WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/14765 E.  ,  2024/1309 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/398 E., 2021/17 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçu psikolojik sorunları sebebiyle işlediğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Yapılan incelemede; sanığın, (Kapatılan) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 30.06.2009 tarihli ve 2009/140 Esas, 2009/246 Karar sayılı hükmü ile, 30.05.2007-15.10.2008 tarihleri arasında işlediği firar suçundan dolayı verilen on ay hapis cezasının infazı nedeniyle bulunduğu Mamak Askerî Ceza ve Tutukevinden 06.09.2010 tarihinde şartla tahliye edildikten sonra, asker kişi olması sebebiyle 07.09.2010 tarihinde Birlik Komutanlığına katılması gerekirken, katılmadığı, Bakanlar Kurulunun 21.10.2013 tarihli ve 2013/5501 sayılı kararı ile, askerlik hizmet süresinin 12 aya indirilmesi üzerine, 01.01.2014 tarihi itibariyle terhis edildiği, böylece, 07.09.2010-01.01.2014 tarihleri arasında
firar suçunu işlediği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-1 maddesinde düzenlenen firar suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; psikolojisi bozuk olduğu için Birliğine katılmadığını ve bu sebeple askerdeyken tedavi gördüğünü beyan etmiştir.

Yenimahalle Askerlik Şubesi Başkanlığının 06.09.2010 tarihli Birliğine Serbest Sevk Konulu ve Mamak Askeri Ceza ve Tutukevi Müdürlüğünün 06.09.2010 tarihli ve Hükümlü Tahliye konulu yazıları dava dosyasında mevcuttur.

Terme Askerlik Şubesi Başkanlığının 23.01.2017 tarihli yazısında sanığın 01.01.2014 tarihinde terhise hak kazandığı bilgisine yer verilmiştir.

Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 10.02.2017 tarihli ek raporunda; sanık hakkında farklı tanılar söz konusu olduğundan durumunun değerlendirilebilmesi amacıyla adli dosyasının bir sureti ile birlikte adli müşahadesinin uygun olabileceği tıbbi kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Samsun Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 09.07.2020 tarihli ve 84392040-2020/1802 sayılı raporunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinden faydalanamayacağı ifade edilmiştir.

Dosya kapsamına göre;
1.Kovuşturma aşamasında sanık hakkında konulan tanılar ve infaz evrakları tartışılarak olay tarihinde yürürlükte olan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği de gözetilerek sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının tespiti için tanzim edilmesi istenen ek raporda, sanığın adli müşahadesinin uygun olabileceği şeklindeki tıbbi mütalaaya karşın; suç tarihlerinde yürürlükte bulunan TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümleri uyarınca sanığın Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilerek beyan ettiği hastalığı yönünden suç tarihinde askerliğe elverişli olup olmadığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının sağlık kurulu raporu ile tespit ettirilmesinden sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken Samsun Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 09.07.2020 tarihli ve yalnızca 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesine ilişkin değerlendirmeyi içeren rapor ile yetinilerek, eksik inceleme ile hüküm kurulması,

2.Sanığın temyiz başvurusu üzerine bozma kararı verilen önceki hükümde; sonuç olarak 10 ay 25 gün hapis cezasından çevrili 6.500,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verildiği halde, sanık lehine kazanılmış hakkı gözetilmeden 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,

3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 07.09.2010-01.01.2014 olarak yazılması gerekirken yalnızca 01.01.2014 şeklinde gösterilmesi,

4.15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.