7. Ceza Dairesi 2022/3469 E. , 2024/3365 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/143 E., 2021/1548 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın savunması alınmadan karar verildiğine ,cezada takdiri indirim yapılmadığına ve re'sen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Suç tarihinde şüphe üzerine önleme araması kararına istinaden durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada, aracın arka koltukları üzerinde şeffaf poşetler ve araca sonradan demir saçtan yapılmış depoda toplam 460 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği belirlenmiştir.
Dosyada mevcut TUBİTAK-MAM analiz raporuna göre ele geçen motorinin solvent içerdiği marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemeye aykırı olduğu tespit edilmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
Bozma sonrası yapılan yargılamada.Sanığa5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın kullandığı araçta gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.Sanık hakkında kurulan hüküm; 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarın ödenmesine dair ihtarnamenin sanığa tebliğ edilmediği anlaşılmakla, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi halinde cezasında uygulanacak indirim oranının 1/2 olarak belirtilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Dava konusu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!