7. Ceza Dairesi 2023/10648 E. , 2024/6532 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/990 E., 2022/1358 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince 7242 sayılı kanun iadesi üzerine verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerekirken iadesine karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
2.Sanık ...'in temyiz istemi; suça konu sigaralardan haberi bulunmadığına, adli arama kararı bulunmadan yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, mahkûmiyete yeterli delilin
bulunmadığına, hükümde gerekçe bulunmadığına ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması
istemine ilişkindir.
II. OLAY VE OLGULAR
1.06.05.2016 tarihinde saat 17.30 sıralarında, önleme arama kararına istinaden, sanığın sürücüsü bulunduğu, malen sorumlu adına kayıtlı, ruhsatında açık kasa kamyon, ancak tanker görünümdeki kamyonda, Cumhuriyet savcısının arama kararına istinaden yapılan aramada, gizli bölme içerisindeki toplam 5.270 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı belirlenmiştir.
3.Sanık kanun iadesi öncesinde ilk derece mahkemesindeki savunmalarında özetle; şoför olarak çalıştığını, motorin taşımak üzere aracı boş olarak teslim aldığını, araçtaki kaçak sigaradan haberi bulunmadığını, sigaraların kendisine ait olmadığını, kanun iadesinden sonra ise, önceki savunmalarını tekrar ederek, dava konusu sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme imkanının bulumadığını belirtmiştir.
4.İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5607 sayılı Kanun'un Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollaması ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uygulanmadan önce, sanığa ek savunma imkanı tanındığı anlaşılmıştır.
5.İlk Derece Mahkemesi tarafından 05.06.2018 tarihinde, atılı kaçakçılık suçunun sabit olduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine, 6 yıl 8 ay hapis ve 26.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak sigaraların müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracın iadesine karar verilmiştir.
6.İlk Derece Mahkemesince kurulan 05.06.2018 tarihli hükme yönelik katılan ... İdaresi vekili ile sanığın istinaf başvurusu üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından dosya üzerinden istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği anlaşılmıştır.
7.Söz konusu kararın katılan ... İdaresi vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği İlk Derece Mahkemesine iade edilmiştir.
8.Kanun iadesi üzerine, İlk Derece Mahkemesi tarafından 25.01.2022 tarihinde atılı kaçakçılık suçunun sabit olduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine, 6 yıl 8 ay hapis ve 26.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak sigaraların müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracın iadesine karar verilmiştir.
9.İlk Derece Mahkemesince kurulan 25.01.2022 tarihli hükme yönelik katılan ... İdaresi vekili ve sanığın istinaf başvurusu üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından
19.04.2022 tarihinde dosya üzerinden istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği anlaşılmıştır.
III.GEREKÇE
A.Tebliğnamedeki 1 Numaralı Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğname'de, sanığa 7242 sayılı Kanunun 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve soruşturma aşamasında sanığa etkin pişmanlık hükmünden yararlanması hususunda ihtar yapılmadığının anlaşılmakla, sanığa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasından 1/2 oranında indirim yapılacağına yönelik bildirimde bulunulması gerekirken, cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağı bildirilerek sanığın yanıltılması suretiyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de; talimat mahkemesinde sanığa, 27.10.2021 tarihli talimat duruşmasında oran belirtilmeden yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği anlaşılmış olup, ödeme gücü olmadığını ifade eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın sürücüsü olduğu kamyonda toplam 5.270 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirilmesi karşısında, sanığın dava konusu ticari miktardaki kaçak sigaraları naklettiği anlaşılmış olup, sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, atılı kaçakçılık suçunu işlediğinin sabit kabul edilerek hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.
(Kısmî Karşı Düşünce)
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık ... katılan İdare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 03.07.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!