7. Ceza Dairesi 2022/1052 E. , 2024/2834 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/364 E. 2020/387 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın şoförlüğünü yaptığı aracın depolarında ele geçirilen kaçak nitelikte akaryakıtı kişisel kullanım amacı dışında ticari maksatla bulundurduğuna dair herhangi bir somut delil bulunmadığına ilişkindir.
Sanığın temyiz isteği; akaryakıtın kaçak olduğunu bilmediğine, suç işleme kastıyla hareket etmediğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
O yer Cumhuriyet savcısının 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihinde Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen arama ve elkoyma kararına istinaden sanığın sevk ve idaresindeki ..........., plakalı araçta kolluk görevlilerince yapılan aramada 900 litre civarında kaçak akaryakıtın ele geçirildiği, ulusal marker kontrol cihazı ile yapılan kontrolde marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilerek İl Özel İdare Müdürlüğüne teslim edildiği görülmüştür.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında; suça konu akaryakıtı kaçak olduğunu bilmeden kullanmak amacıyla aldığını, ticari amacının bulunmadığını beyan etmiştir.
Dosya arasında bulunan KEMT varakasında suça konu akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla 3.891,70 TL olduğu tespit edilmiş, gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" de olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın sevk ve idaresindeki araçtan ticari miktar ve mahiyette akaryakıtın ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak
1.Suç tarihinden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı maddenin onuncu fıkrası uyarınca cezada artırım yapılması ve ardından 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin değer fazlalığı nedeniyle cezada artırım öngören yirmiikinci fıkrasının 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile ihdas edildiği, bu nedenle 15.04.2020 tarihli 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen düzenleme ile değer azlığı nedeniyle cezada indirim öngörüldüğü gözetilerek, cezada kaçak eşyanın değerinin pek hafif olması nedeniyle anılan madde ve fıkra gereği indirim uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ile karma uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı,
fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların
oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 02.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 22.07.2013 olduğu,
Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında temyiz edilmeden kesinleşmiş olduğu anlaşılan Ceyhan 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/217 Esas, 2021/679 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 21.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 23.09.2013 olduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, kesinleşen dosyanın aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışılmadan karar verilmesi ve kesinleşmiş cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!