WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/13781 E.  ,  2024/2772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/289 E., 2022/287 K.
SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER :1.Sanık ... hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet suçundan mahkûmiyet,
2.Sanık ... hakkında 21.01.2002 suç tarihli eylemi nedeniyle 4389 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme
3.Sanıklar ...,... ve ... hakkında 4389 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan banka vekilinin temyiz istemi, sanık ... hakkında alt sınırdan ceza tayin edildiğine, takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine, diğer sanıklar ..., ... ve ... hakkında da mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ve sanık ... hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararının hukuka aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilinin temyiz istemi, sanık ... hakkında üst hadden ceza tayin edilmesi gerektiğine, takdiri indirim yapılmaması gerektiğine, adlî para cezasının eksik belirlendiğine, davaya katılan olarak kabul edilmelerine rağmen vekalet ücreti hükmedilmediğine, sanık ... hakkında verilen düşme kararının zamanaşımının dolmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğuna ve diğer sanıklar hakkında da mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

3.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

4.Sanık müdafiinin temyiz istemi, olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
A.Sanık ... Hakkında 21.01.2002 Tarihli Basit Zimmet Olarak Kabul Edilen Eylemi Nedeniyle Verilen Düşme Kararı Yönünden;
Sanık ...'nun 21.01.2002 günü banka kasasından 69.000,00 TL, 20.782 USD, 7.170 DEM ve 9.085 Euro'yu alarak kaçması eylemi nedeniyle, sanığın bankada şef olarak görev yaptığı, banka kasasında bulunan ve kendisine teslim edilen bu parayı korumakla yükümlü bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda, sanığın eyleminin 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun (4389 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi kapsamında basit zimmet suçunu oluşturduğu, cezanın türü ve üst sınırına göre suç tarihinde yürürlükte ve lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 104 ncü maddesinin ikinci fıkralarındaki hükümlere göre asli zamanaşımının 10 yıl, olağanüstü zamanaşımının ise 15 yıl olduğu, hüküm tarihinde olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla düşme kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

B.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki 4389 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Beraat Kararları Yönünden;
Olay tarihinde katılan bankada şef olarak görev yapan sanık ...'nun şubede krediler servis yetkilisi olarak çalıştığı dönemde 1995-2002 yılları arasında banka müşterisi olan çok sayıda kişinin mevduat hesaplarından müşterilerin haberi olmaksızın para çekme işlemleri gerçekleştirdiği, çekilen paraları yine aracı hesap olarak açılan başka hesaplara aktardığı, para aktarma işleminden sonra aktarma işlemi yapılan hesaptan sahte imzalar ile oluşturduğu tediye fişleri ile paraları çektiği, yine gerek mudilerin mevcut kredilerini kullanmak gerekse mudiler adına sahte kredi sözleşmeleri hazırlamak suretiyle bu kredi hesaplarından sahte imzalar ile oluşturduğu tediye fişleri ile kredi ödeme tutarlarını çektiği, sanık ...'nun mevduat ve kredi hesaplarında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle ... ve ...'ın hesaplarını aracı hesap olarak kullandığı, bankada veznedar olan
sanık ...'in de bir kısım usulsüz işlemlerde fişler arkasına para dökümü yaparak sanık ...'nun eylemine iştirak ettiği iddia edilmiş ise de;

1.Sanıklar ... ve ... yönünden; Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesince bozma öncesi ve sonrası dekontlar üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; belirtilen bir kısım evraklardaki imzaların sanıklar ... ve ... eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, bir kısmında sanıkların eli ürünü olabileceğinin ihtimal dahilinde olduğu, bozma sonrası alınan rapora konu evrakların fotokopi olması nedeniyle de istenen hususlara ilişkin kesin kanaate ulaşılamadığı, ...'ın aracı hesap olarak kullanılan ve kendisi tarafından açılmadığını iddia ettiği 106706 nolu DEM hesabına ait hesap açılış kartonuna ulaşılamadığı, sanıklar ... ve ...'ın atılı suçu inkar etmeleri, sanık ... ...'nun söz konusu eylemleri tek başına gerçekleştirdiğine dair beyanları, 03.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu, bozma öncesi ve sonrası aldırılan adli tıp fizik ihtisas raporları ve dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanıklar ... ve ...'ın suça ne şekilde iştirak ettikleri hususunda cezalandırılmalarını gerektirir her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilemediği anlaşılmakla haklarında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık ... yönünden ise; Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi'nce bozma öncesi ve sonrası dekontlar üzerinde yapılan incelemeler sonucunda yapılan değerlendirmelerde; belirtilen bir kısım evraklardaki imzaların sanık ... eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, bir kısmında sanığın eli ürünü olduğu,bir kısmında ise sanığın eli ürünü olduğunun kabulü gerektiği belirtilmekle beraber bozma sonrası alınan rapora konu evrakların fotokopi olması nedeniyle de istenen hususlara ilişkin kesin kanaate ulaşılamadığı, sanığın banka yönetmeliğine ve mevzuatına aykırı olarak bankacılık kurallarıyla bağdaşmayacak şekilde vezneyi gün içinde terk ederek görevinin gereklerine aykırı hareket ettiği anlaşılmış ise de; sanığın söz konusu eylemler dolayısıyla uhdesine banka parasını geçirdiğine dair delil bulunmadığı, sanığın atılı suça ne şekilde iştirak ettiği hususunda cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilemediği anlaşılmakla, hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C.Sanık ... Hakkında 4389 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yapılan İncelemede ise;
Olay tarihinde katılan bankada şef olarak görev yapan sanık ...'nun şubede krediler servis yetkilisi olarak çalıştığı dönemde 1995-2002 yılları arasında banka müşterisi olan çok sayıda kişinin mevduat hesaplarından müşterilerin haberi olmaksızın para çekme işlemleri gerçekleştirdiği, çekilen paraları yine aracı hesap olarak açılan başka hesaplara aktardığı, para aktarma işleminden sonra aktarma işlemi yapılan hesaptan sahte imzalar ile oluşturduğu tediye fişleri ile paraları çektiği, yine gerek mudilerin mevcut kredilerini kullanmak gerekse mudiler adına sahte kredi sözleşmeleri hazırlamak suretiyle bu kredi hesaplarından sahte imzalar ile oluşturduğu tediye fişleri ile kredi ödeme tutarlarını çektiği, bu şekilde mevduat hesaplarından 304.782,75 Euro, 6.667,93 USD ve 26.934,16 TL, kredi hesaplarından ise 226.466,14 TL zimmetine geçirdiği anlaşılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmiş, bir çok mudi adına haberleri olmadan kredi evrakları tanzim ettiğini, imzaları sahte olarak kendisinin attığını, kredi karşılıklarını veznedarın veznede bulunmadığı zamanlarda kendisinin alıp tediye yaptığını, bu borçları kapatmak için yeni krediler açtığını

