7. Ceza Dairesi 2023/13132 E. , 2024/4664 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/280 E., 2021/681 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği; sanığın savunması alınmadan hükmün açıklanmasının usulen hatalı olduğuna, davanın zamanaşımına uğradığına ve basit yargılama usulünün uygulanmasının gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yapılan incelemede; sanığın, 02.11.2009 tarihinde, mağdur Dz.Mhf.Onb. ...’nin koğuşuna gittiği; koğuşta bir arkadaşı ile şakalaştığı sırada, gürültü yapması nedeniyle, mağdur tarafından uyarıldığı; koğuştan ayrılmasından sonra, bu duruma sinirlenerek, görüşmek istediği yönünde, mağdura haber gönderdiği ve yanına gelen mağdura, kendisiyle uğraşmamasını söyleyerek, kafa attığı; olay neticesinde, mağdurun, sol nazal kemiğinde, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmayan, travmatik fraktür oluştuğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 91/1 inci maddesinin birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın savunmalarında atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.
Gerek 03.11.2009 tarihli ve 3785 sayılı geçici raporda, gerekse Gümüşsuyu Asker Hastanesi Baştabipliğinin 06.06.2012 tarihli kati raporunda; mağdurda meydana gelen burundaki kemik kırıklarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir.
Mağdur ...'nin, usulüne uygun olarak yeminli beyanları tespit edilen tanıklar ..., ... ve ... 'un ifadeleri de maddi vakıayı destekler mahiyettedir.
Sanık hakkında (Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2014/783 Esas, 2016/51 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/645 Esas, 2020/42 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhleri UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
Her ne kadar 30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.06.2021 tarihli ve 7329 sayılı Askerî Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2 nci maddesi ile 1632 sayılı Kanun'a eklenen Ek 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında "Yükümlü erbaş ve erler arasında ast, üst veya amir ilişkisinin dikkate alınması için fiilin askerî hizmet ve görevlerinden dolayı işlenmesi şarttır." şeklindeki düzenlemenin nazara alınması gerektiği düşünülebilir ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7/2 nci maddesi uyarınca "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetildiğinde ve sanığın ...'ye yönelik gerçekleştirdiği eyleminin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı dolayısıyla 1632 sayılı Kanun'un 91/1 inci maddesinin az vahim hal cümlesinin sanığın lehine olduğu anlaşılmakla; Mahkemece sanığın suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!