7. Ceza Dairesi 2022/16377 E. , 2023/6317 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
HÂKİMLİĞİ : Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında, 1072 sayılı Rulet, Tilt ve Benzeri Oyun Alet ve Makineleri Hakkında Kanun'a (1072 sayılı Kanun) muhalefet ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarından 1072 sayılı
Kanun’un 2 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile 5237 sayılı Kanunun 228 inci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli ve 2015/276 Esas, 2018/169 Karar sayılı kararının 29.05.2018 tarihinde kesinleştiği kabul edilmesini müteakip, denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/186 Esas, 2021/468 Karar sayılı kararıyla hükmün açıklanması ile sanığın, 1072 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası ve 5237 sayılı Kanunun 228 inci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.09.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/133642 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/133642 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre;1-Sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2018 tarihli kararının, sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de,
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 20/11/2020 tarihli ve 2019/2 esas, 2020/3 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. madde bir ve ikinci fıkrasının, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres)
esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında,
Somut olayda, sanığın yokluğunda verilen kararın, 19/11/2017 tarihinde talimat duruşmadaki savunmasında ve Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesine gönderdiği 14/03/2018 havale tarihli dilekçesinde "Tunalı Hilmi Caddesi Barbaros Mahallesi No:85 Daire:30 Çankaya/Ankara" olarak bildirdiği bilinen adresine, 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesine uygun olarak tebliğ işlemlerinin yapılması, anılan tebligatın iade gelmesi halinde ise sanığın adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresi tespit edilerek tebliğ işleminin tamamlanması gerektiği, belirtilen usulde muhatabın bilinen adresine tebligat yapılmadan, doğrudan mernis adresine anılan Kanun'un 21/2 maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu cihetle söz konusu kararın kesinleşmediğinden denetim süresinin de başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresinde işlenmiş bir suçtan da söz edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanması ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde,
Kabule göre de,
2-Dosyada bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan tayin olunan 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan“Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki düzenleme uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
3-Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 228/1. maddesi uyarınca kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçunun yanı sıra 1072 sayılı Kanun'un 2/1. maddesi uyarınca da mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de, Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 04/12/2018 tarihli ve 2018/2784 esas, 2018/12782 karar sayılı ilâmında açıklandığı üzere; sanığın 1072 sayılı Kanun'un 2/1. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilebilmesi için tombala makinesinin maliki, zilyedi ya da işleteni olması gerektiği, dosya kapsamına göre, kumar makinesinin işleten kişinin sanık olduğuna dair somut bir delilin mevcut olmadığı gibi buna ilişkin mahkeme gerekçesinde de bu yönde bir kabule yer verilmediği nazara
alındığında, sanığın suç eşyalarının bulunduğu iş yerinde bulunuş amacı ve faaliyetlerinin sadece kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçuna ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, ayrıca 1072 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan da mahkûmiyetine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir....” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden;
Sanık isminin ... olmasına karşın, tebliğnamede Mert ... olarak gösterilmesi, maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) ve (3) numaralı nedenler yönünden;
Bozma nedenine göre; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) ve (3) numaralı nedenler bakımından inceleme yapılması sonuca etkili olmayacağından bu husus inceleme dışında bırakılmıştır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,
2. Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/186 Esas, 2021/468 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, bozma nedenine göre; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) ve (3) numaralı nedenler bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!