WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2022/7815 E.  ,  2024/3962 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/752 E., 2021/1827 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak akaryakıtın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; ele geçirilen akaryakıtın kaçak olduğunu bilmediğine, suç işleme kastının bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Suç tarihinde Aksaray 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.04.2014 tarihli ve 2014/282 Değişik İş sayılı önleme araması kararı uyarınca sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta yapılan aramada toplam 700 litre kaçak akaryakıtın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen akaryakıtın kaçak olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.

Ele geçirilen akaryakıt hakkında düzenlenen 18.04.2014 tarihli ulusal marker tespit tutanağına ve 09.05.2014 tarihli TÜBİTAK-MAM raporuna göre yapılan ölçümlerde marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 2.882,69 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre dava konusu olayda 700 litre kaçak akaryakıtın ele geçirilmesi, sanığın alınan savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmünde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiş olup sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son yollaması ile 3/5, 3/10 ve 3/23. maddeleri kapsamında bulunduğu, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi kapsamında pek hafif olması nedeniyle sanığın sonradan yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son yollaması ile 3/5, 3/10 ve 3/23. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, eyleme 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/22. ve 5/2. maddelerinin tatbik edilerek karma uygulama yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; suçta kullanılan nakil aracının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaleti olmaksızın 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (C) bendinde yer alan nakil aracının müsaderesine ilişkin kısımda "aracın" ibaresinden sonra gelmek üzere ''5607 sayılı

Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.