7. Ceza Dairesi 2022/7209 E. , 2024/2493 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/104 E., 2020/187 K.
SUÇ : Çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
Bakırköy 10. İcra Ceza Mahkemesinin 18.09.2020 tarihli ve 2019/104 Esas, 2020/187 Karar sayılı kararıyla, çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan sanık ...'un, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddeleri uyarınca 28.400,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, keşide ettiği çekin karşılığını bulundurmayan sanığın ve tüzel kişinin çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.06.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2022 tarihli ve KYB-2022/85945 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2022 tarihli ve KYB-2022/85945 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre;
1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 17/10/2019 tarihli ve 2019/31481 esas, 2019/12992 karar sayılı ilâmında yer alan "Kabahatli Hakkı Yazgan'ın, çek hesabı sahibi Yazgan Zeytin Zeytin Yağı Gıda Turizm İnşaat Nakliyat Sanayi ve İthalat Ltd. Şti'ni temsile yetkili kişi olduğu, 03/02/2012 tarihli ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesinde yer alan “.... çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında ....her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir...” şeklindeki ve karar tarihinde yürürlükte olan düzenleme uyarınca sanık hakkında idarî yaptırım kararı verilemeyeceği anlaşılmakla; ...kabahatli hakkında verilen çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanma kararının KALDIRILMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda çek hesabının DİLTAT Gıda İnşaat Sanayi Ticaret Limidet Şirketi'ne ait olduğunun anlaşılması karşısında; şirket temsilcisi olarak çeki imzalayan ve çek hesabının sahibi olmayan sanık ... hakkında, çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanması kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesinde,
2-5941 sayılı Çek Kanunu'nun "Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı" başlıklı 5/1. maddesinin; "..yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur." ve 28/02/2018 tarihli ve 7101 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Kesin mühletin borçlu bakımından sonuçları" başlıklı 297/1. maddesinin "Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir.
" şeklinde belirtilen düzenlemeler ile,
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10/06/2019 tarihli ve 2019/23974 esas, 2019/9339 karar sayılı ilâmında, "7101 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi öncesi veya sonrasında; adi (mahkeme içi) konkordato (tasdiki) yargılamasını yapacak olan mahkemeye başvuran borçlu tüzel kişilerin yetkili temsilcilerinin, henüz konkordato talebi ile mahkemeye başvurmadan keşide ettikleri veya geçici mühlet kararı öncesinde keşide ederek alacaklıya teslim ettikleri, gerek ticari defter ve kayıtlarında gerekse konkordato projesinde yer alacak olan ileri tarihli (postdate) çeklerin, geçici mühlet kararı ile başlayıp konkordatonun tasdiki veya reddi ile sonuçlanan konkordato (tasdiki) yargılaması süreci içinde, bankaya ibrazında karşılıksız çıkması halinde, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesi kapsamında cezai sorumluluklarının devam edip etmeyeceğinin tespiti açısından; açılan ceza davasına bakmakla görevli ve yetkili icra ceza mahkemelerince; devam eden konkordato (tasdiki) yargılaması süreci, 5271 sayılı CMK'nin 218/1. maddesi gereği "bekletici sorun" yapılmak suretiyle, konkordato (tasdiki) yargılamasını yapan hukuk mahkemesince verilecek kararın sonucuna göre;
a-)Şayet çek hesabı sahibi tüzel kişi hakkında konkordatonun tasdikine karar verilirse;
Bu süreçte yukarıda ana hatlarıyla yazılı olan borçlunun iyiniyetinin kesinleşmesi, alacaklıların tamamıyla anlaşma hükümlerine göre alacaklarını mahkemeye bildirmiş olmaları, bu alacak kalemleri arasında ileri tarihli çekin de yer alacak olması, borçlunun konkordato projesinin alacaklıların çoğunluğu ve mahkemece kabul görmesi, konkordatonun tasdikinin mühlet öncesinde keşide edilen çekin alacaklıları dahil tüm alacaklıları bağlaması ve konkordatonun kollektif bir tasfiye şekli olması gibi ilke ve sonuçlar karşısında;
