7. Ceza Dairesi 2023/14454 E. , 2024/5006 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/966 E., 2022/1992 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, yetersiz inceleme ile lehe hükümler uygulanmadan hüküm tesis edildiğine, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, sanığın samimi anlatımda bulunduğuna, sanığın sigaraların kaçak olduğunu bilmediğine, verilen cezanın fazla olduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; 17.08.2016 tarihinde saat 09.15 sıralarında Başkale ilçesinde devriye görevlerini yerine getirmek için jandarma aracı ile Başkale ilçesinden Çamlık Jandarma Karakol Komutanlığı istikametine görev mahaline gitmekte olan jandarma görevlilerince, karşı istikametten gelen malen sorumlu ... adına kayıtlı ... plaka sayılı minibüsün jandarma aracını görünce geri döndüğünün fark edilmesi üzerine, aracın takibe alındığı, dur ihtarlarına uymayarak kaçtığı, kovalamaca neticesinde ... mahallesinde terk edilmiş halde bulunduğu, dışarıdan bakıldığında aracın içinin boş olduğunun belirlendiği, ... mahallesinde yapılan araştırmada hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'a ait çevre duvarı olmayan ikametin bahçesinde üstleri kısmen mavi branda ile örtülü kaçak sigaralar olduğu görülerek, Cumhuriyet Savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verilen yazılı arama emri ile yapılan aramalarda; ... plaka sayılı minibüste suç unsuruna rastlanmadığı, ...'a ait çevre duvarı olmayan ikametin bahçesinde ise üzerleri mavi branda ile örtülü olan 438.408,82 tl gümrüklenmiş değere sahip 6450 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın aynı gün kendiliğinden jandarma karakoluna müracaat ettiği ve alınan ifadesinde; ... plaka sayılı aracın haricen kendisine ait olduğunu, kaçak sigaraların Van ilinde ikamet eden ...'ya ait olduğunu, para karşılığı sigaraları nakletmekte iken jandarma görevlilerinin müdahalesi üzerine ... Köyüne girdiğini, kaçak sigaraları ismini sonradan öğrendiği ...'a ait bahçeye indirirek üzerlerini branda ile kapatarak kaçtığını belirtmiştir.
Bahse konu olayda ele geçen kaçak sigaralarla ilgili olarak sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve onsekizinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın ilk derece mahkemesindeki savunmasının da kolluk ifadesi ile aynı doğrultuda olduğu, ...'nın adresini bilmediğini beyan ettiği ve adı geçenin tespitine yarar herhangi bir bilgi vermediği anlaşılmıştır.
Sanığa 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmıştır.
Malen sorumlu; aracı haricen sanığa satmış olduğunu, ancak araç bedelinin bir kısmını tahsil edemediğini, şikâyet ve katılma talebinin bulunmadığını beyan etmiştir.
... plaka sayılı 2004 model ... marka minibüse ilişkin 17.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda; yakalanan sigaraların hacim olarak aracın ağırlıklı bölümünü tuttuğu, aracın kasko değerinin 22.262,00 TL, piyasa değerinin ise 11.250,00 TL olduğu belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından 17.10.2017 tarihinde atılı kaçakçılık suçunun sabit olduğu kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine, 5 yıl 10 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, eşya ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
Anılan kararın verilen cezanın yetersiz olduğu gerekçesiyle o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 02.07.2020 tarihinde ''hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içermesi nedeniyle lehe kanunun belirlenerek uygulama yapma görevinin ilk derece mahkemesine ait olması, adli para cezasında alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi ve eşya müsaderesindeki hüküm hatası" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi tarafından 19.04.2022 tarihinde atılı kaçakçılık suçunun sabit olduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine, 5 yıl 10 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, eşya ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
Anılan kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 19.04.2022 tarihinde dosya üzerinden istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği anlaşılmıştır.
Sanığın ticari miktar ve mahiyette 6450 karton kaçak sigarayı naklederken tespit edilmesi ve kaçak sigaraları para karşılığı naklettiğine ilişkin ikrarı karşısında, atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanığa soruşturma evresinde etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa ödeme halinde yapılacak indirim oranı belirtilmeden ihtarat yapılmış ise de; Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 Esas, 2023/650 Karar sayılı karar içeriği doğrultusunda sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine sanığın mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan etmesi nedeniyle, ödeme gücü olmadığını ifade eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın ''suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, fiilin özellikleri'' nazara alınarak takdiren ve teşdiden 2 yıl hapis ve 1000 gün adli para cezası olarak belirlendiği, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca 1 kat artırım yapıldığı, yine kaçak sigaraların fahiş değerde olması nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca alt sınırdan 1/2 oranında artırım yapıldığı anlaşılmış olup, ele geçen kaçak sigaraların miktar ve değeri, suçun işleniş biçimindeki özellikler ve mahkemenin diğer gerekçelerine göre hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Dava konusu eşyanın taşıma aracının yüküne göre hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, nakil aracının değerine göre, aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmadığı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmadığı anlaşılmış olup, haricen sanığa ait olduğu anlaşılan nakil aracının müsaderesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!