7. Ceza Dairesi 2022/16297 E. , 2023/5762 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/106 E., 2022/3166 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2017 tarihli ve 2014/745 Esas, 2017/18 Karar sayılı kararı ile sanık ..., temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sonuç itibarıyla 7 yıl 6 ... hapis ve 50.000,00'er TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, yine sanık ..., temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in resmi belgede sahtecilik suçundan sonuç itibarıyla 2 yıl 6 ... hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafii, temyiz dışı sanıklar ... ve ...'nın istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 17.04.2018 tarihli ve 2017/1917 Esas, 2018/1483 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraatlerine, sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 3 yıl 4 ... hapis ve 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet kararının ise 5271 sayılı Kanun'un 280 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 17.04.2018 tarihli ve 2017/1917 Esas, 2018/1483 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ve şikâyetçi Muhakemat Müdürlüğü tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/21591 Esas, 2021/15665 Karar sayılı ilâmıyla sanığın eyleminin 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 ncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 ncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla 3 ncü maddenin birinci, onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, hükümden sonra 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ile kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiğinden bahisle, suç tarihi ve sonrasındaki düzenlemeler somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, sanıklar ... ve ... hakkında kaçakçılık ve sahtecilik suçlarından verilen beraat kararları ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet kararı ise red kararı verilmek suretiyle kesinleşmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16 .Ceza Dairesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/106 Esas, 2022/3166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 3 ncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereği sonuç itibarıyla 3 yıl 4 ... hapis ve 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suç eşyasının müsaderesine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2022 tarihli ve 7- 2022/104569 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, olayın tamamen gönderici firmanın hatalı yüklemesinden kaynaklandığına gönderici firmanın sehven gönderimi söz konusu olduğuna, sanığın plastik ve ahşap mandal dışında bir eşya ithal etmediğine ve suçun sanık tarafından işlendiğine dair delil olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Ambarlı Gümrük Müdürlüğünce ... İç ve Dış Tic.... firması adına onaylı tescilli 29.05.2014 tarihli IM095042 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı 16800 adet plastik ve 11200 adet ahşap mandal olarak beyan edilen eşyaların bulunduğu konteynerin 30.05.2014 tarihinde kırmızı hat kriterlerine öre fiziki muayenesinin yapılması için Kumport CFS sahasına indirilmesine müteakip konteyner üzerindeki orjinal mühür fek edilerek eşyanın muayenesine geçildiği, ilgili muayene memurunca yapılan kısmi muayenede eşyanın beyana uygunluğundan şüphe edilmesi üzerine konteynerin x-ray taraması yapılması için aynı tarihte 007265 x-ray tarama formu düzenlenerek, işletmeye ait K066202 mühür ile mühürlenip kapatılarak saatin geç olması sebebi ile güvenli sahaya alındığı, ancak 02.06.2014 Pazartesi günü muayene memuruna sunulan beyanname ekindeki 31.05.2014 tarihli 007265 nolu x-ray tarama formu ibraz edilerek halen sahada bulunan ve x-ray'a sevk edilmeyen söz konusu konteynerin x-ray taraması yapılmış gibi gösterildiği ancak konteynerin yapılan fiziki muayenesi neticesinde, konteyner içerisinde 4.130.000 adet kaçak sigara ele geçirildiği, konteyner içerisinde 16.800 bağ plastik mandal olarak beyan edilen eşya yerine 28 bağ plastik mandal, 11.200 bağ ahşap mandal olarak beyan edilen eşya yerine ise 32 bağ ahşap mandal olduğu tespit edilmiş, beyannameye konu olan konteyner içerisinden çıkan mandalların üzerinde sanık ...'in yetkilisi olduğu ''...'' isimli şirketin markasını belirten yazıların bulunduğu dikkate alındığında, yanlış bir yüklemeden bahsedilemeyeceği, yüklemenin ... şirket adına yapıldığı ancak konteyner içerisine beyan edilenden eksik miktarda plastik ve ahşap mandal konulduğu gibi beyan dışı sigaraların da konulduğu, siparişi veren sanık ...'in, sayım sırasında o yerde bulunan temyiz dışı sanık ...'nın ve sahte tarama belgesiyle beyanname ve eklerini gümrük muayene memuruna sunan temyiz dışı ...'in iştirak iradesi içerisinde aldatıcı davranışlarla vergileri kısmen veya tamamen ödenmeyen eşyayı yurda sokmak suretiyle kaçakçılık suçunu işledikleri kabul edilmiştir
2.Sanık ... aşamalarda ki savunmalarında, beyannameye konu olan eşyanın siparişinin kendisinin verdiğini, sipariş ettiği eşyanın eksik geldiğini, eksik gelen kısma ise sigara yüklendiğini, bundan haberinin olmadığını beyan etmiştir.
