BAM 6.Ceza Dairesinin 2022/408 esas sayılı dosyası ile "istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verildiği görülmüştür.Sanığa isnat edilen suç TCK 106/1-1.cümle kapsamında tehdit suçu olup CMK 251 maddesi gereği "basit yargılama usulüne" tabidir. Samsun 7.Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak mahkumiyet kararı verildiği ve CMK 251/4 maddesi gereği yasal imkan ve şartlar dahilinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verildiği, sanığın itiraz etmemesi üzerine kararın kesinleştiği, ancak sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkum olması nedeniyle ihbar üzerine yine basit yargılama usulü kapsamında verilen hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Basit yargılama usulü CMK 251 maddesinde düzenlenmiş olup bu kararlara karşı kanun yolu olarak da CMK 252 maddesinde özel olarak "itiraz" kanun yolu benimsenmiştir. Yasal olarak tanınan şartlar dahilinde HAGB kararı verilmiş olması kanun yolunu değiştirmeyecektir. Yerel mahkemece hükmün açıklanmasına dair kararda kanun yolu olarak "istinaf" kanun yolunun gösterilmiş olması özel olarak düzenlenmiş CMK 252 maddesi hükmünü bertaraf etmeyecektir.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesi'nin 2022/2252 esas ve 2022/1505 esas sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sanık hakkında "basit yargılama usulü" uygulanmak suretiyle verilen mahkumiyet kararının istinaf kanun yoluna tabi olmadığı, CMK 252 maddesi gereği itiraz kanun yoluna tabi olduğu, dolayısı ile kararın incelenmeksizin iadesi gerekirken "istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu " gerekçeleri ile itirazda bulunulduğu,
Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesinin 22/02/2023 tarihli ek kararı ile " İtiraza konu uyuşmazlığın değerlendirilebilmesi için öncelikle basit yargılama hükümlerinde "itiraz" kurumuna ilişkin açıklama yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Basit yargılama sonunda verilen hükme itiraz edilebilecektir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir (CMK m.252/1). Bu bağlamda verilen hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir (CMK m.251/5). Kanun koyucu basit yargılama sonunda verilen hükme karşı ise açıkça itiraz yolunu kabul etmiştir. Bununla birlikte burada belirtilen itiraz özel bir itiraz usulüdür. Basit yargılama hükmündeki itirazın sonucu hükmüne itiraz edilen mahkemece duruşma açılması ve genel muhakeme usulüne göre yargılama yapılmasıdır. Buna ilişkin CMK m.252/2 hükmü şu şekildedir; “itiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.”
Basit yargılama usulü sonunda verilen hükme itiraz edildiğinde, mahkeme tarafından genel muhakeme usulüne göre yargılama yapılmaktadır. Genel muhakeme usulüne göre yapılacak yargılama sonunda kurulan hükme karşı kanun koyucu “…verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir (CMK m.252/5).”
şeklinde açık bir düzenleme yapmıştır.
Basit yargılama usulüne göre kurulan hükme karşı itiraz edilmemişse hüküm kesinleşir. Bu hüküm tıpkı genel yargılama usulünde olduğu gibi kesin hükme bağlanan tüm neticeleri doğurur. Bu nedenle basit yargılama usulü ile verilen mahkumiyetler, tekerrüre esas alınabilir.
