WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/14639 E.  ,  2024/5138 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2058 E., 2022/147 K.
SUÇ : 6769 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : İstinaf isteminin düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; bilirkişi raporlarında sanıkların eylemlerinin açıkça marka hakkına tecavüz olduğunun belirtildiğine, beraat gerekçelerinin yerinde olmadığına, iltibas yoluyla marka haklarına tecavüz edildiğinin açık olduğuna, menfaat kastıyla hareket etmenin suçun unsurları arasında yer almadığına ve sair nedenlere ilişkindir.

II. GEREKÇE
Katılan şirketin, aralarında "..." ve "... ..." markalarının da yer aldığı ... adıyla tescilli markalarının bulunduğu ve Alanya'da "... ... ... Hotel" isminde turizm tesisi işlettiği, sanıkların ortakları ve yetkilileri oldukları şirket tarafından aynı bölgede "... ... ..." ismiyle turizm tesisi açtıkları belirlenmiş ve sanıklar hakkında 6769 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanıklar aşamalardaki savunmalarında; kendi kullandıkları "..." kelimesi ile katılanın kullandığı "..." kelimelerinin anlam olarak farklı olduğu, ayrıca kullanılan amblem, yazı boyutu gibi unsurların da farklı olduğu, iltibas kastlarının olmadığı, kendilerinin de otellerinin isminin tescili için başvuruda bulunduklarını beyan etmişlerdir.

Yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda özetle; sanıklar ve katılanın faaliyet alanları da dikkate alındığında, "...", "resort", "spa" gibi kelimelerin turizm tesislerinde çokça kullanılan jenerik ifadelere dönüştüğü, tüketiciler nezdinde şekil işaretin de dikkat çekici olmadığı, asıl ayırt edici olanın isim olduğu, marka hakkı sahibi katılan şirket ile aynı hizmetleri sunan sanıkların yetkilisi olduğu şirketin tesisinde kullandığı "..." isminin, devamında yer alan jenerik ifadelerin de aynı olması ve kullanılan renkler de birlikte değerlendirildiğinde iltibasa neden olabilecek nitelikte olduğu ve katılanın marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

İlk Derece Mahkemesi tarafından, suçun sübuta erdiği kabul edilerek sanıkların mahkûmiyetine karar verildiği, sanıklar müdafiin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanığın kullandığı markanın amblem ve yazı tipinin farklı olması nedeniyle ortalama tüketici açısından iltibasa neden olabilecek nitelikte bulunmadığı, sanıkların menfaat kastıyla hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı, sanıkların da "..." isminin tescili için başvuruda bulundukları, konunun hukuki ihtilaf olduğu şeklinde gerekçe ile İlk Derece Mahkemesinin suçun sübutuna ilişkin kabulü yerinde görülmemiş ve sanıkların beraatine karar verilmiştir.

Suç tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'un 29/1-c maddesinin "Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak." şeklinde, aynı Kanun'un 30/1. maddesinin ise "Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlendiği, somut olayda ise katılanın 2014/45957 sayılı markasının 30.05.2014 tarihinde 39 ve 43. emtia sınıflarında tescil edilip 21.03.2016 tarihli Resmî Marka Gazetesinde yayımlandığı, dosya içeriğine uygun bilirkişi raporu ve fotoğraflara göre katılan şirketin işletmesi ile sanıkların yetkilisi olduğu şirketin işletmesinin aynı bölgede ve aynı konuda faaliyet göstermesi, sanıkların kullandığı marka ile katılanın tescilli markasının ortalama tüketici nezdinde oluşturduğu izlenim bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ortalama tüketiciler yönünden iltibas oluşturacağı anlaşıldığından; sanıkların unsurları oluşan suçtan mahkûmiyetleri yerine, yerinde görülmeyen gerekçe ile beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2021/2058 Esas, 2022/147 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası

gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2024 tarihinde karar verildi.