7. Ceza Dairesi 2022/6391 E. , 2024/3105 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1537 E., 2022/754 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık ...
hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, suça konu
aracın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî bozma, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün
onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanık ...'ın diğer sanıkla iştirak halinde atılı suçu işlediği sabit olmasına rağmen hakkında beraat kararı verilmesinin ve sanık ... hakkında alt
sınırdan ceza tayin edilmesinin hatalı olduğuna, adlî para cezasının hesabında esas alınan tutarın en düşük ücret olarak belirlendiğine, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, yasal şartları oluşmadan cezanın ertelenmesine karar verildiğine ilişkindir.
2.O Yer Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte anlaşarak yüksek gümrük vergilerinden kurtulmak ve daha düşük fiyata araç elde etmek amacıyla hileli davranışlarla suça konu aracın yurda sokulmasını sağladığı böylece atılı suçu işlediğinin sabit olması karşısında sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın ... isimli kişi tarafından dolandırıldığına bu sebeple mağdur olduğuna, suç kastı ile hareket etmediğine, hakkındaki mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
II. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, katılan kurumun ihbarı üzerine yapılan soruşturmada, Gürcistan'da kurulu LTD GP GEORGİA PETROLEUM isimli şirket adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın 17.12.2014 tarihinde Sarp Sınır Kapısından Türkiye'ye girişinin gerçekleştirildiği, aracı Türkiye'ye Gürcistan uyruklu ...'un soktuğu ve aracı yurtta bırakarak 18.12.2014 tarihinde İstanbul Atatürk Hava Limanından çıkış yaptığı, aracın sahibi olan şirketin ...'ya ait olduğu, şirket müdürü olarak da ...'in sanıklar ... ve eşi ...'a vekaletname verdiği, sanık ...'ın 12.12.2014 tarihinde Türkiye'den çıkış yaptığı ve 17.12.2014 tarihinde Sarp Sınır Kapısından giriş yaptığı, aracın bedeli olarak 13.000 doların sanık ... tarafından ...'nın Denizli'de bulunan şirketinde çalışan yeğenine elden teslim edildiği, suça konu araca Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.08.2015 tarih ve 2015/1805 Değişik İş sayılı kararı ile el konulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Aracın ruhsat kayıtlarının sanık ... adına olduğu, araç alım satımının sanık ... tarafından yapıldığı, aracın yurda giriş işlemlerinin yine sanık ... tarafından yapıldığı, aracın ruhsat bilgileri, sanık ...'ın yurda giriş çıkış kayıtları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek sanıkların gümrük vergilerinden kurtulmak maksadıyla daha düşük fiyata araç elde etmek maksadıyla gümrük kaçağı aracı aldıkları, hileli davranışlarla yurda soktukları, aracın Türkiye'ye girişinden önce her iki sanığın yurtdışında 180 günden fazla kalmadıkları tespit edilmiştir.
3. Sanık ... aşamalarda atılı suç nedeniyle dolandırıldığını, ...'nın Gürcistan'da şirketi olan iş adamı olduğunu, bu tür araçlara da 2 yıl binilebildiğini söylediğini, buna inanarak aracı aldığını, suç olduğunu bilmediğini, sanık ... da suça konu aracın Türkiye'ye sokulmasında hiçbir katkısının olmadığını, eşi sanık ...'ın aracı kullanabilmesi için vekaletnameye adına yazdırdığını, eşinin söylemesi üzerine ...'nın ofisine 13.000 doları götürüp verdiğini atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, sanıkların ... plaka sayılı aracı "Eşyayı Aldatıcı İşlem ve Davranışlarla Gümrük Vergileri Kısmen veya Tamamen Ödenmeksizin Ülkeye Sokulması" suçunu işledikleri anlaşıldığından; 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Suç tarihi öncesinde sanık ...'ın, vefat etmesi nedeniyle daha önce hakkında düşme kararı verilen sanık ... ile birlikte Gürcistan ülkesine gittikleri, burada sanık ...'nın şirketine kayıtlı suça konu mercedes marka aracı sanık ...'a sattığı, araç satıldıktan sonra sanıklar ... ile ...'nın Türkiye'ye döndükleri, Gürcistan uyruklu...isimli Gürcistanlı kişinin ise suça konu aracı Türkiye'ye getirdiği ve aracı burada bırakarak tekrar geriye döndüğü, sonrasında sanık ...'nın sanıklara vekalet verdiği, bu vekalet ile sanıkların aracı Türkiye'de kullanma imkanlarının bulunduğu, sanık ...'ın diğer sanık ...'ın talimatıyla araç bedeli olarak 13.000 dolar parayı sanık ...'nın Türkiye'deki iş yerine bıraktığı, bu şekilde sanık ...'ın in gümrük vergilerinden kurtularak düşük fiyata araç almak maksadıyla aracı, vefat eden sanık ... ile birlikte hileli davranışlarla Türkiye'ye soktuklarının sabit olduğu kanaatine varılarak sanık ...'ın cezalandırılmasına sanık hakkında ceza tayin edilirken, suça konu aracın gümrüklenmiş değeri suç tarihi itibarıyla "fahiş" olduğundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereğince yarı oranında arttırım yapılmasına karar verildiği görülmüştür.
2. Sanık ...'ın talimatıyla sanık ...'nın iş yerine 13.000 dolar para bırakmaktan başka bir eylemi bulunmayan ve bütün aşamalarda hangi aracın alınacağı, aracın ülkeye nasıl sokulacağı, araç bedelinin ne kadar olduğu, sanık ...'ın Gürcistan'a araç almak amacıyla gittiğini bilmediğini, sadece eşi olan diğer sanık ...'ın talimatı üzerine hareket ettiğini savunan sanık ...'ın diğer sanığın eylemine iştirak ettiğine dair kastını ortaya koyacak her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından bu sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden
1. Sanık ...'ın talimatıyla sanık ...'nın iş yerine 13.000 dolar para bırakmaktan başka bir eylemi bulunmayan ve bütün aşamalarda hangi aracın alınacağı, aracın ülkeye nasıl sokulacağı, araç bedelinin ne kadar olduğu, sanık ...'ın Gürcistan'a araç almak amacıyla gittiğini bilmediğini, sadece eşi olan diğer sanık ...'ın talimatı üzerine hareket ettiğini savunan sanık ...'ın diğer sanığın eylemine iştirak ettiğine dair kastını ortaya koyacak her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık ...Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılık dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.10.2023 tarihli 2023/7-223 Esas, 2023/556 Karar sayılı kararında belirtildiği şekilde;
Sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince hüküm tesis edilerek sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A.Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2021/1537 Esas, 2022/754 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B.Sanık ...Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2021/1537 Esas, 2022/754 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!