WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/5213 E.  ,  2024/2094 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2000/215 E., 2003/403 K.
SUÇ : 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme, kaçak eşyanın ve nakil araçlarının
müsaderesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
A.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Hükümler Yönünden
Sanıkların, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneklerine göre sanık ...'nun hüküm tarihinden sonra 10.08.2021, sanık ...'nin 18.04.2012, sanık ...'ün 27.09.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun taraflar çağrılıp, duruşma açılmak suretiyle Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında teşekkül halinde kaçakçılık suçundan dava açılmış ise de, oluş ve dosya içeriğine göre,
olayda teşekkül halinde kaçakçılık suçunun unsurlarının bulunmadığı, eylemin sübutu halinde toplu kaçakçılık suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, sanıkların yargılama konusu eylemleri için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıkların lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile aynı Kanun'un 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği 5 yıllık olağan ve 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve hüküm tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla zamananaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesinde ve kaçak oldukları anlaşılan eşyaların müsaderesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ''Etkin pişmanlık nedeniyle fail hakkında cezaya hükmolunmaması veya kamu davasının düşmesine karar verilmesi, sadece suç konusu eşya ile ilgili olarak müsadere hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.'' şeklindeki düzenlemeye yer verildiği, buna göre etkin pişmanlık nedeniyle fail hakkında cezaya hükmolunmaması veya kamu davasının düşmesine karar verilmesi halinde, bizatihi kaçak olmayan nakil araçlarının müsaderesine olanak verecek bir yasal düzenlemenin bulunmadığı cihetle suçta kullanılan nakil araçlarının müsaderesine karar verilmesi, isabetli bulunmamıştır.

II. KARAR
A.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

B.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden nakil araçlarının müsaderesine ilişkin kısım çıkartılarak "Suçta kullanılan ... plakalı nakil araçlarının bizatihi suç konusu olmamaları nedeniyle trafik sicilleri üzerindeki şerhler kaldırılmak suretiyle sahiplerine iadesine" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.