WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2022/9943 E.  ,  2024/4346 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1335 E., 2021/654 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; hakkında verilen mahkûmiyet hükmü ile katılan lehine hükmedilen vekâlet ücretine dair kararın bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Olay günü, önleme arama kararına istinaden İncirlik park alanı noktasında yapılan uygulamada sanığın sevk ve idaresindeki araç durdurulmuş ve aramada minibüsün yolcu koltuklarının altına monte edilmiş şekilde zula içerisinde 800 litre kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/12. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında; ekonomik sıkıntıları olduğunu, malen sorumluya ait suça konu aracı emanet aldığını, özel bölme yaptırdığını, gümrük kaçağı motorini Reyhanlı'dan temin ettiğini, satmayı düşündüğünü ancak yapılan aramada yakalandığını beyan etmiştir.

Suça konu motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin ulusal marker tespit tutanağı ile numunenin motorin esaslı olduğu ancak solvent içerdiğine dair TÜBİTAK-MAM tarafından düzenlenen analiz raporu dava dosyasında mevcuttur.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın sevk ve idaresindeki araçta yolcu koltuklarının altına monte edilmiş şekilde zula içerisinde 800 litre kaçak motorin ele geçirilmesi, Dairemiz uygulamalarına göre ele geçirilen akaryakıtın ticari miktar ve mahiyette olması ve sanığın ikrarı karşısında atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Her ne kadar Tebliğname'de, sanığa soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olması nedeniyle suça
konu kaçak akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa ödeme halinde yapılacak indirim oranı 1/3 olarak belirtilerek ihtarat yapılması nedeniyle sanığın yanıltılmış olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; sanığın bozma sonrası yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumu olmadığını beyan ettiği cihetle; ödeme gücü olmadığını ifade eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.

Suç tarihine ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11- son maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10 ve 3/23. maddeleri uyarınca uygulama yapılması yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli bulunmasa da bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Ancak;
Sanığa verilen kısa süreli hapis cezası ertelendiğinden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilemeyeceği gözetilmeden, hükümde hak yoksunluğuna hükmedilmesi isabetli bulunmamış ise de, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden sanık hakkında 5237 sayılı

Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.