7. Ceza Dairesi 2022/12840 E. , 2024/3592 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1066 E., 2021/721 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine ve re'sen göz önüne alınacak aleyhe olan nedenlere ilişkindir.
2.Sanık ...'un temyiz isteği; hukuka aykırı olarak elde edilen delillerle karar verilemeyeceğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine ilişkin olup, usul ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 07.02.2014 tarihinde kolluk görevlilerince "... plakalı araç ile ... köyünden Van iline yüklü miktarda kaçak sigara getirileceği" bilgisinin alınması üzerine, kaçak sigaraların gelebileceği yol güzergâhı üzerinde gerekli tedbirlerin alındığı, bahse konu aracın seyir halinde olduğu görülerek durdurulan sanık ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta adli arama kararına istinaden yapılan aramada, 23.000 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalarda üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.
Suça konu sigaraların Dairemizin yerleşik uygulamaları doğrultusunda fahiş değerde kabul edildiği görülmektedir.
Nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kararın, Dairemizin 04.10.2021 tarihli ilâmı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiği ve bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Mahkeme tarafından da nakil aracı ile ilgili temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Olay tutanağı, kaçak sigaraların ele geçme şekli, sanık savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanıktan ele geçen kaçak sigaraların ticari mahiyette olduğunun kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a)Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b)Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında;
Etkin pişmanlık hükümleri açıkça anlatılarak, soruşturma aşamasında usulüne uygun şekilde ihtar yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Tekerrüre esas alınan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair (4733 sayılı Kanun) Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin hükmün infazı tamamlanmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2009 tarihli ve 2008/220 Esas, 2009/28 Karar sayılı ilâmında yer alan; "...'İnfazı tamamlanmış olan hükümlerin uyarlama yargılamasına konu edilip edilemeyeceği' hususunda açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, infaz edilmiş hükümlerin uyarlama yargılamasına konu edilip edilemeyeceği kuşkulara yol açmış ise de, yasanın infaz edilmiş hükümlere infazdan sonra da bir takım sonuçlar bağladığı, bu anlamda lehe yasanın belirlenerek uygulanmasının, hakkındaki hüküm infaz edilmiş olan hükümlüler açısından da 'lehe durumlar oluşturabileceği' ve hükümlünün böyle bir istemde bulunmasında hukuki yararı bulunacağında kuşku bulunmamaktadır... sonraki yasanın, cezası infaz edilmiş hükümlü açısından lehe bir durum oluşturup oluşturmayacağının her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekeceğinden, 'infaz edilmiş bulunan hükümlerle ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılamaz' şeklinde bir ilke konulması kabul edilemez..." biçimindeki açıklamalar dikkate alındığında, infazı tamamlanmış olan hükümlerin de uyarlama yargılamasına konu edilebileceği belirlenerek yapılan incelemede:
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "yirmiüçüncü" fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, anılan sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında bahsedilen ilâm esas alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde ve sözü geçen ilâmın tekerrüre esas alınmaması halinde sanığa ait adli sicil kaydındaki diğer ilâmlar açısından tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!