7. Ceza Dairesi 2022/13566 E. , 2024/4325 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/483 E., 2022/314 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; dava konusu eşyanın değeri nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, cezanın caydırıcı olması gerektiği ile re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
2.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun eylemin suç olduğunu bilmediğine, suç kastının bulunmadığına, bu nedenlerle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği ile re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tarihinde 15-18 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuğun kolluk görevlilerince cadde üzerinde tezgahta kaçak sigara satarken görülerek, yapılan müdahale sonucunda tezgahta 131 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk savunmalarında; olay tarihinde sigaraları satmaya çalışırken yakalanmakla birlikte ele geçen sigaraların kaçak olduğunu ve eylemin suç olduğunu bilmediğini belirtmiştir.
Suça sürüklenen çocuğun kaçak sigara satışı yaparken suçüstü yakalanması, sigaraların bandrolsüz olmaları, markaları ve satışa arz ediliş biçimleri itibarıyla kaçak olduklarının bilinmemesinin mümkün olmaması ile 5237 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Ceza Kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuğun savunmasına itibar etmenin mümkün olmadığı anlaşılmakla; kaçakçılık suçunun sübuta erdiği belirlenmiş olup, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Paranın alım gücüne, günün ekonomik koşullarına göre dava konusu kaçak sigaraların pek hafif değerde kabulü ile mahkemece lehe kabul edilen 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca sanık hakkında hükmedilen cezada 2/3 oranında indirim yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi karar yerinde gösterilmeden mahkûmiyet hükmü tesisi yoluna gidilmiş ise de temyiz inceleme gününde suça sürüklenen çocuk 18 yaşını doldurduğundan bu hususun telafisinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Ancak;
1.Suça sürüklenen çocuğun eyleminin; a) suç tarihinde yürürlükte bulunan 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında, b) suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ve 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci maddesinin son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun hükümleri bir bütün halinde ayrı ayrı somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ve 5 inci maddesinin ikinci
fıkrası tatbik edilmek suretiyle karma uygulama yapılması,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" şeklindeki düzenleme ile etkin pişmanlık hususunda soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına ihtarat yükümlülüğü getirildiği ve soruşturma ve kovuşturma evreleri için ayrı indirim oranları düzenlendiği, somut olayda ise suça sürüklenen çocuğa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu nedenle kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin 2 katını yatıran suça sürüklenen çocuğun cezasında 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini,
3.Gerekçelerin cezaların şahsiliği ilkesine uygun bulunması, keyfilikten uzak olması, sanığın geçmişteki hali ile yargılama sırasında izlenen kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin yerinde takdir edildiğini göstermesi gerekir. Suça sürüklenen çocuğun etkin pişmanlık göstererek kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı yatırmak suretiyle gümrük vergileri toplamından ibaret kamu zararını da gidermiş olduğu, ortada artık giderilmesi gereken bir zarar bulunmadığı cihetle; suç tarihinde sabıkasız olan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müsessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan, savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, katılanın uğramış olduğu zararı gidermemiş olduğundan bahisle dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,4.İddianamede davaya konu kaçak eşyanın müsaderesi talep edilmediği halde, ek savunma hakkı tanınmadan müsadere kararı verilmesi,
5.Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki "Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir'' şeklindeki açık hüküm ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 26.05.1935 tarihli, 111/7 sayılı "...yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir" ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 02.05.1966 tarihli, 4/3 sayılı "...tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini'' belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, suça sürüklenen çocuğun yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği gözetilmeksizin kısa kararda yargılama gideri kısmı boş bırakılarak yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması,
Kabule göre de;
6. 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, sırasıyla 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uygulanarak cezanın belirlenmesi yerine, kanun maddelerinin uygulanma sırası karıştırılmak suretiyle hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!