7. Ceza Dairesi 2023/10627 E. , 2024/1361 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/116 E., 2019/275 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kaçakçılığa konu eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla taşımak suçundan sanık ...'nun, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ... hapis ve 500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2011 tarihli ve 2011/100 Esas, 2011/366 Karar sayılı kararının 13.08.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12.06.2013 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ... hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ve 2016/116 Esas, 2019/275 Karar sayılı kararının Gümrük İdaresi vekilinin istinafı üzerine başvurusunun istinaf hakkı bulunmadığından reddine karar verilerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.03.2023 tarihli ve 94660652-105-25-20173-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40834 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40834 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2011 tarihli ve 2011/100 esas, 2011/366 sayılı kararının suçtan doğrudan zarar gören ve yargılamaya katılma hakkı bulunan TAPDK'a (...) usulüne uygun tebliğ edilmediğinden kesinleşmemesi ve denetim süresinin de başlamaması karşısında, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği bir suçtan bahsedilemeyeceği gözetilmeden, hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İnceleme konusu hükümde, sanığa atılı eylemin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a(4733 sayılı Kanun) muhalefet suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; 4733 sayılı Kanun uyarınca suçtan zarar gören ve katılma hakkı bulunan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'na gerekçeli kararın tebliğ edilmediği, Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2011 tarihli ve 2011/100 Esas, 2011/366 Karar sayılı kararına yönelik Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun itiraz hakkı bulunduğundan anılan kuruma tebliğ edilmeyen hükmün henüz kesinleşmediği ve infaz yönüyle zamanaşımını durdurmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımını kesen en son işlemin 22.06.2011 tarihli mahkeme huzurunda savunma alma işlemi olduğu ve bu tarihten, sanığın denetim süresi içerisinde Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2013 tarihli ve 2012/235 Esas, 2013/117 Karar sayılı kararına konu kasıtlı suçu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılamada, hükmün açıklanması ile sanığın mahkûmiyetine ilişkin Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ve 2016/116 Esas, 2019/275 Karar sayılı kararına kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden hükmün açıklanmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ve 2016/116 Esas, 2019/275 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılması hali gerektirdiği belirlendiğinden;
"Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ve 2016/116 Esas, 2019/275 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, suç tarihi itibarıyla sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 22.06.2011 tarihinden sonra zamanaşımını kesen başkaca bir işlem yapılmadığı, hükmün açıklanmasına dair 21.05.2019 tarihli karara kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğu anlaşıldığından sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, ele geçen kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,"
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!