7. Ceza Dairesi 2022/15561 E. , 2024/4741 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/609 E., 2021/407 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; tüm kaçak sigaralar yerine yalnızca numune olarak alınanların müsaderesine karar verildiğine, Gümrük idaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken edilmediğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuk ticari amaçla hareket etmediği, suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasını gerektirir mahiyette delil bulunmadığı halde, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü tesis edildiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tarihinde kolluk görevlilerince 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun yolcusu bulunduğu otobüste önleme araması kararı ile yapılan aramada, suça sürüklenen çocuğa ait valizde 105 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk aşamalardaki savunmalarında; ele geçen kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurmadığını beyan ederek atılı suçu inkar etmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiine, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve onsekizinci fıkralarından ek savunma hakkı tanınmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 105 karton kaçak sigara ele geçirilmiş olmasına göre, suça sürüklenen çocuğun savunma içeriğine itibar etmenin mümkün bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Her ne kadar Tebliğname'de, suça sürüklenen çocuğa soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğa ödeme halinde yapılacak indirim oranı 1/3 olarak belirtilmek suretiyle yanıltılarak ihtarat yapılması suretiyle usulsüz ihtaratta bulunulduğu ve usulünce yapılmayan ihtarata uyularak ödeme yapılmadığından bahisle suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 E., 2023/650 K. sayılı karar içeriği doğrultusunda suça sürüklenen çocuğun yakalandığı yer mahkemesindeki 07.04.2021 tarihli celsede yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği anlaşılmış olup, ödeme gücü olmadığını ifade eden suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi karar yerinde gösterilmeden mahkumiyet hükmü tesisi yoluna gidilmiş ise de temyiz inceleme gününde suça sürüklenen çocuk 18 yaşını doldurduğundan bu hususun telafisinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Suça sürüklenen çocuğun 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereği mahkûmiyetine karar verilmesi sırasında bu hükümlere atıf yapan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
2. İddianamede davaya konu kaçak eşyanın müsaderesi talep edilmediği halde, ek savunma hakkı tanınmadan müsadere kararı verilmesi ve dava konusu kaçak sigaraların tümünün müsaderesine karar verilmesi yerine, yalnızca numune olarak alınan ve Gümrük Müdürlüğü ambarında bulunan sigaraların müsaderesine karar verilmesi,
3. Suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi, isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (1) numaralı bendinden ''5607 sayılı yasanın 3/5. maddesi'' ibaresinin çıkarılarak yerine gelmek üzere hükme ''6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci fıkrası'' ibarelerinin eklenmesi, hükümden dava konusu eşyanın müsaderesine ilişkin kısmın çıkarılması ve hüküm fıkrasına "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınarak katılana verilmesine" bendinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!