7. Ceza Dairesi 2023/13749 E. , 2024/4845 K.
"İçtihat Metni"1. MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/410 E. 2019/175 K.
2. MAHKEMESİ : İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/132 E. 2018/223 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık ...'ın 18.03.2017 ve 01.11.2017 tarihli eylemlerinden ötürü, anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı suçtan sanık ...'ün 01.11.2017 tarihli eyleminden ötürü 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2017/410 Esas, 2019/175 Karar sayılı kararı ile, adı geçen sanıkların aynı suçtan 05.10.2017 tarihli eylemlerinden ötürü, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2018 tarihli ve 2018/132 Esas, 2018/223 Karar sayılı kararını kapsayan dosyalar, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-34-22280-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/57501 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I.İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/57501 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
1-Dosyalar kapsamına göre, incelemeye konu İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/410 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 18/03/2017, iddianame düzenleme tarihinin ise 09/10/2017 olduğu, İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/132 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 05/10/2017, iddianame düzenleme tarihinin ise 08/03/2018 olduğu, her iki suçun da 09/10/2017 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanık ...'ın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu ve suç tarihlerinin yakınlığı dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-İncelemeye konu İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/410 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 18/03/2017, iddianame düzenleme tarihinin ise 09/10/2017 olduğu, birleşen İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/17 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 01/11/2017, iddianame düzenleme tarihinin ise 14/12/2017 olduğu, ikinci suçun 09/10/2017 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden sonra işlendiği ve ilk suç ile aralarında hukuki kesinti olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin ayrı suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, sanık ... yönünden her bir suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
3-İncelemeye konu İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/410 esas sayılı dosyasına birleşen İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/17 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 01/11/2017, iddianame düzenleme tarihinin ise 14/12/2017 olduğu, İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/132 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 05/10/2017, iddianame düzenleme tarihinin ise 08/03/2018 olduğu, her iki suçun da 14/12/2017 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanık ...'ün üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu ve suç tarihlerinin yakınlığı dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II.GEREKÇE
1.Sanık ...'ın; incelemeye konu İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/410 Esas sayılı dosyasına konu 18.03.2017 tarihli kaçakçılık eylemi ile incelemeye konu İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/132 Esas sayılı dosyasına konu 05.10.2017 kaçakçılık eylemi yönünden suç ve iddianame tarihleri itibariyle incelendiğinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluştuğu,
2.Sanık ...'ın; incelemeye konu İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/410 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 18.03.2017, iddianame düzenleme tarihinin ise 09.10.2017 olduğu, birleşen İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/17 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 01.11.2017, iddianame düzenleme tarihinin ise 14.12.2017 olduğu, ikinci suçun 09.10.2017 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden sonra işlendiği ve hukuki kesinti bulunduğu gözetilerek bu eylemler yönüyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı,
3.Sanık ...'ün; incelemeye konu İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/410 Esas sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/17 Esas sayılı dosyasına konu 01.11.2017 tarihli kaçakçılık eylemi ile incelemeye konu İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/132 Esas sayılı dosyasına konu 05.10.2017 kaçakçılık eylemi yönünden suç ve iddianame tarihleri itibariyle incelendiğinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluştuğu anlaşılmakta ise de;
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca sanıkların denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemeleri veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranmaları halinde mahkemenin hükmü açıklanmasına karar vereceği şeklindeki düzenleme gereği; somut olaylarda, sanıkların denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklanırken, zincirleme suç hükümlerinin uygulama olanağı bulacağı, aksi halde ise sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlememesi halinde hakkındaki hükmün ortadan kaldırılacağı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulama imkanının ortadan kalkacağı hususları dikkate alınarak,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III.KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyalarının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!