Basit yargılama usulüne göre mahkeme, koşulları bulunması halinde ve sanık açıkça karşı çıkmazsa, verilen mahkumiyet hükmü bakımından CMK m.231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararı da verebilmektedir. Bu hususları düzenleyen CMK m.251/4 hükmü şu şekildedir; “mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, somut olayda; sanık hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31/03/2021 tarih ve 2021/4356 esas sayılı iddianamede tehdit suçundan TCK'nun 106/1-1.cümlesi gereğince cezalandırılmasının talep edildiği, dosyanın tevzii edildiği Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesince 12/04/2021 tarihinde yapılan tensiple basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek, sanığa ve müştekiye CMK'nun 251/2. maddesinde öngörülen hususları içeren tebligatın çıkartıldığı, sanığın 29/04/2021 tarihli dilekçe ile yazılı savunmada bulunduğu, müştekiye ise davetiyenin tebliğ edilemediği, Mahkemece, 21/06/2021 tarihinde sanığın tehdit suçundan basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle mahkumiyetine, kurulan mahkumiyet hükmünün ise açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen kararın müştekiye 17/07/2021; sanığa 25/06/2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara sanık ve müşteki tarafından itiraz edilmemesi üzerine, kararın 04/09/2021 tarihinde kesinleştiği, CMK'nun 231/8. Maddesinde öngörülen 5 yıllık denetim süresinin başladığı, sanığın denetim süre içinde 02/10/2021 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu işlediği, bu suçtan verilen hükmün 23/10/2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen hükme bağlı olarak ihbarda bulunulması üzerine mahkemece sanık hakkında geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verildiği, verilen karara karşı sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizce dosyanın incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Açıklamalar bölümünde de değinildiği üzere; Basit yargılama usulündeki itirazın amacı hükmüne itiraz edilen mahkemece duruşma açılması ve genel muhakeme usulüne göre yargılama yapılmasının sağlanmasıdır. Sanık hakkında basit yargılama hükümleri uygulanmak suretiyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilmiştir. Ancak, sanık yasal süresi içinde mahkemesine itiraz ederek, mahkemesince duruşma açılması ve genel muhakeme usulüne göre yargılama yapılması için "itirazda" bulunmamıştır. Bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kesinleşmiştir. Kesinleşen karara bağlı olarak denetim süresi başlamıştır.
Sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi üzerine verilen hükmün açıklanmasına ilişkin karara yönelik sanık tarafından yapılan kanun yolu başvurusunun CMK'nun 251/2. maddesinde düzenlenen "duruşma açılarak ve genel muhakeme usulüne göre yargılama yapılmasını sağlamaya yönelik" itiraz olarak kabul etme imkanı bulunmamaktadır. Sanığın başvurusu mahkumiyet hükmüne yönelik "istinaf başvurusu" niteliğinde olduğu açıktır. Zira basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sanık tarafından itiraz edilmeyerek, bu hak kullanılmamış ve basit yargılama usulünde öngörülen CMK'nun 251/2. maddesindeki safha geçilmiştir. Hüküm kesinleşmiştir. Kesinleşen hükmün sonuçlarını doğurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının görüşü benimsendiği takdirde, kanun koyucu tarafından öngörülmeyen, sanık tarafından kullanılmayan hak sanığa basit yargılamada öngörülen sistematiğe aykırı şekilde yeniden bir kez daha verilmiş olacaktır.
Ayrıca kesinleşen hükme bağlı olarak ortaya çıkan hukuki sonuçlar ortadan kalkacaktır. Örneğin sanığın 5 yıllık denetim süresi nasıl ne zaman başlayacaktır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle geri bırakılan hüküm nasıl açıklanacaktır. Bu soruların izahı bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; sanığın istinaf başvurusunun
incelenerek esastan reddine verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı " gerekçeleri ile dosyanın Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine karar verildiği,
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 03/03/2023 tarihli 2023/58 esas-karar sayılı kararı ile; " İlk derece mahkemesinin 2021/704 esas-2021/879 karar sayılı dosyası, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesinin 10/02/2023 tarih 2022/408 esas-2023/369 karar sayılı kararı itiraz gerekçeleri yönünden değerlendirildiğinde, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına sanık tarafından itiraz edilmeyerek, bu hak kullanılmayarak basit yargılama usulünde öngörülen CMK'nın 251/2.maddesindeki safhanın geçildiği ve kararın kesinleşerek sonuç doğuracak hale geldiğinin kabulü gerektiği, kanun koyucu tarafından basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile genel yargılama hükümleri uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının nitelikleri arasında farklı bir düzenlemeye yer verilmediği, kanun koyucu tarafından öngörülmeyen, sanık tarafından kullanılmayan itiraz hakkının basit yargılama usulünde öngörülen sistematiğe aykırı şekilde yeniden bir kez daha verilerek sanık tarafından yapılan kanun yolu başvurusunun CMK'nın 251/2 maddesinde düzenlenen " duruşma açılarak ve genel muhakeme usulüne göre yargılama yapılmasını sağlamaya yönelik " itiraz olarak kabul etme imkanı verecek bir kanuni düzenlemenin bulunmadığı, bu hali ile sanığın açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmünün açıklanmasına ilişkin hükme yönelik başvurusunun istinaf başvurusu olarak kabulü ile inceleme yapılması gerektiği anlaşıldığı " gerekçeleri ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının itirazının reddine oy çokluğu ile karar verildiği anlaşılmıştır.