Konkordato tasdiki kararında, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinde unsurları yazılı suça konu çekin ödeme tarihi ve karşılıksız kalan bedelin, çek alacaklısını da bağlayacak şekilde yeniden belirlenecek olması, dolayısıyla açılan ceza davasında yargılanan kişilerin hukuki durumlarının kesinleşecek konkordato hükümlerine değerlendirilmesi gerekeceği,
Konkordatonun tasdiki kararıyla birlikte kesinleşen konkordato anlaşmasına göre hüküm ve sonuçları yeniden belirlenen suça konu çekin, ibraz tarihinden sonra suçun konusunu oluşturan zorunlu unsurları sahip bir çek olmaktan çıkması, dolayısıyla tüzel kişi yetkilisi olan sanıkların cezai sorumluluğundan söz edilemeyeceği,
b-)Şayet çek hesabı tüzel kişi hakkında konkordatonun herhangi bir nedenle reddine karar verilirse;
Bu sefer bekletici sorun kararının kaldırılmasıyla ceza yargılamasına devam edilerek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 297. maddesine göre, konkordato komiseri atanmasıyla birlikte tüzel kişinin yetkili temsilcilerinin şirketi yönetim ve temsil yetkisinin kendiliğinden ortadan kalkmayacağı, bununla beraber mahkemenin hangi işlerin şirket yöneticileri tarafından hangi işlerin komiser tarafından yapılacağına dair karar verme yetkisinin bulunduğu gözetilerek,
b-1-) Konkordato (tasdiki) yargılamasını yapan mahkemece, konkordatonun reddi kararına kadarki süreçte, şayet çek hesabını yönetimi, bu hesaba para aktarma, çek hesabı üzerinde tasarruf etme gibi yetkilerin şirket yönetim organından alınıp komisere verilmesi yönünde bir karar verilmişse ve bankaya ibraz edilen çek, komiserin yetkili olduğu dönemde karşılıksız çıkmışsa; bu durumda şirket yetkilisi gerçek kişilerin 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesi gereği cezai sorumluluklarının devam etmeyeceğine,
b-2-) Konkordato (tasdiki) yargılamasını yapan mahkemece, konkordatonun reddi kararına kadarki süreçte, şayet çek hesabını yönetimi, bu hesaba para aktarma, çek hesabı üzerinde tasarruf etme gibi yetkilerin şirket yönetim organından alınıp komisere verilmesi yönünde açık bir karar verilmemişse; bu konudaki tüm yetkiler şirket yöneticilerinde olacağından, söz konusu kişilerin bu süreçte bankaya ibraz edilen ve karşılıksız çıkan çekten dolayı 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesi gereği cezai sorumluluklarının devam edeceğine..." biçimindeki açıklamalar birlikte nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre; sanık tarafından keşide edilen 15/12/2018 tarihli çekin bankaya ibraz edilmesi ve banka tarafından "karşılıksızdır" işlemi yapılmasını müteakip, müşteki vekilinin şikayeti üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın konkordato talebinin Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/1133 esas sayılı dosyasında, DİLTAT Gıda Şirketi hakkında 19/11/2018 tarihinden geçerli olmak üzere Geçici Konkordato mühleti verildiği ve komiser atandığı, geçici komiserin 29/11/2018 tarihinde ilk toplantısını yapıp göreve başladığı, 12/04/2019-12/04/2020 tarihleri arası içinde Kesin Konkordato mühleti verildiğinin anlaşılması karşısında, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi kapsamında sanık yönünden cezai sorumluluğunun devam edip etmeyeceğinin tespiti açısından, yargılama sürecinin anılan Ticaret Mahkemesinden sorulup yargılama sürecinin devam ettiğinin anlaşılması halinde, öncelikle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 218/1. maddesi gereği "bekletici sorun" kararı alınması, konkordato tasdiki yargılamasını yapan ticaret mahkemesince verilecek kararın sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Bakırköy 10. İcra Ceza Mahkemesinin 18.09.2020 tarihli ve 2019/104 Esas, 2020/187 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de, 20.11.2023 tarihli ek kararla, şikâyetçi vekilinin şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle 5941 sayılı Kanun'un 6/2. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması talep edilen mahkûmiyet hükmünün bütün neticeleri ile ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
Kanun yararına bozulması talep edilen mahkûmiyet hükmünün bütün neticeleri ile ortadan kaldırılmasına karar verilmesi nedeni ile ihbarname içeriğindeki hususlar bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 05.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!