7. Ceza Dairesi 2022/11097 E. , 2023/5809 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/612 E., 2019/443 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. (Kapatılan) Ankara Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 13.05.2013 tarihli ve 2013/356 Esas, 2013/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 02.12.2012-25.03.2013 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 19.07.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 19.07.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde tehdit suçunu işlediğinin Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2014 tarihli ve 2014/451 Esas, 2014/715 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, (Kapatılan) Ankara Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/60 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında 02.12.2012-25.03.2013 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın sanık ve Adlî Müşavir (sanık aleyhine) tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 22.09.2016 tarihli ve 2016/529 Esas, 2016/507 Karar sayılı ilâmı ile; "Temyiz süresini geçirdiği anlaşılan sanığın temyiz talebinin süre yönünden reddine; Adlî Müşavir temyizine atfen incelenen mahkûmiyet hükmünün ise 24.03.2016 tarihli hüküm duruşmasında, mahkûmiyet hükmüne esas alınan yazılı belgelerin okunmaması ve bunlara karşı Askerî savcının diyeceklerinin sorulmaması, kovuşturmanın genişletilmesi talebinin olup olmadığının Askerî savcıdan sorulmaması ve bu şekilde duruşmaya devam edilerek hüküm kurulması, gerekçeli hükümde, sanığın, 25.03.2013 tarihinde yakalandığı kabul edilmesine ve sanığın 6 haftadan fazla bir süre firar halinde kaldığı dosya kapsamından açıkça anlaşılmasına rağmen, sanık hakkında ceza tertip edilirken, kısa kararda ve gerekçeli hükmün hüküm fıkrasında, sanığın 6 haftalık mehil içinde kendiliğinden Birliğine katıldığı kabul edilerek, açıklanması geri bırakılan önceki mahkûmiyet hükmünde sanık hakkında tesis edilen hapis cezası 10 ... olmasına rağmen, aynen açıklanması gereken temyize konu mahkûmiyet hükmü ile sanık hakkında 5 ... hapis cezası tesis edilmesi, böylece, gerekçeli hüküm ile kısa karar arasında teşevvüşe (karışıklığa) yol açılması, ayrıca sanığın yakalandığına ilişkin tutanağın fotokopi olması nedeniyle söz konusu tutanağın aslı veya onaylı sureti getirtilmeden hüküm kurulması" nedenleriyle usul ve noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine temyize konu edilen Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2018/612 Esas, 2019/443 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 02.12.2012-25.03.2013 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; ailesi için yaptığı firar olayı nedeniyle çok pişman olduğuna, son beş yıl içinde herhangi bir suça karışmadığına, cezanın onaylanmasının kendisini ve iki evladını zor duruma sokacağına ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Daha önceden işlediği bir başka suçtan dolayı İstanbul Maltepe 2. Sınıf Askerî Ceza ve Tutukevinden 30.11.2012 tarihinde tahliye edilmesini müteakiben teslim edildiği Maltepe Askerlik Şubesi Başkanlığınca 1 gün yol süresi verilerek ve 02.12.2012 tarihinde katılması gerektiği belirtilerek
30.11.2012 tarihinde Kayseri'de bulunan birliğine sevk olunan sanığın, 02.12.2012 tarihinde saat 24.00'e kadar birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 25.03.2013 tarihinde yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmasında cezaevinden çıktıktan sonra sorunları devam ettiği için birliğine teslim olmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3. Cezaevinden tahliye edilen sanığın 30.11.2012 tarihinde bir gün yol süresi verilerek ve katılacağı tarihin 02.12.2012 olduğu belirtilerek birliğine sevk edilmesine dair Maltepe Askerlik Şubesi Başkanlığının 30.11.2012 tarihli sevk yazısı dava dosyasında mevcuttur.
4. Birliği Komutanlığınca düzenlenen tutanakta; sanığın 08.01.2013 tarihi itibarıyla birliğine katılış yapmadığı belirtilmiştir.
5. Sanığın 25.03.2013 tarihinde yakalandığına dair yakalama tutanağının onaylı sureti dava dosyasına eklenmiştir.
6. Sanık hakkında psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından tanzim olunan; "Sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 34 üncü maddesinden faydalanamayacağı" görüşünü içeren 28.03.2013 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasına eklenmiştir.
7. İhbara konu Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2014 tarihli ve 2014/451 Esas, 2014/715 Karar sayılı dosyasında uzlaşma sağlanamadığına dair 11.06.2019 tarihli uzlaştırma raporu dava dosyasına eklenmiştir.
8. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, ... kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, buna göre "Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere, Askerî Yargıtay bozma ilâmına ve tüm dosya kapsamına göre sanığın 03.12.2012-25.03.2013 tarihleri arasında kesintisiz süren ve yakalanmakla son bulan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren "firar" suçunu işlediği, özelliği gereği mazeret kabul etmeyen suçlardan olması nedeniyle sanığın ileri sürdüğü mazeretlere itibar edilemeyeceği belirlenmekle, Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim hükmünün uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içerisinde 20.04.2014 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle açıklanmış olması, yine 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan "Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması
halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
" hükmü gözetildiğine sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmasının mümkün olmaması karşısında hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yerel Mahkemece bozmaya uyup uymama konusunda bir karar vermeden eylemli uyma biçiminde işlemler yapılarak yargılamaya devam edilmesi nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Maltepe Askerlik Şubesi Başkanlığınca 30.11.2012 tarihinde bir gün yol süresi verilerek ve 02.12.2012 tarihinde Birliğine katılması gerektiği tebliğ olunarak sevk edilen sanığın lehine değerlendirilerek 02.12.2012 tarihinde saat 24.00’e kadar Birliğine katılabileceği dikkate alındığında suç başlangıç tarihinin 03.12.2012 tarihi olarak belirlenmesi gerekirken, Mahkemece, suçun başlangıç tarihinin hatalı olarak 02.12.2012 tarihi olarak belirlenmesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik; gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "03.12.2012-25.03.2013" yerine "02.12.2012" olarak gösterilmesi ise mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
4. Sanığın 29.03.2013-06.05.2013 tarihleri arasında tutuklu kaldığı sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca verilen ceza süresinden mahsubunun ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2018/612 Esas, 2019/443 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!