WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/13753 E.  ,  2024/2759 K.
"İçtihat Metni"
1.MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/482 E. 2013/269 K.
2. MAHKEMESİ : İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/328 E. 2013/13 K.
3. MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/778 E. 2013/697 K.
4. MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/2047 E. 2013/1410 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2012 tarihli ve 2012/2908 sayılı iddianamesi ile sanığın 09.12.2011 tarihinde işlediği 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan dolayı açılan kamu davası neticesinde, sanığın 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2013 tarihli ve 2012/482 Esas, 2013/269 Karar sayılı kararının 20.12.2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 28.01.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, sanık hakkındaki yargılamanın İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1160 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu,

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2012 tarihli ve 2012/4683 sayılı iddianamesi ile sanığın 04.11.2011 tarihinde işlediği 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan dolayı açılan kamu davası neticesinde, sanığın 5607 sayılı Kanun'u 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2013 tarihli ve 2013/328 Esas, 2013/13 Karar sayılı kararının 05.09.2013 tarihinde kesinleştiği,

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2012 tarihli ve 2012/4684 sayılı iddianamesi ile sanığın 07.11.2011 tarihinde işlediği 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan dolayı açılan kamu davası neticesinde, sanığın 5607 sayılı Kanun'u 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2013 tarihli ve 2012/778 Esas, 2013/697 Karar sayılı kararının 26.06.2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 18.02.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, sanık hakkındaki yargılamanın İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/12 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu,

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2012 tarihli ve 2012/11379 sayılı iddianamesi ile sanığın 30.10.2011 tarihinde işlediği 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan dolayı açılan kamu davası neticesinde, sanığın 5607 sayılı Kanun'u 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli ve 2012/2047 Esas, 2013/1410 Karar sayılı kararının 12.02.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 18.02.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, sanık hakkındaki yargılamanın İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/11 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu,

İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1160 Esas sayılı dosyası ile sanığın benzer eylemlerine ilişkin zincirleme suç hükümleri bakımından değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle anılan kararların kanun yararına bozulması için ihbarda bulunulduğu belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.05.2023 tarihli ve 2022/17221 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55716 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I.İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55716 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2012 tarihli ve 2012/2908 sayılı iddianamesinin tüm suç tarihlerini kapsayacak şekilde ilk hukuki kesintiyi oluşturduğu, bahse konu anılan dosyalarda sanıktan muhtelif miktarlarda kaçak sigara ele geçirilmesi, suç tarihlerinin yakınlığı ve eylemler arasında hukuki kesintinin oluşmaması dikkate alınarak, suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların incelenerek birleştirilmesine karar verilmesinin düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II.GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.

2.04.11.2011 tarihli eyleme ilişkin sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 05.09.2013 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onuncu fıkrası uyarınca sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlememesi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranması halinde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verileceği,
09.12.2011 tarihli eyleme ilişkin sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 20.12.2017 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, sanık hakkındaki yargılamanın İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1160 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu,
07.11.2011 tarihli eyleme ilişkin sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 26.06.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, sanık hakkındaki yargılamanın İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/12 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu,
30.10.2011 tarihli eyleme ilişkin sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 12.02.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, sanık hakkındaki yargılamanın İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/11 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu,
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkemenin hükmü açıklanmasına karar vereceği şeklindeki düzenleme gereği; somut olaylarda sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklanırken, zincirleme suç hükümlerinin uygulama olanağı bulacağı, aksi halde ise sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç

işlememesi halinde hakkındaki hükmün ortadan kaldırılacağı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulama imkanının ortadan kalkacağı hususları dikkate alınarak,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III.KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.