WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2022/10957 E.  ,  2024/5276 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/555 E., 2021/246 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; suçsuz olduğuna ve müsadere kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
27.06.2014 ve 09.07.2014 tarihlerinde sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta İskenderun 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.06.2014 tarihli 2014/675 Değişik iş sayılı önleme arama kararına ve İskenderun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.07.2014 tarihli 2014/686 Değişik iş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramalarda, 17 adet bidon içerisinde toplam 1020 litre ve 60 litrelik 30 adet bidon içerisinde toplam 1800 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir.

Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında; suça konu motorini aracında kullanmak için bulundurduğunu, ticari amacının olmadığını beyan etmiştir. Suça konu motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin 28.06.2014 ve 09.07.2014 tarihli Ulusal Marker Tespit Tutanakları dava dosyasında mevcuttur.

Sanığın suç tarihlerinde sahibi olduğu ticari nitelikteki panelvan cinsi araçta ticari miktarda kaçak akaryakıt ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nakil aracının sanığa ait olması, sanık tarafından iki kez kaçakçılık suçunda kullanıldığı gözetilerek, ... plakalı aracın müsaderesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/23, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Ancak;
1.Esas dosyada suç tarihinin 27.06.2014 iddianame düzenleme tarihinin 08.07.2014 olduğu, iddianame düzenlenmesiyle hukuki kesintinin oluştuğu ve sanığın birleşen dosyada 09.07.2014 tarihinde aynı nitelikteki suçu işlediği kabul edildiğine göre kanun iadesinden sonra yeniden yapılan yargılamada 19.11.2020 tarihli celsede sanığın alınan savunmasında her iki suçu nedeniyle ayrı ayrı olarak gümrüklenmiş değerin iki katı tutarların hesaplanıp sanığa bildirilmesi ve her iki suça yönelik gümrüklenmiş değerin 2 katının hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde cezalarda 1/2 oranında indirim yapılabileceğinin belirtilmesi gerekirken usulüne uygun belirtilen ihtarın yapılmayarak sanığın çelişkiye düşürülerek savunma hakkının kısıtlanması,

2.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

Kabule göre ise,
3.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin ilgili fıkrasının yanlış gösterilmesi, eşyanın müsaderesine karar verilirken de hüküm fıkrasında müsadere hükmüne atıf yapan 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi ve hükmün takdiri indirim uygulamasına ilişkin bendinde yasa maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.