7. Ceza Dairesi 2023/14830 E. , 2024/2787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/1627 E., 2014/119 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık ... hakkında Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2014 tarihli ve 2012/1627 Esas, 2014/119 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesine müteakip, 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda (5607 sayılı Kanun) yapılan değişiklik gereğince uyarlama yapılmasına yönelik talebin kabulü ile Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2021 tarihli ve 2012/1627 Esas, 2014/119 Karar sayılı ek kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10
ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51 nci maddesinin birinci fıkrası gereği hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, söz konusu karara karşı taraflarca itiraz edilmemesi üzerine hükmün kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60880 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60880 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“... 1-Somut olayda, sanığın Atatürk Havalimanı dış hatlar terminali geliş katı gümrüklü alandan herhangi beyanda bulunmadan çıkması sırasında şüphe üzerine yapılan kontrolde 11 adet içki, 16 adet puro, 4 karton sigara ve 80 paket tütün cinsi eşyanın ele geçirildiği nazara alındığında, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 3/1 maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlarla değiştirilen 5607 sayılı Kanunun 3/18 delaletiyle 3/1, 3/10, 3/22 maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, anılan kanunun 3/18 delaletiyle 3/5, 3/10, 3/22 maddeleri uygulanmak suretiyle hüküm tesisinde,
2- Kabule göre de; uyarlama kararı ile sanığın aleyhine uygulama yapılamayacağı halde sanık hakkında belirlenen 10 ay hapis cezasının lehe olan 5327 sayılı Kanunun 50/1-a maddesi gereğince paraya çevrilebileceği gözetilmeden; mahkemece uyarlama yargılamasından önce verilen karardan daha ağır olacak şekilde 5327 sayılı Kanunun 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ."
Şeklindeki gerekçelere dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 ncü maddesinin birinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlarla ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 3 ncü maddesinin birinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği halde lehe aleyhe kanun karşılaştırması yapılmamış ve sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 3 ncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları gereği hüküm tesis edilmiş ise de, suça konu eşyanın değerinin "pek hafif" olması nedeniyle uygulamanın lehe olduğu ve sonuca etkili görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) nolu kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 309 uncu ve 310 uncu maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır.
Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.
Bu olağanüstü kanun yolunun amacı, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir.
Eylemin subutuna yönelik delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konular ile şahsi hakka ilişkin konularda Kanun Yararına Bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı gerek Ceza Genel Kurulu gerekse daire kararlarıyla kabul edilmiş olup, hakimin 5237 sayılı Kanun'un 61 nci maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirilmesi için somut olayın niteliğine ve sanığın sosyo ekonomik durumuna göre hapis cezasının ertelenmesi veya paraya çevrilmesine karar verilmesi konusunda takdir hakkına sahip olduğu ve mevcut uygulamanın sanık aleyhine bir durum yaratmadığı anlaşılmakla,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) nolu kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!