WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2022/13539 E.  ,  2024/3523 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2021/7260 Değişik iş : ...
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

... vekili tarafından yapılan erişimin engellenmesi talebinin reddine dair İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.10.2021 tarihli ve 2021/6342 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/7260 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.09.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.11.2022 tarihli ve KYB-2022/124687 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.11.2022 tarihli ve KYB-2022/124687 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/10/2021 tarihli başvuruya konu içeriklerin eleştiri kapsamında kaldığı, kişilik haklarını ihlal eder herhangi bir unsur içermediği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş ise de;

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu’nun 9/1. maddesinde “İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile
içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.” şeklindeki düzenlemeler ile;
Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10/12/2018 tarihli ve 2018/7735 esas, 2018/13080 karar sayılı ilâmında yer alan, " ....Başvuranların beraatle sonuçlanan bir yargı sürecinde gözaltına alınması ve tutuklanması süreçlerine dair haberin basının arşivinde bulunmasının, haberin kamu yararı için gelecekte hatırlanması veya istatistiki açıdan değerlendirilmeye alınması gibi işlevi de taşımadığı, dolayısıyla haberin yayında kalmasının, toplumun ilerlemesi, gelişmesi için bir katkı sağlamayacağı gibi, kamu yararına toplum hafızasında yer etmesi gibi bir etkisi de olmadığı, haberin içeriğini oluşturan kişilerin; toplumu temsil ve topluma hizmet etme gayesiyle seçilmiş veya atanmış siyasilerden olmadığı gibi, topluma kendini anlatma ve toplumu aydınlatma gayesiyle eser veren sanatçılardan veya aydınlardan da olmaması nedeniyle, suç geçmişlerine dair bilgilerin kamuyu ilgilendirmediği, ayrıca bu bilgilerin sadece devletin belirli organlarınca kayıt altında tutulabileceğinin, başvuranların isimlerinin ad ve soyadı şeklinde açıkça yazılması suretiyle "örgüt, fuhuş ve insan ticareti" gibi kelimelerin yanında anılmaya devam etmesinin, şeref ve haysiyetlerine karşı bir eylem olduğu gibi, bu nedenle gözaltına alındıkları bilgisinin arşivlenmesinin kişisel verilerin izinsiz olarak işlenmesi ve yayınlanması anlamına geleceği, yukarıda yer alan değerlendirmeler karşısında, başvuranların istememesine rağmen, geçmişlerinde yer eden olumsuz tecrübelere dair haberlere, toplum tarafından istenen her anda kolaylıkla ulaşılmasının başvuranların kişilik haklarını zedelediği, sonuç ve kanaatine varıldığından..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Talepte bulunan hakkında ilgili haber içeriklerinde başvuranların isimlerinin ad ve soyadı şeklinde açıkça yazılması suretiyle "Kansersiz Yaşam Derneği ve Dolandırıcılıktan Hapis Yatmış Başkanı Dida Kaymaz!...", " Kansersiz Yaşam Derneği ve Proje Gereği Dolandırıcılık Geçmişli Başkanları.." gibi ifadelerle şeref ve haysiyetine karşı bir eylem olduğu ve başvuranın istememesine rağmen, ilgili paylaşımın içeriğinde yer alan haberin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, başvurucunun unutulma hakkının bulunduğu, toplum tarafından istenen her anda kolaylıkla ulaşılmasının başvuranın kişilik hakkını zedelediği anlaşılmakla, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
Talebe konu içeriklerin toplumsal açıdan haber değeri taşıdığı, başvuranların kişilik haklarını ihlal etmediği, içeriklerde yer verilen anlatımların yayımlandığı tarihte güncel olduğu ve bugün de güncelliğini koruduğu, Mahkemece verilen erişimin engellenmesi talebinin reddine dair kararda yer verilen kabul ve anlatımın yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2024 tarihinde karar verildi.

Yz. İşl. Müd. Y.
M.B.