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin 26/01/2023 tarihli 2022/3570 esas-2023/274 karar sayılı kararı ile; Antalya 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2023 tarihli 2021/911 esas-2022/1279 karar sayılı, ( hükmün açıklanması suretiyle ) mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusuna karşılık " sanık Mehmet Yapıcı hakkında trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak suçundan açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle CMK'nın 251 maddesi uygulanarak basit yargılama usulüne göre verilen mahkumiyet kararına CMK'nın 252/2-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusu mümkün olmayıp mahkemesince itirazın değerlendirilmesinin gerektiği ve bu aşamada istinafa konu edilemeyeceği anlaşılmakla, itiraz konusunda ilgili mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği anlaşıldığı " gerekçeleri ile dosyanın gereği için mahal mahkemesıne tevdiine kesin olarak karar verildiği,
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin 09/03/2023 tarihli 2023/3 esas-2023/435 karar sayılı kararı ile; Alanya 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2022 tarihli 2022/289 esas-2022/559 karar sayılı, ( hükmün açıklanması suretiyle ) mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusuna karşılık " 7188 sayılı Yasanın 25 maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 252 maddesinin Basit yargılama usulünde itiraz " başlığı altında yeniden düzenlendiği, maddenin 1. fıkrasında; "251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebileceği, süresi içinde itiraz edilmeyen hükümlerin kesinleşeceği", 2. fikrasında da İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılacağı ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunacağı, taraflar gelmese bile duruşma yapılacağı ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebileceği, taraflara gönderilecek davetiyede bu hususun yazılacağı, duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmayacağı ve itiraz edilmemiş sayılacağının" belirtildiği, Alanya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarih ve 2021/213 esas, 2021/282 Karar sayılı kararı ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlemesi nedeni ile eylemine uyan TCK'nın 179/3-2, 62, CMK'nın 251/1-3 maddeleri gereğince neticeden 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 01.12.2021 tarihinde kesinleştirildiği, (sanığın bu hükmün kesinleştirilmesine ilişkin itirazının
bulunduğu, ancak değerlendirilmenin yapılmadığı,) sanığın 02.01.2022 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlemesi nedeni ile Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/416 Esas, 2022/433 Karar sayılı kararı ile cezalandırılmasına ve daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı hükmün açıklanması için ihbarda bulunulması üzerine açıklanması geri bırakılmasına karar verilen hükmün aynen açıklandığı, hükümde sanık hakkında 7188 sayılı Yasa ile değişik 251/3- son cümlesinin uygulandığı ve sanık hakkında verilen temel cezadan 1/4 oranında indirim yapıldığı, bu hali ile sanık hakkında verilen kararın 7188 sayılı Yasanın 25 maddesi ile değişik 252 maddesi gereğince itiraz yasa yoluna tabi olduğu, itirazın kararı veren mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından " gerekçeleri ile itirazın değerlendirilmesi için mahal mahkemesine tevdiine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin 15/02/2023 tarihli 2023/413 esas-2023/360 karar sayılı kararı ile; Aydın 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2022 tarihli 2022/638 esas-2022/667 karar sayılı, ( hükmün açıklanması suretiyle ) mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusuna karşılık "sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası dosyasının, Mahkemenin esasına kaydedilmesinden sonra tensiben CMK'nın 251. Maddesi gereğince basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilerek sanığa bu hususta ihtarlı davetiye tebliğ edildiği, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın TCK'nın 179/3. Maddesi delaletiyle 179/2, 62 ve CMK'nın 251/3. Maddeleri gereğince sonuç olarak 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin 31/01/2022 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 10/03/2022 tarihinde başka bir "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçu işleyip Aydın 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 202/894 Esas 2022/1246 Karar sayılı ilamıyla mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle mahkemesine yapılan ihbar üzerine, dosyanın yeniden ele alınarak esasa kaydedildiği, duruşma açılarak 08/12/2022 tarihinde, CMK'nın 231/11. Maddesi, CMK'nun 251/3 maddesi gereğince basit yargılama usulüne ilişkin indirimi de içeren önceki hükmün aynen açıklanmasına dair 2022/638 Esas 2022/667 Karar sayılı kararın itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği ve bu karara karşı sanık tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesince 12/12/2022 tarih 2022/638 Esas sayılı kararla itirazın reddine ve itirazın incelenmek üzere Aydın Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği, itiraz evrakını inceleyen Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 16/12/2022 tarih 2022/1993 D.