WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2022/4438 E.  ,  2024/2393 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/273 E., 2021/750 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Malen sorumlunun temyizi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddinin gerektiği,

Sanık müdafiinin temyizi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; sanığın suç kastının bulunmadığına, suça konu eşyanın ticaretini yapmadığına, eşyanın faturalı olduğuna, hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerince devriye görevi sırasında şüphelenilerek durdurulmak istenen sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaçması ve takibi neticesinde 1815 kilogram gümrük kaçağı çay ele geçirilmiştir. Soruşturmanın başlamasından sonra fatura sunulduğu, olay anında fatura veya irsaliyenin bulunmadığı görülmektedir.

Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre çayların kaçak olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, çayların faturalı olduğunu, suçu kabul etmediğini beyan etmiştir. Bozma ilamı sonrasında sanığa çıkarılan tebligatta, etkin pişmanlık kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde cezasında 1/3 oranda indirim ihtar edildiği görülmektedir. Ancak dosyada KEMT varakasının bulunmadığı, Mahkemece bilirkişi raporu üzerinden 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ihtaratın yapıldığı, bu değerin aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına esas alındığı saptanmıştır.

Malen sorumlunun bozma ilamı sonrasında, aracını kardeşi olan sanığa faturalı çay taşıyacağı için emaneten verdiğini, kaçak olduğundan haberdar olmadığını beyan ettiği, 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesi kapsamında hakları hatırlatıldığı halde davaya katılmak istemediğini beyan ettiği görülmektedir.
A. Malen Sorumlunun Temyizi Yönünden
Esas mahkemesinde 14.10.2021 tarihli duruşmada dinlenen malen sorumlunun davaya katıldığı takdirde hükme karşı kanun yollarına başvurabileceği ihtar edilmesine rağmen, usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığı gibi, mahkemece de katılmasına karar verilmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği nakil aracı hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca kamu davası açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

2. Suça konu kaçak eşyanın miktarına göre sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,

3. Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiüçüncü fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

4. Dosya kapsamında kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakası bulunmadığı anlaşılmakla, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece Gümrük İdaresince düzenlenecek KEMT varakasının dosya arasına alınarak belirlenecek olan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapılması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanığa bu aşamada da yeterli açıklamayı içerir bir ihtarat yapılmamış olduğu gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği, yine 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası uyarınca eşya değerinin de buna göre belirlenmesi gerekirken dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
A. Malen Sorumlunun Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, malen sorumlunun temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına

05.03.2024 tarihinde karar verildi.