WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/14499 E.  ,  2024/6840 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/586 E., 2022/2601 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
KARAR : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek
onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, arama kararının soyut ihbara dayandığına, Mahkemece olay mahallinde keşif icra edilmeden, sadece tutanak tanıklarının beyanına dayanılarak karar verildiğine, suçun sabit olmadığı ve somut delil bulunmadığı halde mahkûmiyet kararı verildiğine, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin gözetilmediğine, beraat kararı yerine mahkûmiyet kararı verilmesinin kanuna mutlak aykırılık teşkil ettiğine ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün kaldırılarak sanık hakkında beraat karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, Seyhan ilçesi Akkapı mahallesi ... sokak No: 306 sayılı adresin yanında bulunan tek katlı müstakil evde kaçak içki imalatının yapıldığı ve buradan piyasaya sürüldüğü ihbarının alınması üzerine; Adana 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/6039 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden, müstakil eve görevlilerce gidilerek evin içerisinde yapılan aramada; 3400 şişe Yeni Rakı marka bandrolsüz kaçak içki, Chivas Ragel marka 35 cl'lik 550 şişe bandrolsüz kaçak içki, Jack Daniels marka 70 cl'lik 250 şişe bandrolsüz kaçak içki olmak üzere toplamda 4200 şişe satışa hazır halde bandrolsüz kaçak içki, 60 litrelik plastik bidon içerisinde doluma hazır 60 litre alkol, 30 litrelik plastik bidon içerisinde 20 adet 600 litre alkol maddesi,1250 adet Yeni Rakı ibareli şişe kapağı olmak üzere toplam 4250 adet içki kapağı, 1.550 adet değişik ebatlarda boş içki şişesi, Teyla marka 35.000 adet bandrolsüz içki etiketleri, 838 adet Votka marka, 10.000 adet içki etiketi olmak üzere toplam 45.000 adet içki etiketi,100 adet TAPDK bandrolü ele geçirilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.

Sanık alınan savunmasında, evli olduğunu, eşinin ailesiyle geçinemeyince ayrı ev tutmaya karar verdiğini, eşinin de evin sahibi olan hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı kesinleşen diğer sanık ... ...'u tanıdığını, evi tutmaya karar verdiklerini, eve eşya bile götüremeden polislerin arama yaptıklarını ve içkileri bulduklarını, binanın kapısını herkesin açabileceğini, evi ...'dan oturmak için kiraladığını, evin anahtarını aldığını, anahtarın kendisinde 10-15 gün durduğunu, kendilerinin haberi yokken evde arama yapıldığını, ancak içkilerden haberinin olmadığını beyan etmiştir.

Suça konu alkollü içkilerin Dairemizin yerleşik uygulamaları doğrultusunda fahiş değerde kabul edildiği görülmektedir.

İlk derece mahkemesi tarafından, sanığın savunması alınmış, zabıt mümzii tanık dinlenmiş, suça konu içkiler üzerinde keşif yapılmış, keşfe ve bilirkişi raporuna göre içkilerin sahte üretilmiş, bandrolsüz alkollü içkiler olduğu anlaşılmış ancak sanık ... ...'un anılan evde hiç oturmamış olması, ikametgahının uzak olması, ev hanımı olması ve sabıkasız geçmişi ile samimi bulunan savunmaları, sanık ...'in ise evi kiralamış olmasına rağmen anılan evde hiç oturmaması bu durumun diğer sanık ... ...'un savunması ile sabit olduğu, bu şekilde ele geçirilen içkilerin sanıklara ait olduğu yönünde sanıkların savunmasının aksine mahkûmiyetlerine yeterli inandırıcı ve kesin delil elde edilemediği kabul edilerek, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği sanıklar hakkında beraat hükmü kurulduğu belirlenmiştir.

İlk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, her ne kadar sanıklardan ... hakkında atılı suçtan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalardaki savunmaları, sanığın savunmasını doğrulayan diğer sanığın savunmaları ve dosya kapsamında toplanan tüm delillere göre; atılı suçu işlediği yönünde, mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu sanık açısından ilk derece mahkemesinin kabulünün yerinde olduğu, ancak sanıklardan ...'in aşamalardaki

savunmalarında evin anahtarının olay tarihinden 10-15 gün önceden beri kendisinde olduğu yönündeki savunması, yine gerek ilk derece mahkemesinde gerekse Bölge Adliye Mahkemesinde beyanına başvurulan tanık Veli Ambarcı'nın evin kapı ve pencerelerinin kilitli olduğu, evde ele geçirilen içkilerin ve diğer eşyaların anahtar olmadan dışarıdan konulmasına kesinlikle imkan olmadığı yönündeki yeminli beyanı dikkate alındığında, sanık ...'in savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, atılı suçu işlediği ve bu nedenle ilk derece mahkemesinin bu sanıkla ilgili kabulünün yerinde olmadığı değerlendirilerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak sanıklardan ...'un atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine, sanıklardan ...'in üzerine atılı suçu işlediği sabit görüldüğünden mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Anılan kararın sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 26.01.2022 tarihli ve 2021/24925 Esas, 2022/1500 Karar sayılı kararı ile sanık lehine Kanun değişikliği nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince sanığa gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlık kapsamında cezasında indirim yapılacağının bildirildiği, sanığın ödeme yapmayacağını ifade ettiği anlaşılmış, yapılan yargılama neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından lehe Kanun değişiklikleri de değerlendirilmek suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Olay tutanağı içeriği, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2024 tarihinde karar verildi.