7. Ceza Dairesi 2022/2206 E. , 2024/6568 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/645 E., 2020/1064 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2020 tarihli ve 2020/645 Esas, 2020/1064 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu kararın yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmeksizin 22.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.12.2021 tarihli ve 94660652-105-16-14799-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden
düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.01.2022 tarihli ve KYB - 2021/155160 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.01.2022 tarihli ve KYB - 2021/155160 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın asker yoklaması dönemi gelmesine karşın müracaatta bulunmaması ve 28/02/2018 tarihinde kollukça yapılan uygulamada ele geçirilmesi üzerine kendisine askerlik şubesine başvurmasına ilişkin gerekli tebliğin yapıldığı ancak yine başvuruda bulunmaması nedeniyle sanık hakkında Yıldırım Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 29/03/2018 tarihli kararı ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 86/2. maddesi uyarınca idari para cezası uygulandığı ve söz konusu yaptırım kararının 25/04/2018 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği halde, sanığın yoklama kaçağı olarak kalmaya devam ettiği ve 25/11/2018 tarihli tutanağa göre kolluk personeli tarafından yapılan uygulamada yakalanarak yoklama kaçağı olarak arandığı ile askerlik şubesine 15 gün içerisinde başvurması gerektiği hususları kendisine tebliğ edildiği, buna karşın sanığın yine süresinde başvurmaması üzerine sanık hakkında 1632 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 25/01/2019 tarihli ve 2019/5441 soruşturma, 2019/3079 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonunda Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2019 tarihli kararı ile kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakıldığı; diğer yandan 25/11/2018 tarihli aynı tutanağa istinaden sanık hakkında aynı suçtan dolayı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 23/09/2020 tarihli ve 2020/51139 soruşturma, 2020/22452 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonunda ise Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2020 tarihli ve 2020/645 esas, 2020/1064 sayılı kararı ile de mahkumiyetine karar verilerek hükmün açıklanması geri bırakıldığı ve her iki davaya konu eylemlerin aynı olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca 23/09/2020 tarihli sonraki iddianame ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2020 tarihli ve 2020/645 Esas, 2020/1064 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca; sanık hakkında hükmolunan bu HAGB kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında açılan mükerrer davanın, aynı suçtan dolayı daha önce mahkûmiyetine karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.09.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!