3.Temyiz dışı sanık ... savunmasında, gümrük müşaviri karnesinin olmadığını ancak liman giriş kartına sahip olduğu için limana girip evrak bırakabildiğini, suç tarihinde bir kişinin gelerek limana giriş kartının olmadığını söylediğini ve bir evrakı gümrük memuruna bırakıp bırakamayacağını sorduğunu, sakınca görmeyerek bu şahıstan aldığı evrakı gümrük memuruna teslim ettiğinii evrakın içeriğinden habersiz olduğunu beyan etmiştir.
4.Temyiz dışı sanık ... savunmasında, nakliye firması olduğunu, sanık ... ile sipariş ettiği eşyanın nakli konusunda anlaştıklarını, konteynerin muayenesi esnasında olay yerinde olduğunu, muaeyeneye öğleden önce başlandığını, öğleden sonra devam edildiğini, kolilerin yaklaşık olarak yarısının açıldığını ve kontrol edildiğini, görevli memurun bir sıkıntı olmadığını söyleyip beyannameyi parafladığını, konteynerden sigara çıkması hususunda bir bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılamada; beyannameye konu olan konteyner içerisinden çıkan mandalların üzerinde sanık ...'un yetkilisi olduğu şirketin ismini belirten yazıların bulunması, özellikle x-ray taramasından kurtulmak için sahte x-ray taraması yapıldığına ilişkin belgenin Cüneyt aracılığıyla görevliye ulaştırılması, olayda menfaatin sanık ...'e ait olduğunun açık oluşu karşısında mahreç firmanın dosyadaki savunmada da belirtilen yüklemenin sehven yapıldığına dair yazısına itibar etmek mümkün olmadığından sanık ...'in üzerine atılı kaçakçılık ve sahtecilik eylemlerinin sübutuna dair yerel mahkeme kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, yerel mahkemece sanık ...'un kaçakçılık suçundan dolayı 5607 sayılı Kanun'un 3 ncü maddesinin ikinci, onuncu fıkraları ile anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkraları ile mahkûmiyetine karar verilmiş ise de suç tarihinin 29.05.2014 oluşuna göre eylemin 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına uygun olduğu, diğer sanıkların beraatlerine karar verilmesi karşısında olayda aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki şartların da bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırıldığı ve 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
2.Bozma sonrasında, beyannameye konu olan konteyner içerisinden çıkan mandalların üzerinde sanık ...'un yetkilisi olduğu şirketin ismini belirten yazıların bulunması, özellikle x-ray taramasından kurtulmak için sahte x-ray taraması yapıldığına ilişkin belgenin ... aracılığıyla görevliye ulaştırılması karşısında, mahreç firmanın yüklemenin sehven yapıldığına dair yazısına itibar etmenin mümkün olmadığı belirtilmiş, sanığın üzerine atılı kaçakçılık eyleminin sübutuna dair yerel mahkeme kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediği belirtilmiş, eşyanın fahişliği nedeniyle sanığın lehine olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereği cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Bozma sonrasında sanık ...'un savunması alınamamıştır.
4.Dosyada bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında eşyanın CIF değerin 309.750,00 TL, gümrüklenmiş değerin ise 1.521.475,48 TL olarak tespit edilmesi karşısında, eşyanın fahiş değerde bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamedeki (2 ve 3) Numaralı Görüşler Yönünden
Her ne kadar Tebliğnamede sanığın beyanname harici ele geçirilen gümrük kaçağı sigaraların gümrük vergileri ödenmeden yurda girişini sağlamak amacıyla kaçakçılık suçu işlediğinden bahisle sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; sanığın yetkilisi olduğu şirketin sigara ithalatı konusunda izni olmadığı, düzenlenen sahte x-ray tarama belgesinin söz konusu kaçak eşyanın yurda yasal olmayan yollardan girişinin sağlanması sırasında suçun ortaya çıkmasını engellemek için kullandığı, ele geçen eşyanın bizatihi kaçak olması nedeniyle eylemin Dairemizin 24.11.2021 tarihli bozma ilâmında da belirtildiği üzere suç tarihinde yürürlükte olan ve sanığın lehine olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu cihetle mahkemenin
suç vasfını tespitinde hukuka aykırılık görülmediği, sanığın etkin pişmanlık konusunda yapılan ihtarata rağmen ödeme yapmayarak iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B.Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Olaylar ve olgular bölümünde bahsedilen deliller, 02.06.2014 tarihli "konteyner açma-kapama, sayım-tespit, muhafaza altına alma tutnağı" ve tüm dosya kapsamına nazaran sanığın x-ray taramasından kurtulmak için sahte x-ray taraması yapıldığına ilişkin belgeyi temyiz dışı sanık ... aracılığıyla görevli memura ulaştırılmasını sağladığı, sanığın yüklemenin sehven yapıldığına dair aşamalarda değişmeyen savunması ve mahreç firmanın yüklemenin sehven yapıldığına dair yazısına itibar etmenin mümkün olmadığı cihetle, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/106 Esas, 2022/3166 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!