7. Ceza Dairesi 2021/7395 E. , 2024/7314 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/799 E., 2018/563 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet ,kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, olay günü ... plakalı aracın sanığın ağabeyi tarafından kullanıldığına, sanığın atılı suçu işlememesi nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II.GEREKÇE
Olay tarihinde kolluk güçlerince alınan ihbar üzerine, ihbarda belirtilen oto lastikçi ve yanındaki boş arazi kontrol edildiğinde sanık ...'ın kullandığı ... plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı 34 BR ...plakalı harfiyat kamyonun akaryakıt depo kısmına huni vasıtasıyla tenekelerden sıvı ürün boşaltıldığı görülmüş, olay yerinde bulunan ve temyiz dışı sanık ...'in ait ... plakalı aracın arka ve yan sürgülü kapılarının açık olduğu görülerek araç içerisine dışarıdan bakıldığında araç
içerisinde 34 adet üzerlerinde farklı ibare bulunan dış kısımları yıpranmış her biri tahmini yaklaşık 12'şer litrelik dolu halde tenekelerde yaklaşık olarak 408 litre ürün ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/12.maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık bozma öncesi savunmasında, öğrenci olduğunu fakat maddi sıkıntı nedeni ile ağabeyinin yanında şöförlük yaptığını, olay günü çalıştığı kamyonun damperinin kalkmaması nedeniyle yağlanması gerektiğini, diğer sanık ...'i mahalleden tanıdığını ve olay günü tesadüfen diğer sanığı görerek damper yağı temin etmesini istediğini beyan etmiş, bozma sonrasında ise olay günü ... plakalı kamyonu kullandığını, ... plakalı aracı ise ağabeyi ... ... Karataş'ın kullandığını, söz konusu aracı park halinde gördüğünü, bu aracın deposuna yağ dökülüp dökülmediğini bilmediğini ifade etmiştir.
Temyiz dışı sanık ... bozma öncesi savunmasında, yakalanan yağları inşaat kalıplarını yağlamak için kullandıklarını beyan etmiş, bozma sonrasında ise olay günü Mihtat'ın yanına gelerek damper yağına ihtiyacı olduğunu söylediğini, Mihtat'ın ağabeyinin bıraktığı ... plakalı aracın yağ deposuna boşaltırken yakalandığını ifade etmiştir.
Tutanak tanıkları olarak dinlenen H.Ü ve G.T, olayın üzerinden uzun zaman geçtiği için hatırlamadıklarını ancak olay esnasında ne şekilde tespit edilmişse, tutanağı ona göre düzenleyerek, imza altına aldıklarını ifade etmişlerdir.
Tübitak MAM tarafından hazırlanan analiz raporuna göre, söz konusu numunenin viskozite indeksi değeri hariç belirlenen diğer fiziksel ve kimyasal özelliklerinin, Sınıf 1 ve Sınıf 2 için tanımlanan Grup I baz yağların fiziksel ve kimyasal özellikleri ile uyumlu olduğu ancak numunede belirlenen viskozite indeksi değerinin, TS 13369 ( Ocak 2012 ) standardında belirtilen sınır değerden düşük olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde olup, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "pek hafif" değerde olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına, tutanak tanıklarınca doğrulanan arama tutanağı içeriğine ve oluşa göre sanığın eyleminin sabit olduğu, bozma sonrası savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olması nedeniyle itibar edilmeyeceği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının ''yirmiüçüncü'' fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası, yirmiüçüncü fıkrası ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!