beyan etmiştir.

Banka görev yazısı ve kanuni soruşturma raporu dosya içerisinde bulunmaktadır.

Sanığın ... hesaplarından yaptığı tediye işlemleri nedeniyle alınan Adli Tıp Kurumunun 08.10.2012 tarihli raporuna göre ... adına düzenlenmiş, 12.03.2001, 05.10.2001 ve 26.11.2001 tarihli dekontlardaki imzaların ... eli ürünü olduğu, Dairemizin 31.10.2019 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere mudi Yücel Çıblak'ın döviz hesabından yapılan usulsüz işlemler neticesinde ... hesabına aktarılan paradan 27.04.2001 tarihli 828 Bimref nolu tediye fişi ile yapılan ödemeye ilişkin dekontun arka yüzündeki imza ile mudi Hüseyin Demircan'ın hesabından ... hesabına yapılan virman sonrası 03.09.1999 tarihli ve 119 Bimref nolu fişle yapılan ödemeye ilişkin dekontun arka yüzlerindeki imzanın ... imzalarına oldukça benzediğinin tespit edilmesi üzerine bozma sonrası Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından düzenlenen 03.03.2022 tarihli raporda da her iki dekontta bulunan imzaların kuvvetle muhtemel ... eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, sanığın zimmet eylemine konu mevduat ve kredi hesaplarından sahte imzalı veya imzasız tediye fişleri ile para çekmekle kalmayıp paraları bu şekilde çekmesini müteakip; mevduat hesaplarından mudi imzası veya talimatı olmadan çekilen tutarları yine daha önce zimmet eylemine konu ettiği hesaplara aktardığı, müşterilerin hesaplarından usulsüz olarak çektiği tutarları karşılamak suretiyle yine kredi hesaplarından zimmetine geçirdiği tutarlara karşılık olarak, kredi hesaplarının ana para ve faiz ödemeleri yaptığı, müşterilerin hesaplarından usulsüz olarak çektiği tutarlara karşılık olarak banka kayıtlarına yansıtmadan elden ödemeler yaparak bankanın da olaydan haberdar olmasını engellediği, müşterinin mevduat ve kredi hesabına yatırdığı tutarı nakden alıp tahsil fişi düzenleyerek müşteriye verdikten sonra, tahsil fişini iptal edip bu şekilde boşta kalan parayı mal edindiği hususları birlikte değerlendirildiğinde eylemin 4389 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, suç vasfının ve banka zararının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın sorumlu olduğu zimmet miktarının sanıktan alınarak bankaya ödettirilmesine karar verilmesinde de hukuka aykırılık görülmediği anlaşıldığından, katılan banka vekilinin, katılan BDDK vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, kendisini vekille temsil ettiren Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Sanık hakkında hüküm kurulurken 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 80 nci, 59 ncu maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri birlikte uygulanarak karma uygulama yapılmış ise de bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
III. KARAR
A.Sanık ... Hakkında 21.01.2002 Tarihli Basit Banka Zimmeti Suçu Nedeniyle Verilen Düşme Kararı Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan banka vekili, katılan BDDK vekilinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan banka vekilinin ve katılan BDDK vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Beraat Kararları Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan banka vekili, katılan BDDK vekili, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan banka vekilinin, katılan BDDK vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkındaki Nitelikli Banka Zimmeti Suçuna İlişkin Mahkûmiyet Hükmü Yönünden;
Sair temyiz itirazlarının reddine ancak, gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle katılan banka vekili, katılan BDDK vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "Kendisini vekille temsil ettiren katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu lehine, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 17.400,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, sanık ... tarafından ödenmesine hükmedilen 617.781,90 TL banka zararı üzerinden hesaplanan 42.200,68 TL nispi temyiz onama harcının sanıktan tahsiline, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.