İş karar sayılı karar ile verilen kararın istinafa tabi kararlardan olduğundan bahisle itiraz ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kararın itiraza tabi kararlardan olduğu belirtilerek dosyanın itirazı incelemek üzere Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne (Nöbetçi) gönderildiği, Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce itiraz incelemesinin Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılması gerektiğinden bahisle dosyanın mahkemesine iadesine karar verdiği, Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesince bu kez dosyanın Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesince de 26/01/2023 tarih 2023/88 D.İş sayılı karar ile "hükmün basit yargılama usulüne göre verilen bir hüküm olduğu bu durumda CMK 251/2 maddesi gereğince itiraz edilmesi halinde hükmü veren mahkemece duruşma açılarak CMK 252/2 maddesi gereğince işlem yapılması gerektiğinden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesine rağmen dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmişse de; Dosya ile ilgili Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26/01/2023 tarih 2023/88 sayılı kesin kararı gereğince itiraza ilişkin Mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiği " gerekçeleri ile dosyanın mahalline incelenmeksizin iadesine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Başkanlar Kurulu toplantısında yapılan değerlendirmede; çoğunluk görüşünün, daha önce CMK 308/A maddesi gereğince yapılan itiraz üzerine yukarıda ayrıntısı ile yer verilen 03.03.2023 tarihli 2023/58
esas-karar sayılı karar ile aynı doğrultuda, yani; CMK'nın 251.maddesine göre ilk derece mahkemesince basit yargılama usulü uygulanarak CMK'nın 231/5 maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının CMK'nın 252/1 maddesine göre usulüne uygun şekilde kesinleşmesi sonrasında CMK'nın 231/8 maddesi gereğince belirlenen denetim süresi içinde kasten suç işlenmesi halinde dosyanın yeniden ele alınarak CMK'nın 231/11 maddesine göre hüküm açıklandığında, açıklanan mahkumiyet hükmüne yönelik kanun yolu başvurusunun CMK'nın 272/1 maddesine göre istinaf olarak kabulü gerektiği yönünde olduğu belirlenmekle birlikte, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesinin bahse konu kararı ile, CMK'nın 252.maddesine göre itiraz olarak kabulü ile değerlendirme yapılması gerektiğine ilişkin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşıldığından, uygulamada belirtilen hükümlere yönelik farklılığın ortadan kaldırılması, kanun yolu ile ilgili birliğin sağlanması için uyuşmazlığın giderilmesinin Yüksek Yargıtay'dan 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun Görevleri başlıklı 35.maddesinin 1.fıkrası 3.bendi gereğince istenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı olarak yukarıda değinilen şekilde oluşan kararların bölge adliye mahkemelerinin kararları arasında içtihat farklılığı oluşturduğu ve ihtilafın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun Görevleri başlıklı 35. Maddesi kapsamında çözümlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Basit yargılama usulü uygulanarak hükmedilen ceza mahkemesi kararları kesinleştiği andan itibaren veriliş usulüne bakılmaksızın ceza mahkemesi kararlarının tüm sonuçlarını doğurur (CMK 252/2-son cümle). CMK 252. Maddede düzenlenen itiraz "basit yargılama usulüne" itirazdır. Kesinleşen karara yönelik bir itiraz değildir. Zira bu maddede basit yargılama usulüne itiraz edildiğinde yapılacak işlemler genel yargılama usulüne geçileceği şeklinde tarif edilmiştir. Halbuki kesinleşen hükmün açıklanmasına yönelik karara itiraz edildiğinde genel yargılama usulüne geçiş düzenlemesi yoktur. CMK’nın 231/11. maddesine göre; mahkemenin, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere bilerek aykırı davranması hâlinde hükmü aynen açıklamakla yükümlü olduğu, kendisine yüklenen yükümlülükleri elinde olmayan sebeplerle yerine getiremeyen sanığın ise durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulların varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verebileceği anlaşılmaktadır. Öte yandan, ilk hükümde uygulama şartlarının oluşmasına rağmen fark edilmeyen veya uygulanması unutulan nitelikli bir hâlin, hükmün açıklandığı sırada uygulanarak sanık hakkında daha ağır bir cezaya hükmolunabileceğinin kabul edilmesi mümkün değildir. Hakim, özellikle denetim süresi içerisinde suç işlenmesi halinde, içeriğinde değişiklik yapmadan hükmü açıklamalıdır. Hükümdeki hata veya eksiklikler kanun yolu muhakemesi vasıtasıyla giderilebilir. Açıklanan bu hükme karşı ancak istinaf kanun yoluna başvurularak hata veya eksiklikler giderilecektir.." görüşü ileri sürülmüştür.

D- UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRESİ KARARLARI:
I.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.02.2023 tarihli 2022/408 Esas, 2023/369 Karar sayılı kararıyla Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli 2021/704 Esas, 2021/789 Karar sayılı kararı ile tehdit suçundan hükmün açıklanması suretiyle kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik
istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği,

II.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26.01.2023 tarihli 2022/3570 Esas, 2023/274 Karar sayılı kararı ile Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli 2021/911 Esas, 2022/1279 Karar sayılı karar ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusuna ilişkin "sanık Mehmet Yapıcı hakkında trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak suçundan açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle CMK'nın 251 maddesi uygulanarak basit yargılama usulüne göre verilen mahkumiyet kararına CMK'nın 252/2-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusu mümkün olmayıp mahkemesince itirazın değerlendirilmesinin gerektiği ve bu aşamada istinafa konu edilemeyeceği anlaşılmakla, itiraz konusunda ilgili mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği" gerekçeleri ile dosyanın gereği için mahal mahkemesıne tevdiine karar verildiği,

III.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 09.02.2023 tarihli 2023/3 Esas, 2023/435 Karar sayılı kararı ile Alanya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli 2022/289 Esas, 2022/559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan hükmün açıklanması suretiyle kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusuna ilişkin "sanık hakkında 7188 sayılı Yasa ile değişik 251/3- son cümlesinin uygulandığı ve sanık hakkında verilen temel cezadan 1/4 oranında indirim yapıldığı, bu hali ile sanık hakkında verilen kararın 7188 sayılı Yasanın 25 maddesi ile değişik 252 maddesi gereğince itiraz yasa yoluna tabi olduğu, itirazın kararı veren mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği" gerekçeleri ile itirazın değerlendirilmesi için mahal mahkemesine tevdiine kesin olarak karar verildiği,

IV.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 15.02.2023 tarihli 2023/413 Esas, 2023/360 Karar sayılı kararı ile Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli 2022/638 Esas, 2022/667 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan hükmün açıklanması suretiyle kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusuna ilişkin "Dosya ile ilgili Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26/01/2023 tarih 2023/88 sayılı kesin kararı gereğince itiraza ilişkin Mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiği" gerekçesi ile dosyanın mahalline incelenmeksizin iadesine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

E- KARAR UYUŞMAZLIĞI İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 20.11.2017 tarihli ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) 92 nci maddesi ile değişik, "Başkanlar Kurulunun Yetkileri" başlıklı 35 inci maddesi;
"...(3)Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek,
(4)Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek.

(Değişik fıkra: 20/11/2017 – KHK-696/92 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/87 md.) (3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir..." hükmünü amirdir.

F- İNCELEME, DEĞERLENDİRME, GEREKÇE VE SONUÇ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Dairemize gönderilen karar uyuşmazlığının giderilmesine dair başvuru evrakı incelendi:
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi ve Antalya 11. Ceza Dairelerinin kararları arasında ortaya çıkan ve Dairemizce çözümlenmesi talep edilen uyuşmazlığın konusu, basit yargılama usulü uygulanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde denetim süresi içinde yeniden suç işlenmesi durumunda hükmün açıklanmasına karar verildiğinde açıklanan hükmün istinaf kanun yoluna tabi olup olmayacağına ilişkindir.

Dairemizce yapılan değerlendirmede; 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan" Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder." düzenlemesi karşısında, tehdit ve trafik güvenliğinin tehlikeye sokulması suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin uyuşmazlığın giderilmesi başvurusunun incelenmesine ilişkin görev ve yetkinin 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14 üncü maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun, 23.01.2024 tarihli ve 32438 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 18.01.2024 tarihli ve 2024/1 sayılı kararı uyarınca Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesine ait oduğu anlaşılmakla, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dava dosyasının ilgili Daireye GÖNDERİLMESİNE, oy birliğiyle kesin olarak 30.04.2024 tarihinde karar verildi.