7. Ceza Dairesi 2022/13012 E. , 2024/1312 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1113 E., 2022/306 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; davanın zamanaşımına uğradığına ve hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının paraya çevrilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın, şoförü olduğu...plakalı Ford Transit marka askerî araç ile 16.02.2012 tarihinde Zile İlçe J.K.lığına gitmek için Tokat-Turhal karayolunda seyrederken, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-b maddesinde düzenlenen hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak kuralını ihlal etmesi nedeniyle aracın kayarak önce yolun solundaki elektrik direğine çarptığı, daha sonra araziye devrildiği, araçta 5.069,54 TL Hazine zararı meydana geldiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 137 nci maddesinde düzenlenen hizmette tekasülle harp malzemesinin mühimce hasarına sebebiyet vermek suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; hız sınırı 70 km. olmasına rağmen 50-60 km. hızla gittiğini, kar lastiğinin ve emniyet kemerinin takılı olduğunu, görünürde kar ve buzlanma olmadığından zincir takmadığını, kendisiyle birlikte olay mahallinde başka kaza geçiren araçlar da olduğunu beyan etmiştir.
Soruşturma aşamasında düzenlenen trafik bilirkişisinin raporunda; sanığın hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak kuralını ihlal ettiği ve birinci dereceden sorumlu olduğu tespitlerine yer verilerek, askeri araç bilirkişisinin raporunda da; araçta meydana gelen hasarın mühimce olduğu belirtilmiştir.
23.02.2012 tarihli kuruşlandırılmış ve amortisman bedeli düşürülmüş hasar tespit tutanağı ve Trafik Kısım Amiri tarafından hazırlanan bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
Tokat İl Jandarma Komutanlığı 03.10.2017 tarihli yazısında; sanığa ait kamu zararının ödendiğine dair dekont gönderilmediği bilgisi verilmiştir.
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2021/67 Esas, 2021/99 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.
Sanığın ordu malı olduğunda kuşku bulunmayan aracı, mecbur olduğu nezaret ve ihtimam vazifesinde uymakla yükümlü olduğu kuralları ihlali sonucunda ortaya çıkan ve 1632 sayılı Kanun'un 137 nci maddesinde düzenlenen, yargılamaya konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Hizmette tekasülle askeri eşyayı mühimce hasara uğratma suçundan görülen davada, suçtan doğrudan zarar gören ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunan Milli Savunma Bakanlığına duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeden yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1-e maddesine aykırı davranılması;
2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hükmü gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3 maddesi uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
3.(Mülga) 353 sayılı Kanun’un sanık hakkındaki iddianamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan “İstirdat ve tazminat davalarında yetki” başlıklı 16. maddesinin “Suçlardan doğan istirdat ve tazminat davalarına kamu davaları ile birlikte askerî mahkemelerde bakılır. Askerî savcılar hazineye ilişkin zararları tespit ve iddianameye yazarak askerî mahkemelerde kovuşturmak ve dava etmekle yükümlüdürler...” şeklindeki hükmünün 6771 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile metruk hale gelmesi karşısında iddianamede yer alan ve akıbeti belli olmayan hazine zararının tazmin talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve hukuk mahkemelerinde tazminat davası açılabilmesi için ilgili makamlara ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!