WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2022/11591 E.  ,  2024/1743 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1597 E., 2019/79 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ... yönünden hapis cezasını artırmadığı anlaşıldığından temyiz edilemeyeceği, sanık ... yönünden ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanık ... yönünden temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların hak ettiğinden az ceza aldığına ilişkindir.

II. GEREKÇE
A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık hakkında, yerel Mahkemece kurulan“3 yıl 9 ...” hapis cezası ile mahkûmiyete ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak “2 yıl 9 ... 10 gün” hapis cezası ile mahkûmiyete hükmedilmesi ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
İlk derece mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümler Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak sanık ... hakkında daha az ceza verilmek ve sanık ... hakkında ise beraat kararı kaldırılmak suretiyle mahkûmiyet kararı verildiği, işbu kararın temyizi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü ve 5 inci maddelerinde sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesine iade edildiği, iş bu dosyanın sehven iade edildiği kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından üst yazı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edildiği, sonraki aşamada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyanın yerel mahkemeye gönderildiği, yerel mahkemece ise 7242 sayılı Kanun ile lehe yapılan değişiklikleri değerlendirme yetkisinin Bölge Adliye Mahkemesine ait olduğundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilerek dosyanın anılan Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesine gönderilmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da ikinci derece mahkeme sıfatındaki bölge adliye mahkemelerine dosyanın iade edilemeyeceği kabul edilerek hukuken geçerliliğini koruyan önceki karara yönelik temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verildiği anlaşılmakla, 7242 sayılı Kanun gereği lehe Kanun değerlendirmesi için dosyanın ancak ilk derece mahkemesine iade edilebileceği, Bölge Adliye Mahkemesine bu nedenle iade yapılamayacağı cihetle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2017/1597 Esas, 2019/79 Karar sayılı kararının temyizen incelenmesinde;

Sanıklardan ...'ya ait araçla sigara kaçakçılığı yapılacağı istihbaratı alındıktan sonra kara yolunda önleme araması kararına istinaden durdurulan sanık ...'nın sevk ve idaresinde ve sanık ...'ın yolcusu olduğu bahse konu araca dışarıdan bakıldığında kaçak sigaraların görülmesi üzerine usulüne uygun biçimde Cumhuriyet savcısından alınan arama emrine istinaden suça konu kapalı kasa kamyonette yapılan aramada, 995 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.

Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... savunmasında; araçta şoför olarak bulunduğunu, araçta sigara olduğunu görmediğini beyan etmiştir.

Sanık ... yerel Mahkeme aşamasındaki savunmasında, sigaraların kendisine ait olduğunu, satacağını, diğer sanığın sigaraları görmediğini beyan etmiş ise de; istinaf aşamasında, diğer sanığın telkini ve para teklif etmesi nedeniyle ilk başta farklı ifade verdiğini, sigaraların diğer sanığa ait olduğunu
beyan etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından; sanık ...'nın savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmak ve savunma alınmak suretiyle yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerek sanıkların birbirlerini suçlar yönde beyanlarda bulunmaları gerekse istinaf aşamasında dinlenen tutanak tanıklarının dava konusu sigaraların aracın dışından bakıldığında görülebildiğini anlatmaları göz önüne alındığında sanıkların kaçak sigaraları ticari kastla bulundurup fikir ve eylem birliği içerisinde naklettikleri gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kabulü yerinde görülmemiş ve sanık ...'nin mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Sanık ... suçla ilgisi olmadığını savunmuş ise de, suça konu olayın gelişimi, yabancı menşeili olduğu üzerindeki ibarelerden anlaşılan yüksek miktardaki eşyanın araç içinde görünür vaziyette olduğu, diğer sanığın istinaf aşamasındaki beyanı nazara alınarak savunmasının açıkça suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşıldığından sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;
Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de Bölge Adliye Mahkemesine ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

III. KARAR
A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2024 tarihinde karar verildi.