WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2022/6208 E.  ,  2024/3717 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/361 E., 2021/456 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, münhasıran kurumları lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına dair verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz sebebi, hakkında verilen mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Olay tutanağına göre, 15.05.2013 tarihinde kolluk görevlilerince kaçakçılığın önlenmesi amacıyla kontrol noktasına araç sahibi olan inceleme dışı sanık ...'ın da içinde bulunduğu sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla geldiği ve araç durdurularak Yüksekova Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/433 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın kasasında zula diye tabir edilen bölmede 550 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, ucuz olduğu için kaçak olduğunu bilmediği akaryakıtı aldığını ve aracın kasasının içinde ufak depo bulundurmanın yasak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre " pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli ve 2013/161 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararının sanık ve katılan ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2020 tarihli ve 7-2017/2442 sayılı yazıları ile dosyanın 15.04.2020 tarihli ve 2020/31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişiklikler uyarınca yeniden değerlendirme yapılması için mahkemesine iadesine karar verilmesi nedeniyle yapılan yargılamanın uyarlama yargılaması vasfında olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Tüm dosya kapsamına göre sanığın sevk ve idaresindeki araçta 550 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;
1.Ele geçen kaçak akaryakıtın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin Hazineye irad kaydına, tasfiye edilmemesi halinde ise, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Araç sahibi olan sanık ...'ın da içinde bulunduğu sanık ...'ın sevk ve idaresindeki aracın kasasında zula diye tabir edilen bölmede 550 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, ele
geçirilen kaçak akaryakıtın ağırlık veya hacim olarak suçta kullanılan aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmaması, kaçak eşyanın değeri ile nakil vasıtasının bilinen değeri göz önüne alındığında müsaderenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında hakkaniyete aykırı olacağı tespit edilmekle, masrafı sanık ...'dan alınmak suretiyle suçta kullanılan nakil aracının zulalı kısmı söktürülerek sahibine iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3.Katılan ... İdaresi lehine karar tarihi itibarıyla maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün kaçak akaryakıtın müsaderesine ilişkin 14 no'lu bendi tümüyle hükümden çıkarılarak yerine ''Ele geçen kaçak akaryakıtın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin Hazineye irad kaydına, tasfiye edilmemesi halinde ise, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, '' ibaresinin eklenmesine, hükmün suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına ilişkin 15 no'lu bendindeki '' müsaderesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde araçlar üzerindeki satılamaz ve devredilemez şerhinin kaldırılmasına'' ibaresi çıkarılarak yerine '' masrafı sanık ...'dan alınmak suretiyle suçta kullanılan nakil aracının zulalı kısmı söktürülerek ve trafik kaydı üzerindeki şerh kaldırılarak sahibine iadesine'' ibaresinin eklenmesine ve hükme 18 no'lu bent eklenerek " Katılan ... İdaresi vekille temsil edildiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin sanık ...'dan alınarak katılan idareye verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.