7. Ceza Dairesi 2022/16603 E. , 2023/5790 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2020/991 E., 2022/1339 K.
SUÇ :4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜM :Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmî ret, kısmî bozma
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2012 tarihli ve 2012/539 Esas, 2012/1364 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında sigara kaçakçılığı suçundan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksuluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16.03.2015 tarihli ve 2014/17700 Esas, 2015/12038 Karar sayılı ilâmıyla; UYAP ortamında yapılan araştırmada sanık hakkında temyiz davasına konu olan (aynı) suçtan kamu davalarının tespit edilmesi karşısında; yerel mahkemece; UYAP kayıtları taranarak sanık hakkında aynı suçtan değişik zamanlarda açılmış başka ceza davası dosyalarının bulunup bulunmadığı da tespit edilip hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza (5237 sayılı Kanun) Kanun'nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan eksik kovuşturma ve inceleme ile hüküm kurulması nedeniyle sair yönleri incelenmeden bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma kararı üzerine 02.06.2015 ve 24.06.2015 tarihli birleştirme kararlarıyla 02.03.2012 ve 17.04.2012 tarihli eylemlere ilişkin dava dosyalarının 28.03.2012 tarihli eyleme ilişkin ana dava dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır.
4.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu davalar birleştirilerek İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli 2015/687 Esas, 2015/1124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sigara kaçakçılığı suçundan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği neticeten 2 yıl 1 ... hapis cezası ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
5.Anılan kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.10.2018 tarihli ve 2018/5905 Esas, 2018/10550 Karar sayılı ilâmıyla; İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/536 Esas, 2012/1135 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 23.03.2012, iddianame düzenleme tarihinin 17.04.2012 olduğu , incelenen dosyada ise suç tarihinin 28.03.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.04.2012 olduğu gözetilerek, suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin incirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından sanığa ait kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi nedeniyle sair yönleri incelenmeden bozulmasına karar verilmiştir.
6. İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli 2018/1047 Esas, 2019/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sigara kaçakçılığı suçundan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği neticeten 2 yıl 1 ... hapis cezası ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kesinleşen cezanın mahsubuna, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
7.Anılan kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 08.06.2020 tarihli ve 2020/157 Esas, 2020/56803 Karar sayılı ilâmıyla; 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve
62 nci maddeleri ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle sair yönleri incelenmeden bozulmasına karar verilmiştir.
8.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2020/991 Esas, 2022/1339 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5607 sayılı KAnun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereği neticeten 1 yıl 15 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, kesinleşen cezanın mahsubuna, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Şikâyetçi vekilinin temyiz sebebi, erteleme hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz sebebi, arama kararı olmadığına, aramaların hukuka aykırı olduğuna ve resen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre,
-28.03.2012 tarihinde iş yerinde tezgah üzerinde 12 paket kaçak sigara ele geçtiği,
-17.04.2012 tarihinde iş yerinde yapılan Maliye denetiminde 90 paket kaçak sigara ele geçtiği,
-02.03.2012 tarihinde sanığa ait kolide 174 karton kaçak sigara ele geçtiği, belirlenmiştir.
2.Sanığın her üç olaya ilişkin alınan savunmalarında atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.Sanığa ana ve birleşen dosyalarda dava konusu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerlerinin 2 katı tutarının ve vergi zararlarının bildirildiği ancak ödeyemeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile davalar açıldığı, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddeleri gereği ek savunma hakkı tanındığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresinin Temyizi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük idaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’nun 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Usulüne uygun arama kararı olmadığı ve aramaların hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri bakımından yapılan değerlendirmede, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında ana ve birleşen dava dosyalarına konu kaçak sigaraları satacağını beyan ederek ticari amacını ikrar etmesi karşısında hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.Ancak;
1. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihlerinin sırasıyla 02.03.2012, 28.03.2012, 17.04.2012, iddianame düzenleme tarihlerinin sırasıyla 24.04.2012, 18.04.2012, 25.05.2012 olduğu,
Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında kesinleşmiş olduğu anlaşılan Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/662 Esas sırasında kayıtlı dosyada suç tarihinin 21.02.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 17.08.2012 olduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, kesinleşen dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi ve kesinleşmiş cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereği belirlenen cezadan öncelikle aynı maddenin yirmiikinci fıkrasına göre indirim yapılıp, sonrasında belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine göre artırım uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Şikayetçi Gümrük İdaresinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2020/991 Esas, 2022/1339 Karar sayılı kararına yönelik Gümrük idaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2020/991 Esas, 2022/1339 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde
görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!